Kategori arşivi: ankara travesti

Zihnimdeki bulmaca

İnsanları gerçekten yeterince tanıyor musun yoksa tanıdığını sandıkların seni hep yanıltıyor mu? Peki insanları nasıl tanırız nelere dikkat etmeliyiz bu konuyu biraz araştırdım ve bakın değerli travesti bireyler neler çıktı ortaya iyi okumalar dilerim. Birini gerçekten tanımanız 3-4 yıl sürer. Evlenmeden önce bu kadar süre tanışan çiftlerin boşanma ihtimali daha azdır. Uyumadan önce zihnimizin %90’ı, başımıza gelecek olan şeyleri hayal etmeye başlar. Çocuklarımızla yaptığımız konuşmalar, onların iç sesi haline gelir. Aktif olarak 7 yılı aşan bir arkadaşlık, büyük ihtimalle ömür boyu sürecektir. Benim yedi yıldan uzun süreli dostlarım var en başta Ankara travestilerinden Bade var. İyi ki var. Sizin bir türlü aklınızdan çıkaramadığınız o kişi de, muhtemelen sık sık sizi düşünüyor. Çevrenizdeki birinin başkaları hakkında konuşurkenki tavırlarına dikkat edin. Çünkü sizin hakkınızda başkalarına konuşurken de aynı tavırları geçerli olacaktır. Japonlara göre üç farklı yüzümüz var. İlk yüzümüz, dünyaya gösterdiğimiz. İkinci yüzümüz, sadece yakın dostlarımıza ve ailemize gösterdiğimiz. Üçüncü yüzümüz, kimseye göstermediğimiz. Hangisinin gerçek ve hakiki yüzümüz olduğunu, sanırım anladınız. Her şeyin sizi rahatsız ettiği o ruh hali, muhtemelen birini özlediğinizi gösterir. Gece geç saate kadar uyanık kalanlar, erkenden kalkanlara oranla psikopat olmaya daha yatkındır. Birinin sizinle konuşmak istediğini merak ediyorsanız kollarınızı kavuşturun. O da aynısını yapıyorsa, istiyordur. Araştırmalara göre birden fazla yastıkla uyuyan insanlar genellikle yalnız ve depresiftir. Günde 5 ila 10 farklı şarkı dinlemek hafızayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve depresyon riskini %80 azaltır. Bir tartışmayı kazanmanın en güçlü yolu, konuyla alakalı sorular sormaktır. Böylelikle karşımızdakinin düşüncelerindeki mantık hataları daha rahat ortaya çıkar. 6-8 ay içinde beynimiz, canımızı acıtmış birini tamamen affetmiş olur. Başkalarına bağlı olmayı reddeden insanlar, en çok hayal kırıklıklarını yaşamış olanlardır. Hayatınıza dair en iyi tavsiyeleri aldığınız insanlar, genellikle hayatında en çok sorun olan insanlardır. Fazla düşünmek zihnimizin negatif senaryolar üretmesine ya da acı dolu anıları hatırlamasını sağlar. Sık sık küfreden insanlar, genellikle duygusal açıdan daha güçlü ve daha zeki olurlar. Sanırım ben de çok zekiyim laf aramızda kalsın ağzım bozuk biraz neyse sevgiyle kalın İclal.

 

Niyazi’ye mektup

Bugün biraz edebiyata el atasım geldi sevgili takipçilerim ama sonunda yüzünüzde gülümseme görmek isterim. Özellikle sen Ankara travestilerinden Bade hani bavulu alıp gitmiştin ya eski sevgilinin evinden biraz da ona atıf yapayım istedim. Kim varsa sevgilisine kızan travesti bireyler aranızda mutlaka vardır. Bu yazıda biraz yaşananları espriye alsın istedim. Bakalım becerebilecek miyim? Olursa yazar olurum olmazsa yine eskisi gibi bilgi veren satırlara geçiş belli mi olur yakında bir de kitap yaparım. Hadi iyi okumalar. Yazmak,  yazmak ve yine yazmak bıkmadan usanmadan yapacağım tel şey sanırım. Hangisinden başlasam derken hepsini karıştırmak çorba yapmak akşama içeriz çoluk çocuk gelirsen sana da bir tabak ayırdım yani. Aklım şimdi sende kalmışken, kim bilir nerelerde söndürdün feneri, iyi misin bari, haber vermek gibi bir huyun da yok ki, dolaş dur şimdi meyhaneleri, kedilerin kapı önünde direk. Pamuk yatmış mindere ona aldığın ayıcığa sarılmış, arka bahçede unutmuşsun kasketini sekiz köşesine işlemiştim adını harf harf, sekiz numara gözlüğe bağladı beni. Dur hele Ayşe Hanımın evine hırsız girmiş, ister misin vereyim senden kalan her şeyi. Sabahı bulacaksın yine belli. Kapıya eşik yaptırdım bugün evdeki ustaya, takılır düşersin bilmezsin de şimdi. Çocuklar per perişan ardından ağlar, azık al diye bıraktığın para var ya çoktan bitti. Nerdesin be adam, sokakları süpür de gel bari, oturup yazacağım aklımı bulsam bir bir seni, eh alacağın olsun, anahtar paspasın altında ben anama gidiyorum Niyazi. Eh nasıl olmuş bari kızlar ben yazdım oldu gibi lütfen yorum atın. Beğenmeyen de söylesin derdini belki yeniden kaleme alırım istediği yeri. Yazmak güzel şeymiş insanın içini rahatlatıyor. Tavsiye ederim ama lütfen benim sayfam da paylaşın ki ben de okuyum. Biraz feyz alırım belki. Neyse yazıyı bir kenara bırakalım aşk var mı aşk diyelim. Aşkın her hali güzel Niyazi bile olsa karşınızdaki sevdikten sonra bizim ki de döner zaten bunca zaman kaldığınıza göre seviyor demek ki. Sevgiyle kalın İclal.

Geçmiş zaman olur ki;

966929-kuleonu-tren-istasyonu-isparta

Çocukluğum küçük bir mahallenin tam ortasında yükselen yığma tuğlalı bir evde geçti. Komşularımızın bahçeleri ile iç içe geçmiş bir bahçemiz ve her daim çiçek açan meyve ağaçlarımız dallarını biraz uzatsa üstünde olgunlaşan meyveyi yemek yoldan geçenin hakkıydı. Bütün gün toplanıp oynadığımız oyunlardan yorgun düştüğümüzde kimin evine denk gelirse orada dinlenir, margarinli ya da salçalı ekmekle karnımızı doyururduk. Üstümüzün çamur olmasını kol ağızlarımızın yırtık olmasını umursamayan komşu teyzelerimizin şefkati, onları ailemizden biri olarak görmemize yeterliydi. Akşam yemeği saatinde mahalleden el ayak çekilince huzur sokağın her karesinde hissedilirdi sofra daha ortadan kalkmadan ajans saati başlar ve hiçbir ajans tek başına izlenmezdi. Biz çocuklar bilirdik haberler başladığında saygıyla susmamız gerektiğini eve gelen komşularımızla birlikte izlenen haber saatinde çıt çıkarmazdık. Yaşanmış gerçek bir hikayenin burasında susan Ankara travestilerinden Bade yutkunuyor sanki geçmişe özlemi iyice artarak çoğalıyor. Anlatmaya devam ediyor tüm travesti bireyler için yeniden böyle mutlu günler dilerken sessiz ve derinden iç geçiriyor. Önümüze konulan pasta börek eşliğinde yudumlarken ince belli bardakta sunulan portakallı oraletimizi ( Ben portakallı severdim) kulak kesilirdik konuşulanlara önce hep mahallenin en büyüğü olan İsmet amca konuşurdu. – Ya nereye gidiyor bu memleket muhalefetle bu koalisyon yürümüyor, yine yanlış kararlar alıyorlar. Derken lafa Kenan amca girer –Üstadım bunlar bilmiyor bu işleri vereceksin Hükümet yetkilerini askere bak nasıl düzeliyor her şey diye devam ederdi. Aralarında alevi, Sünni, dinsiz, aşırı dindar hatta ayık gün geçirmeyen Burhan amca da vardı. Sadece kavga yoktu aramızda ben hiç şahit olmadım farklı inançlarda ve düşüncelerde olan bu insanların kavga ettiğine saygı eşiğini hiç aşmadan öne sürülen fikirler eşliğinde kimse düşüncesinden vazgeçmez diğerleri de onu vazgeçirmek için uğraşmazdı. Korkunun kol gezmediği, insanın insana kıymet verdiği yaşanılası günlerden geçerken, büyüyorduk. O günlerden kalmadır fikirlerimi hiç sakınmadan pat diye ortaya atışım, o günlerin eseridir insan ayırmadan sevgiyi içimde yaşatışım. O günlerden kalma ne varsa özlemle hatırlarken bugünlerin karmaşasından sıyrılma telaşım. Şimdi ne oldu bu memlekete? Kardeş kardeşin boğazına sarılıyor, hiç uğruna kalpler kırılıyor. Komşuluk desen çoktan mazi olmuş. Herkes bir diğerine öteki diye bakarken eyvah ki eyvah bize olanlar olmuş. Saygılarımla İclal.

Kadın

c

Dünyaya anlamak için değil sevmek için gönderilmiştir. Önce bunu bir anla sonra yorumla. Kadın yaşam üretir sen onu anlamak için dinlemek değil sadece bakmalısın. Gözlerinin ta içine bak ve onun farkında ol. Kadın sana bir psikiyatrın sorduğu soruları hiç para almadan soran kişidir. Dişil veya eril kavramları ancak zihinle, bedenle ilişkili olduklarında anlamlılar. Beni bir kadın veya erkek olarak dinleme; yoksa beni dinlemiyor olacaksın. Beni farkındalık olarak dinle. Ve farkındalık ne erkektir ne de kadındır. Bu cinsiyet ayrımı bedeninde vardır ve bir de zihninde vardır. Çünkü zihnin, bedeninin içsel parçası; bedenin de zihninin dıştaki parçasıdır. Beden ve zihin birbirlerinden ayrı şeyler değiller; onlar tek bir varlıktır. Gerçekte, ‘beden ve zihin’ demek doğru değil ‘ve’ bağlacı kullanılmamalı. Aralarında bir kısa çizgi daha kullanılmamalı: Sen bir bedenzihinsin. Kas gücün sadece hayvansılığın bir parçasıdır. Kadına bu gücüne güvenip hükmedemezsin. Erkeklerin neden kas gücü ile hareket ettiğini soran travesti bireylere şunu rahatlıkla söyleyebilirim çünkü dünya güç üzerine kurulmuştur. Bir kadının ince zekası düşünme yeteneği onlarda yoktur Ankara travestilerinden Bade’nin erkek yorumu şöyle hükmetmeye bayılan zayıf bir eril kişilikler topluluğu, haklı erkekler dünyaya ve kadınlara hükmetmeye bayılırlar. Her erkek, kadında annesini aramakta; her kadın da erkeğinde babasını aramaktadır. Bu yüzden her evlilik bir hayal kırıklığıdır: Anneni bulamazsın. Evlendiğin kadın sana annelik yapmaya gelmedi bu eve; senin karın, senin sevgilin olmak istiyor. Bir kadın, ne olursa olsun, temelde annedir. Babalık ise sonradan uydurulmuş bir kurumdur, doğal değildir. Ama anneliğin yeri doldurulamaz. Kadın ve erkek ne eşittir, ne de eşit değildir: Onlar eşsizdir. İki eşsiz varlığın buluşması varoluşa mucizevî bir şey getirir. Ancak garip olan bir gerçek vardır: Kadın, her zaman daha çok çocuksudur, gözleri daha çok hayretle doludur. Erkek, her zaman bilgi peşindedir. Peki, bilgi nedir? Bilgi sadece hayretten kurtulmaya yarayan bir araçtır. Tüm bilim varoluşun gizemini ortadan kaldırmaya çalışır ve bilimin anlamı bilgidir. Şu çok basit bir gerçektir ki, ne kadar çok bilirsen, o kadar az hayrete düşersin! Eğer kadın gerçekten bir kadın olma özgürlüğüne sahip değilse, erkek de asla gerçek bir erkek olma özgürlüğüne sahip olmayacaktır. Kadının özgürlüğü erkeğin özgürlüğü için bir zorunluluktur. Özgürlük hepimizin hakkı sevgiyle kalın İclal.

Nefret sınavı

 

Yaşarken her duyguyu tadacak, her şeyi yaşayacaksın bunlardan en çok nefret besleyecek seni ama sen sakın besleme onu bırak nefret duygusu geldiği gibi gitsin. Kimi zaman nefret sınavıyla karşılaşacaksın. Evet, doğru, insan dünyaya bir kere gelmez ve tüm dünya zevklerini tatmak ve   maddeye gömülmek için de gelmez, eş ruhunu bulmak veya  mutlu olmak için de değildir geliş amacı geliş amacını bulamayanlar sessizce göçüp giderler. Evet mutlu olmayı herkes ister, ama mutluluk bir sonuçtur, amaç değil. Amaç gelişmen, olgunlaşmandır ve kendini olgunlaştırıcı faaliyetlerinin sonucu olarak bir mutluluk duysan da, bu bir sonuçtur, amaç değil. Bu arada unutma ki, mutluluk maddeyle asla elde edilemez. Zaten maddi olmayan bir şey hiç maddeyle elde edilebilir mi? Mutluluk doğru davranışların sonucunda edinilen içsel bir olgudur ve yeryüzünde tadılanı da bedensizken erişilenin çok cılız bir tezahürüdür sadece ve insan niye gelir dünyaya. Bu konuya kafa yoran Ankara travestilerinden Bade sanırım cevapları da bulmuş. Gelişim ihtiyaçlarını tamamlamak, kusurlu taraflarını kusursuz hale getirmek, geri taraflarını ilerletmek, eksik taraflarını tamamlamak, budanacak taraflarını budamak, kaba taraflarını inceltmek, olgunlaştırılacak taraflarını olgunlaştırmak, geliştirilecek meleke ve kudretlerini geliştirmek, yani kısaca topluluk içinde yaşamayı öğrenmiş bir insan olabilmek için gelir, daha da kısası yetişmek için gelir. Mutluluk; yapacağın insani davranışlarla zaten kendiliğinden gelir sana, onu maddede aramayı bırak! Ruhsal eş filan arama hiç, unut gitsin! Birilerinle acı tatlı deneyimler geçirmekle birlikte aradığın ideal eşi bir türlü bulamaman, ne senin bir hatan, ne kaderinin bir oyunu, ne de talihin bir cilvesidir. Zaten aradığın ideal eşi bulmak ve mutlu olmak için gelmedin ki dünyaya senin daha ulvi bir amacın var. Dolayısıyla karşına ara sıra seni memnun edici insanlar çıksa da, çoğu zaman seni mutlu edecek insanlar değil, acı veya tatlı sonuçlarla sana dersler verecek, yontulmanı, eksik taraflarını tamamlamanı, olgunlaşmanı, gelişmeni, gözlemlerde bulunmanı, tecrübe edinmeni sağlayacak insanlar çıkacaktır. Bu bir dünya ilkesidir. Sen bu ilkelerle yaşayacak nefreti kendinden uzak tutacaksın. Yaşamdan tat almanın birinci kuralıdır bu evet bu kuralı değerli travesti dostlarım aklında tutsun. Yaşamak zorundaysak kimse bizden daha güzel yaşayamaz sevgilerimle İclal.

Mutluluk

welovemuhammadsav_1356377612135

Mutluluğa bir çift sözüm var; Nereden geldiğini bilmediğim bir mutluluğu buyur ettim bu sabah, sanki her şeyi sorguluyor muydum da bunu sorgulayım? Bunca acının içinde kimden kaçmıştı acaba neyse ne gelip beni bulmuştu ya sahipsiz bir kedi gibi sırnaştı ayaklarıma, bir kap su, bir parça yiyecek koydum önüne oyalansın diye bir kaç oyuncak. Önce saklayayım dedim, evimin en ücra köşesine kaçmayı huy edinmiş baksana ya senden de giderse diye, sonra vazgeçtim nedensiz, gidecekse geldiği gibi sessizce gitmeli. Güneşli bir sabaha uyandığımdan olsa gerek bütün iyi niyetim de üstümde ya ses etmedim, hiç sormadım öylece seyrettim sadece. Güneşin tepemde durmadan ısıtması içimi beni bir hayli endişelendirdi sanki bana ait olmayan bir mutlulukla hırsız gibi bir köşede duruyordum. Epey sonra aklım başıma geldi, kim kaybetmiş mutluluğu sen bulacaksın diye, mutluluk bu birine yapıştı mı gitmezdi. O ben değildim, biliyordum, anlık bir mutluluğu güneş gibi içime hapsederken, hiç yapmamam gerekeni yapıp sorguluyordum. Zaten sen neyi sorgulamıştın ki hayatında bunu sorgulayasın diyenlere inat, kısacık bir anın tadını çıkarıyordum. Mutluluktan yana ne nasibim varsa hepsini tüketiyordum. Yeniden topluma karışmak için gereken acılarımı giyip üstüme, bir köşe başında kaybolurken, mutluluğa yazdığım son şarkıyı mırıldanıyordum. Sen bana ancak bir hırsız gibi gelirsin, bir sabah… Mutluluk böyledir işte hiç beklemediğiniz bir anda çalar kapınızı ve daha siz onu sahiplenmeye kalkmadan yine geldiği gibi sessizce gider. Gitmesin mutluluk diyorsanız ona sahip çıkmayı öğrenmeniz lazım nasıl mı? Öncelikle onu kimsenin ulaşamayacağı yüksekçe bir yere koymalısınız şaka ya şaka travesti bireyleri biraz güldüreyim istedim. Yok sadece besleyin onu benim yaptığım gibi sevmediği yiyecekleri önüne koymayın ama olur mu? Mutluluk en çok mutluluğun kıymetini bilen insanları sever kıymet bilin mesela Ankara travestilerinden Bade mutluluğu derinlere saklanmasın diye her sabaha şükrederek uyanıyormuş. Mutluyum ve herkesi mutlu etmek istiyorum diye güne başlıyormuş böyle basit şeyleri sever mutluluk parayla falan da kandırmaya zahmet etmeyin. Mutluluk parayla satın alınamayacak kadar değerlidir. Mutlu kalın İclal.

Gizli güçler

76599d878944c3301aa6888f190982f3

Gizli güçlere sahip olmak cin peri olmanıza gerek yok. Kendinize biraz huzur ısmarlayın yeter. Bir parça sessizlik taşıyın mesela bütün dikkatinizi sessizliğe yoğunlaştırın. Öncelikle sessiz bir köşe bulalım. Onun içinde olmayan sesleri dinleyelim. Gittiğiniz her yere bu köşede bulduğunuz sessizliği taşımak isteyeceksiniz. Çok çalışan insanlar hep dert yanar kendilerine vakit ayıramadıklarını söylerler. O halde yaptığınız işten zevk almaya bakın sevdiğiniz işi yapın. O zaman harcadığınız vakit kaybedilmiş zaman olmaktan çıkar. Nefesinizin sesine konsantre olduğunuzda soluk alıp verdiğinizi gerçekten duyduğunuzda, kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Bunun için derin soluklar alın. Ve bir çiçeği kokladığınızı hayal ederek nefesi içinize çekin. Yahu bunu da yazdım kış günü nerede çiçek koklayalım diyecek travesti bireyler şimdi ne yapsak hepsine internetten çiçek yollasam çok pahalı olacak en iyisi ben size yazının ütünde bir çiçek yollayayım onu koklayın. : Endişelerin çoğu gelecekle ilgilidir. Birçoğu asla gerçekleşmeyecek olayların etrafında dönüp durur. Bu nedenle yaşadığınız zamana konsantre olun. Böylece “gelecek”, kendi başının çaresine bakacaktır. Hepimizin ortak sorunudur bu gelecek kaygısı daha yaşamadan kapıldığımız korkuların belki de geleceği falan yok ama olmaz alışmışız panik olmaya illa korkacak endişe edeceğiz. Yapmayın yahu bir rahat olun. Bakın Ankara travestilerinden Bade, çıkmadan candan umut kesilmez diye feryansın ediyor.Gizli güçlere sahip olmak için öfke e sinir yapan içeceklerden de uzak durmak lazım geliyor. Eğer daha uyarıcı olan kahve veya siyah çay içmeyi tercih ediyorsanız, sakinleşmeyi unutun, boşa harcanan zaman demektir. Ya da nane çayı gibi bitkisel çayları tercih ederek sakinleşmeye yardımcı olun. Her şeyin içinde en iyiyi arayın. İnsanlarda ve olaylarda en iyiyi aramayı alışkanlık haline getirin. Bu basit yaklaşımın sizi sakinliğe götürecek iyimserlik ve pozitiflik yarattığını anlayacaksınız. Birinin saçlarını taramak için vakit ayırın. Daha iyisi, kendi saçlarınızı tarayın veya başkasına taratın. Yavaşça, metotlu ve uzunca yapın bu işi mutlaka dinlenmeye bakın. Saçınızı zaten hızlı ve telaşlı taramaya kalkarsanız bir daha yerine koyamayacağınız güzelim saçlarınız eksilir aman bu hiç hoş olmaz. Hadi artık gizli güçlerle donatıldığına göre bu akşam şöyle bir İstanbul’u dolaşalım. Sevgiler İclal.

Ruh eşinizi bulma yolları

ru

Ruh eşinizi bulmak için doğru soruları doğru kişiye sormanız gereklidir. “O benim ruh eşim.” Bu lafı şimdiye kadar çevrenizdeki birilerinden duymuş olma ihtimaliniz çok yüksek. Belki de siz de zamanında birileri için aynı cümleyi kullandınız ama işler beklediğiniz gibi gitmedi ve ayrıldınız. Demek ki doğru insan değilmiş dediniz, üzüldünüz, ağladınız ama yolunuza devam ettiniz. Ama belki de kalp kırıklıklarınız yüzünden yine aynı hatayı yapmaktan, yine yanlış kişiye “ruh eşim” yakıştırması yapmaktan korkuyorsunuz. Ya da şu an biriyle berabersiniz ama doğru insan olup olmadığı konusunda kafanız epey karışık. Peki gerçekten birinin “ruh eşiniz” olduğundan, “o” insan olduğundan nasıl emin olabilirsiniz. ? Hani filmlerde derler ya; “Sen de benim düşündüğümü mü düşünüyorsun?” Biz de genelde anlam veremeyiz karşı tarafın kafasındakileri nasıl okuyabildiklerine. İşte bu tam olarak ruh eşlerinin arasında olan durumun ta kendisidir. Kısacası ruh eşim dediğiniz insanla aranızda bir nevi telepatik güç varsa, gözlerine baktığınızda ne hissettiğini, ne söylemek istediğini şıp diye anlayabiliyorsanız doğru yoldasınız. Kavgalar ilişkilerin tuzu biberi. Ruh eşi olduğunu düşündüğü kişi ile mutsuz bir birliktelik yaşayan Bade ( Ankara travestileri ) en son ayrıldı ama işin doğrusu daha mutsuz oldu çünkü birlikte olduğu kişi hiçbir konuda anlaşamasalar bile onun bu dünyadaki ruh eşiydi. Bazen ruh eşiniz en çok ikiliğe ayrılığa düştüğünüz kişi olabilir bu o kadar da imkansız bir durum değildir. Aynı şeyleri hissetmek aynı şeyleri yapacaksınız anlamına gelmiyor. Ama hiçbirimiz kavga etmeyelim, her şeyde anlaşalım, pembe panjurlu evimizde Polyanna Polyanna takılalım istiyoruz. Size bir haber verelim, ruh eşinizi bulsanız bile bu durum başınıza gelmeyecek. Çünkü kimse mükemmel değil. Ruh eşi denince aklınıza kusursuz bir adam/kadın gelmesin. Elbette ki belli konularda anlaşmazlığa düşecek, tartışmalar yaşayacaksınız. Kısacası “Beni öldürmeyen şey güçlendirir” mottosu ruh eşleri arasındaki ilişki için geçerli. Hani ilkokul, lise arkadaşlarının bir anda evlendiğini duyuyor, görüyoruz ve “Nasıl oluyor bu abi?” diyoruz ya işte ruh eşliği durumunda bu durumun pek yadırganacak, anlaşılamayacak bir şey olduğu ortaya çıkıyor. Neden derseniz, birbirlerine zamanında hiç o gözle bakmayan insanlar yıllar sonra yeniden karşılaştığında aynı anda sanki bir sihirli değnek değmişçesine birbirlerine aşık olabiliyorlar ve bunun da tek bir açıklaması var: Ruh eşini bulmak. Herkese ruh eşini bulma yolunda başarılar dilerim İclal.

Sihirli cümleler

si

Olumlu düşünmek insanı olumlu olmaya götürür. Hayatı kötü kabul edip düşüncelerinizde olumsuz olmayı seçerseniz hayatın tüm zorlukları karşınıza çıkacaktır. Ruh halinizin iyi olmasını istiyorsanız düşüncelerinizi kelimelere dökün ve onları olabilecek en yüksek seviyeye çıkarın. Olumlamalar kendini geliştirmenin kanıtlanmış bir yöntemidir çünkü beynimizin yeni bir şekilde çalışmasını sağlarlar ve insanların hayatını değiştirebilirler. Bilimsel kanıtlar da kendinle pozitif konuşmanın beyinde değişiklikler yarattığını doğrulamaktadır. En güzel olumlama cümlesi ben büyük işleri başarabilirim cümlesidir. Bu cümleyi sıklıkla tekrar ettiğinizde başarmanın en zor kısmını atlatmış olursunuz. İkinci cümleniz ise ben mutluyum enerji doluyum bugün benim günüm olacak olsun. Neşe sizin içinizden gelir, dışarıdan değil. Ayrıca uyanır uyanmaz başlar. Dolayısıyla sabah kalktığınızda bu olumlamayı tekrarlamayı alışkanlık haline getirin. Öncelikle kendinizi kendiniz sevmelisiniz başkalarından sevgi beklemeniz için birinci kural kendinizi sevmeniz olmalıdır. Kendini sevmek, sevmenin en saf ve yüksek şeklidir. Kendinizi sevdiğinizde otomatik olarak kendinizi kabullenmeye ve kendinize saygı duymaya başlarsınız. Eğer yaptığınız şeylere özgüven duyar ve bunlardan gururlanırsanız kendinizde yeni bir ışık göreceksiniz. Böylece daha büyük ve güzel şeyler yapmak için cesaretiniz olur ve ilham alırsınız. Sağlıklı bir vücut sağlıklı bir zihin ve ruhla başlar. Bunlardan herhangi biri olumsuz duygulardan zarar görürse, diğerleri de etkilenir. Hastalığın ve sağlığın bir numaralı kaynağı sizsiniz. Dünyadaki tüm sorunlara bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde size gelmeleri için verdiğiniz izni geri alabilirsiniz Hastalıklarınızı ve kusurlarınızı fethedebilir, her gün yenmeye devam edebilirsiniz. Pozitif olumlamalar hakkında sıklıkla yazı yazıyorum çünkü gerçekten düşüncenin gücüne inanıyorum tıpkı Bade gibi( Ankara travestileri ) Her şeyin başı inanmak inanarak insan kendini çok mutlu veya mutsuz edebilir. Düşünmek basit bir eylem gibi görünse de aslında altında yatan gerçek bilinçaltını kodlamaktır. Bir bilgisayar programı gibi kendinizi olumlu programlamalısınız ki hayat size dikenleri yerine güllerini sunsun. Her yeni gün yeni bir başlangıç sunar ve etrafınızdakiler üzerinde bir etki bırakır. Bu günü istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz çünkü hayatınızın mimarı sizsiniz. Eğer gününüze olumlu bir düşünceyle başlarsanız gününüzü mükemmele dönüştürebilirsiniz. Sevgilerimle İclal.

Anlaşması kolay insan olmak

Öncelikle habire tartışmaktan sorun çıkarmaktan vazgeçelim. Doğru olmadığımızı söyleyen birisine karşı takınacağımız en iyi tavır, onu fazla önemsememektir. Ancak bir nedenle konu, geçiştirilemeyecek derecede önemliyse, adına “üçüncü kişiyi devreye sokma” denilen metodu kullanarak, hala anlaşması kolay bir kişi kalabiliriz. Bu metot yardımıyla, üzerinde tartıştığımız konunun sorun yaratan noktalarını hayali ve orada bulunmayan bir üçüncü şahsız ağzından şu şekilde dile getirebiliriz: Bu nokta çok ilginç, bu soruyu birisi sana soracak olsaydı nasıl cevaplardın?” Sonra da sorumuzun cevabını, bir başkası veriyormuş gibi verelim. Bu yöntemi uygulayan travesti bireylerin olduğunu biliyorum. Uygulamak isteyenlerin de bu makaleden sonra yapacağından eminim. İnsan tabiatının en derin ihtiyaçlarından birisi de hoşnut olunma isteğidir. Bir kişinin başarmış olduğu bir şeyden dolayı olan hoşnutluğumuzu ifade ettiğimiz her seferde, o kişinin kendisini daha değerli, daha becerikli ve daha önemli hissetmesini sağlamış oluruz. “Teşekkür Ederim” sözcüklerinin inanılmaz bir gücü vardır. Onları söylediğimiz her seferde, karşımızdakinin kendine verdiği değeri yükseltiriz. Bu sözcükler onun davranışlarını güçlendirir ve mükâfatlandırır. Ağzımızdan çıkan “teşekkür ederim” sözcükleri karşımızdaki kişilerin olumlu duyguları tekrar yaşamalarını sağlar. Küçük şeyler için “teşekkür ederim” dediğimizde, insanlar çok geçmeden bizim için büyük şeyler yapmaya başlarlar. Nazik ve kibar Ankara, İstanbul, İzmir travestileri ve diğer bütün illerdeki travestiler ne demek istediğimi çok iyi anlıyorlar. Kibarlık ve tatlı dil her kapıyı açar ve bizi anlaşılır insanlar kılar. Gün boyunca, bizim için iş yapan insanlara teşekkür edelim. Bize randevu verenlere teşekkür edelim. Zamanlarını bize verdikleri için teşekkür edelim. Yorumları için teşekkür edelim. Yardımları için teşekkür edelim. Düşünebildiğimiz her şey için teşekkür edelim. . En mutlu ve en popüler insanlar, başlarına gelen her şeyden ve tanıştıkları herkesten içtenlikle hoşnut ve razı olanlardır. Böylesi bir tutum, önümüzdeki yolumuzu açar, sağlıklı bir kişiliği ve yüksek bir kendine saygıyı garantiler. Sahip olduklarımızdan ne kadar hoşnutsak, şükran dolu olacağımız şeylerin sayısı da o denli çok olur. Şimdi bu yazdıklarımı sonuna kadar okuduğunuz için hepinize sonsuz teşekkür ederim. Sevgilerimle travesti İclal.