Kategori arşivi: Antalya travestileri

Göbek derdine son

Zayıf olmak fit görünmek herkesin idealidir ama zayıfken bile ortaya çıkan o ayva göbeklerimiz yok mu bizi deli eder. Giydiğimiz kıyafetten dışarı fırlayan canımızı sıkan göbekleri eritmenin yolu var. Tabi bu yazıyı okuyup uygularsanız bunu öğrenebilirisiniz. Bu yazıyı gönderdiğim birkaç travesti birey uygulama sonuçlarından çok memnun kalmışlar biz de denemeden kimseye bir şey önermek yok. Sağlamcıyız yani Antalya travestilerinden Ayaz sen de o minnacık göbeğinden bu sayede kurtulabilirsin eğer istersen yok benim sevgilim göbek seviyor diyenler yazıyı kale almasınlar. Bazen karnınızın şiştiğini, kaslarınızın esnekliğini yitirdiğini ve gevşediklerini hissedersiniz. Ne kadar zayıf olursanız olun şişkinlik oradadır ve ondan kurtulmak, karnınızın düzleşmesini sağlamak için ne yapacağınızı bilemezsiniz. Unutmayın ki kadınlarda, bu bölgede yağ toplanması normaldir. Bunlar, genellikle egzersize karşı dirençli olan yağ depolarıdır. Eminiz başınıza gelmiştir, sabahları düz görünen karnınız gün içinde giderek şişer, özellikle yemeklerden sonra iyice büyük hale gelir. Özellikle akşam bir davete gideceksem o gün boyunca yemek bile yemediğimi biliyorum sırf karnım çıkacak diye ama sonuç akşam yine şişmiş bir karın beni bekliyor. Peki bu neden olur? En büyük neden hareketsiz bir yaşam biçimi sürmektir. Bunun dışında yediklerinizin de etkisi büyüktür. Gazlı içecekler, marul ya da bakliyatlar gibi bazı yiyecekler şişkinliğe neden olur. Bu limonata, sadece karnınızdaki şişkinliği azaltmakla kalmaz, vücudunuzun bu zorlu bölgesinden kilo vermenizi de sağlar. Zencefil, çok iyi bir iltihap sökücüdür ve gingerol denilen harika bir madde içerir. Bu madde, bağırsakları ve karnı etkinleştirir, sindirime yardımcı olur, gazı ve ödemi önler, ayrıca yağ yakımını hızlandırır. Limon, yiyeceklerin daha kolay bölünmesini ve besinlerin rahatça emilmesini sağlayarak sindirime yardımcı olan askorbik asit içerir. Ayrıca, içerdiği pepsin de yağ yakımını hızlandırarak proteinlerden daha fazla yararlanmanıza yardımcı olur. Bir başka deyişle, limonda bulunan asit beslenmenize olumlu etki yapacaktır. Limon, sizi tatmin eder, gazı önler ve yağ yakar. Metabolizmayı uyarmak için birebirdir. Zencefil ve limon karışımı iyi bir gaz atıcıdır asitli diye limondan uzak duranlar tekrar düşünseniz iyi olur işin ucunda düz bir karın var. Hadi o zaman limon ve zencefil almaya pazara kolay gelsin sevgiler İclal.

Burçların kötü yanları

bu

Günlük burç yorumlarını takip edenler bilirler bu yorumlarda hep güzel şeyler yazar. Mesela hiç bugün kötü gününüz başınıza felaketler gelecek yazmaz ya da ne bileyim şu huyunuz çok kötü demezler. Oysa her burcun iyi yanları olduğu gibi kötü yanları da vardır. Şimdi ben bu kötü yanlardan bahsetmek istiyorum ama lütfen hiçbir travesti birey yazdıklarımdan alınmasın. Kimse mükemmel değildir. Yazdıklarım sizi kapsamayabilir ben sadece genel bir alıntı yapacağım. Klişe yorumlardan sıkılan Antalya travestilerinden Bade neydi senin burcun bak bakalım ne yazmışım ama okuyunca bana kızma anlaştık mı? Zodyak’ın 12 burcunu bu sefer en korkutucu yönleri ile ele aldım. Bu yüzden kendi burcunuzu okumayı “es geçebilirsiniz”. İşte burçların en korkutucu astrolojik özellikleri…ilk sıra tabi ki koç burcunun,egonun krallığına hoş geldiniz! Her şeyi ben bilirim tavrıyla birlikte sürekli en önde olmayı arzu eder. Kadını ya da erkeği fark etmez, ikisi de ukalalık konusunda sınır tanımaz. Anlattıklarına da güven olmaz, çünkü bire on katar. Yalancılar demiyorum yanlış anlaşılmasın ama hakikaten sizce de fazla abartmıyor musunuz? İkinci sırada mayıs ayının gülleri Boğa burcundan olanlar var. İğneyi kendime batırayım önce çuvaldızı size batırırım. Burçların en hımbılı üstelik en materyalisti! Hem bedenen,  hem de kafa yönünden ağır olabilir. Harekete geçmesi zaman aldığından karşısındaki çıldırtabilir. Boğazına çok düşkündür;  dikkat edin sizi bile yiyebilir. İkizler hani şu çift karakterleri ile bilinenler, tatlı dilli bir yılan! Kişilik bölünmesi, döneklik ne ararsanız var. Güzel sözlerle sizi sonsuza kadar oyalayabilir. Fikirleri çok sık değiştiğinden ona güvenerek adım atmanız zordur.  Sizi bir kere yakaladı mı bırakmaz, çenesi ile saatlerce esir alabilir. Yengeçler, sessiz ve duygusal  görünürler ancak o kadar da içten değildirler. Bir işi yapıyor gibi görünüp tembellik yapmaya bayılırlar. Bitmek bilmeyen ruhsal problemlerine ek olarak bazen çok saf davranıp başlarını belaya sokabilirler. Aslan gibi aslanlar sizi de es geçmeyeceğim. Küçük dağları ben yarattım” havası hiç geçmez! Kusursuz olduğunu sanır ve çevresindeki her şeyin kusursuz olması için kendisini paralar. Eleştiriyi kaldıramazlar. Despot ve anlayışsız tavırları insanı hayattan soğutur. Sanırım bugün bu kadar kalp kırdığım yeter diğer burçlar için bir sonraki yazımı bekleyin derli travesti bireyler başta söylediğim gibi alınmak gücenmek yok mükemmel olmak zorunda değiliz sevgiyle kalın İclal.

Ayrılık ah ayrılık

ay

Çoğumuzun kalbi paramparça eh kolay mı terk edilmek ayrılık acısı hiçbir şeye benzemiyor. Ayrıldınız. Belki terk edildiniz, belki aldatıldınız. Ya da şartlar birlikte olmanızı engelledi aranıza mesafeler girdi. Sebebi ne olursa olsun bitti işte, içiniz yanmaya acı çekmeye başladınız. Aşk acısı deyip geçmeyin. Bu sorun ölümcül bile olabiliyor. Kalp krizi riskini %35 artırıyor. Şaka yapmıyorum eskiden aşıklar üzüntüden verem olurmuş şimdilerde kalp krizinden ölüyorlar. Aylarınızı yıllarınız verdiniz ona ama bir gün ansızın gitti. Durup durup ağlıyorsunuz. En son Antalya travestilerinden Buse aşk acısı yüzünden aylarca sokağa bile çıkmadı. Sonunda ne oldu travesti dostlarının yardımı ile acılarını bir kenara bırakıp hayata geri döndü zaten yapacak başka bir şey yok ölenle ölünmediği gibi gidenle de ölünmüyor yani hayat devam ediyor. Bir teselli arıyorsunuz, tutunacak dal bulmaya çalışıyorsunuz. Belki de acınızı içki kadehleriyle paylaşıyorsunuz. Hatta ölümü bile düşünüyorsunuz. Bilmelisiniz ki ne terk edilen ilk insansınız ne de son bu acı başkaları tarafından da defalarca yaşandı. Her aşk acısı çeken ölmeyi tercih etseydi mezarlıklar sadece aşktan ölen insanlarla dolardı. Siz bu acıyı yenebilirsiniz hem “insan sadece bir kere aşık olur” sözüne de inanmayın. Sizi eskisinden çok daha fazla mutlu edecek bir aşk her an karşınıza çıkabilir. Aşk acısını yok etmenin ilk yolu ayrılığı kabullenmektir.  Gidenin artık geri dönmeyeceğini kabul ettiğiniz an yolun yarısını geçmişsiniz demektir. Ancak ayrılığı kabullenebilmek için hiçbir açık kapı bırakmamanız gerekir.  Bunun için de terk eden sevgilinin size sunduğu ayrılık bahanelerinin gerçekte ne anlama geldiğini çok iyi anlamalısınız. Çünkü gidenler genellikle öyle bahane gösterir ki siz onun haklı olduğunu bile düşünürsünüz ve “Belki geri döner” umudunu hiç kaybetmezsiniz. Siz aylarınızı hatta yıllarınızı onu bekleyerek tüketirken o çoktan başka aşklara yelken açmıştır bile bahaneler neler mi? En bilineni benim biraz zamana ihtiyacım var olur ne demek istiyor aslında ben senden sıkıldım söyleyemiyorum kendime başka sevgili buldum demek istiyor oysa biz zamanla geri döneceğini zannediyoruz. Yok öyle bir şey seven bir kere gitmek, araya zaman koymak falan istemez yemeyin bu bahaneleri artık ip kopmuştur ve giden gitmiştir. Boş ver giden gitsin gelen belki senin için daha hayırlı olacaktır belli mi olur sevgiler İclal.

Çalışmak ibadettir

Başkalarından iyilik beklemek, susayıp da birinin size su vermesini beklemekle aynı şeydir. Kalkıp suyunuzu kendiniz alın ve susuzluğunuzu kendiniz giderin. Birilerinin sizi sevmesini beklerken seveceğiniz insanları kaçırıyorsunuz. Kendim için önemli bir şey yaptıysam “aferin İclal” diyerek kendimle el sıkıştım, şımaracağım bir durumsa yanağımdan makas aldım, sırtımın sıvazlanmasını istediğimde sırtımı sıvazladım. Bunları yaptıktan sonra kendi yaşamımı inşa etmeye başladım. Bunları yapmaya başladığımda toplum tarafından verilmiş olan kurban bilincinden kendimi özgürleştirdim. Kurban bilincinden özgürleştikçe yaşam içinde kendi besin kaynağımız olumlu olaylar oluyor. Kısacası çalışmak ve elde etmek dünyanın en güzel duygusu her şeyi kendiniz yapın bu aralar sosyal medyada dolaşıyor ya hani ben kendim yaparım diyen güçlü kadınlar güçlü travestilerden olun. Kişi kurban bilincinde olduğunda acınmaktan besleniyor. Besin kaynağı bu olduğu için de hep acınacak olayları ve kişileri kendi yaşamına çekiyor. Sonra da Yalan Dünya dizisindeki Vasfiye Teyze gibi insanları çekip ‘vah vah ne çekmişsin sen böyle’ denilmesi farkında olmadan bir zevk ve doyum veriyor. Bu sağlıklı bir yaşam besini değil. Lütfen fark edelim. Bunun yaşamın normal parçasıymış gibi algılamamız için de her yer bunu bize kanıksatıyor. Haberlerin, şarklıların, filmlerin, dizilerin, kitapların çoğu bize kurban bilincinde kalmamız bu durumu fark etmememiz için verileri veriyor. Bu zamana kadar bunun farkına varmadıysanız artık uyanın. Bu yazıdan sonra dinlediklerinize, izlediklerinize ve okuduklarınıza bir de bu çerçeveden bakın. Sizin siz de başka dostunuz yok dersem beni insan sevmemekle suçlarsınız ama gerçekler acıdır biber de acıdır ve demek ki biber gerçek öyleyse acı da gerçek. Her insan dilediği mutluluğu yaşamayı hak eder. Şu anki yaşadıklarınızdan memnun değilseniz mutluluğu yaşamınıza dahil etmeniz için biraz çalışmanız gerekiyor. Düşüncelerinizi ve davranışlarınızı değiştirdikçe yaşamı başka bir gözle görmeye başlayacaksınız. Bu da sizi mutluluğa götürecektir. Hayatta kalmanın birinci kuralı çalışmak, üretmek üretmeden yaşadığınızı anlayamazsınız. Hepimiz Antalya travestilerinden Hale gibi ortaya bir eser çıkarmak zorunda değiliz illa çalışmak deyince somut kavramlar gelmesin aklınıza soyut olarak da insanlık yaparak da çalışabilir insan buna da hizmet sektörü denilir. Hizmet sektöründe yerimizi almanın vakti geldi geçiyor kolay gelsin saygılar İclal.

Güzellik ve temizlik tüyoları

Güzellik ile ilgili tüyo vereceğim bugün sizlere ama öyle makyaj malzemeleri, güzellik maskeleri sanmayın. Size daha çok temizlik ile ilgili bir mucizeden bahsedeceğim ne mi adı tabi ki karbonat. Hiç değişmeyen tek temizleyici üstelik kesinlikle kimyasal içermiyor. Karbonatı alın elinize nereye isterseniz oraya dökün çünkü her şeyde kullanılabiliyor. Saçınızdaki kalın sprey tabakasını ve jöle artıklarını tamamen çıkartıp saçınıza derin bir nefes aldırmak istiyorsanız, orta boy şampuanın içine bir çay kaşığı karbonat katıp karıştırın. Buzdolabınızdaki kokuyla baş edemiyorsunuz. Bütün yiyecekleri dışarı çıkar sil süpür kurula vs. uğraşmak istemiyorsanız bir kâse karbonatı buzdolabının bir köşesine koyun. 4-5 günde bir karıştırın. Kötü kokuların gittiğini göreceksiniz. Ayrıca dolapta sakladığınız meyve sebzeler üzerinde koruyucu bir etkisi olacaktır karbonatın. Halı koltuk elbise üzerine yağ mı damladı? Panik yapıp deterjana saldırmayın! Çünkü deterjan leke olan bölgenin rengini açıp renk dokusunu bozacaktır. Bunun yerine yağ lekesinin üzerine karbonat dökün ve üzerini hafifçe ıslayın. 1–2 saat bekledikten sonra silin. Yağ lekesinden eser kalmayacaktır. Zira suyla birleşen karbonat yağları söküp atan doğal bir sabun haline gelir. Ne öyle deterjanlara temizlik ürünlerine dünyanın parasını veriyorsunuz alın evinize birkaç kilo karbonat her türlü kirden hijyenik olarak kurtulun. Mutfak tezgâhınızın mermerlerini ve fayanslarını limonlu karbonat ile ovun ve durulayın. En güzel temizleyicidir. Kimyasal deterjan kalıntısı kalmadığı için üzerine meyve- sebzelerinizi, ekmeğinizi rahatlıkla koyabilirsiniz. Kirli lavabolarınız için krem deterjanlar yerine limon ve karbonat kullanın. Lavaboya karbonat döküp limonla ovun. Hem kirlerin kaybolduğunu hem de parladığını göreceksiniz. Dibi tutan tava ve tencerelerinize akşamdan karbonat döküp sıcak su ilave edin. Sabah temizlerken zorlanmayacaksınız. Paslanabilecek eşyalarınızı karbonatla ovarsanız paslanmasını engellemiş olursunuz. Ben mesela Antalya travestilerinden bir dostumdan muslukları bile karbonatla ovmam gerektiğini öğrendim inanın ışıldadılar. Yüz güzelliğine gelecek olursak karbonat ve sodayı karıştırın yüzünüzü her sabah bu karışımla yıkayın bakın bakalım siyah nokta leke kalıyor mu dedim ya her türlü temizlik için karbonat yeter. Sevgilerimle İclal.

Yaza hazırlanalım

Havalar her geçen gün biraz daha ısınıyor benim de içimi bir mutluluk kaplıyor bu sene de yazı görebilme mutluluğu. Her mevsim insan bünyesi üzerinde farklı etkiler yatır ama sanırım en çok da yaz bizi kıpırdatacak güce sahiptir. Bahar diyenler de vardır aranızda değil mi sevgili travesti dostlarım haklısınız bahar da insana aşık olmayı özlettiriyor.

Her bir mevsim geçişi bünyemizde farklı etkiler yaratıyor, bilirsiniz. Bahar geçişlerinde yaşanan tuhaf yorgunluk, uykusuzluk hali baharın verdiği enerjiyle bir araya geldiğinde iyice tepe sersemi ediyor insanı. Baharı tam anlamıyla yaşayamadan gelen yaz ruhsal olarak mutlu etse de bedenen hazır değilsek keyfi çıkarılamaz bir hal alıyor. Bu yüzden sizin için bir yaza hazırlık dosyası hazırladım. Bakalım yaz mevsimine keyifli girmenin ve mutlu geçirmenin yolları nelermiş. Güzel bir bedene sahibiz doğru ama daha ışıltılı olmak için yapmamız gerekenler var. Bedeni yazın ışıltısına hazırlamanın yolları basit, beslenmenize ve egzersizlerinize dikkat ederek bunu kolayca başarabilirsiniz. Kıştan kalma tembel beslenme şeklinize devam ederseniz de yaz boyunca vitrinlerden, aynalardan ve kumsaldan uzak kalmak isteyebilirsiniz. Geçen gün Ankara travestilerinden Bade bir karikatür atmıştı kadın spor yapıyor yazın denize gitmek için sonra üçüncü karede aman boş ver en iyisi yayla tatili diyerek vazgeçiyor spordan biz öyle olmayalım. Bakın Antalya, Bodrum, Muğla travestileri forma girmiş bile yakında deniz mevsimini de açarlar biz öyle bakıp kalmayalım. Azar azar ve sık öğünler halinde beslenin. Uzmanların söylediğine göre yemek yedikten yaklaşık 3 saat sonra kan şekeri düşmeye başlar. Kan şekerinin düşmesi vücutta yorgunluğa sebep olur ve yemekleriniz arasındaki periyotlar uzadıkça bu yorgunluk daha hissedilir bir hal alır. Bu yüzden yemeklerinizi ana ve ara öğünler halinde dengeleyerek yorgunluk hissini ortadan kaldırabilirsiniz. Az yeseniz dahi sık beslendiğiniz için açlık hissinin giderek kaybolduğunu göreceksiniz. Günde en az 2 litre su için. Su vücuttaki asit seviyesini düşürür. Ayrıca düzenli su tükettiğinizde ter kokunuzun da azaldığını göreceksiniz. Hadi bakalım işe koyulma zamanı yaza merhaba demeye hazırlanalım. Sevgilerimle travesti iclal.

Kader sayısı

Biraz matematik işlemi yapmaya üşenmezseniz size kader katsayınızı hesaplatacağım. Aslında matematik benim ilgi alanım değil ama bakalım kaderimizde ne varmış. Herkesin bir kader katsayısı bulunur. Bu sayı var oluşunuzun gerisindeki amaç ve özellikleri belirliyor. Şimdi iyice merak eden travesti dostlarım için bu sayıyı nasıl hesaplayacağımızı anlatalım. Yaşam çarkınızın kader sayısını bulmak için doğduğunuz ayın değeriyle günü ve yılının sayılarını yan yana toplamanız gerekiyor. Ayların sayı değerleri:

Ocak: 1,Şubat: 2,Mart: 3,Nisan: 4,Mayıs: 5,Haziran: 6,Temmuz: 7,Ağustos: 8,Eylül: 9,Ekim: 1,Kasım: 2,Aralık: 3

Sıra kader sayınızı bulmaya geldi. 20 Temmuz 1957 ‘de doğmuşsanız;

20+ 07+ 1957=1984

1+9+8+4=22 > 2+2=4

Kader sayınız: 4 eder

Antalya travestilerinden bir dostum doğum tarihini göndermiş. 01.01.1980 onunkinde hesaplayalım.

01+01+1980 toplamı 1982 o da 1+9+8+2 sonuç 20 yapar. Sondaki 0 siliniyor ve 2 oluyor. Kader katsayısı tek haneli olmak zorundadır. Kader ayınız bir çıkmışsa; Gerçekten güçlü bir kişiliğiniz var. Yeriniz kaptan köşkü. Başkalarına boyun eğmek sizin için yabancı bir kavram. Son derece yaratıcı ve yeteneklisiniz. Düşüncelerinizi bir an evvel yaşama geçirmek, gerçekleştirmek için gerekli olan mücadeleci ruhu sizde mevcut. Yükselme hırsı ise yaşamınızın temelini oluşturuyor. Antalyatravesti dostum gibi iki çıkmışsa; Sizi başkalarından ayıran iki yönünüz var. Taktik ve insan ilişkilerinde gösterdiğiniz ustalık ve beceri ile üstesinden gelemeyeceğiniz hiç bir şey yok. Uyumsuzluk ve tartışmalı konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu yüzden başınıza böyle bir şey geldiğinde bütün gücünüzle durumu düzeltmeye çalışıyorsunuz. Zarif bir insansınız bunun yanı sıra başkalarını da çok düşünüyorsunuz kırmamaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden çevrenizden dostlarınız hiç eksik olmuyor. Kader Çarkının diğer sayılarından daha mücadeleci bir ruha sahipsiniz ( 9’dan sonra ). Ancak yaşamın güzel zevklerinden hiç mahrum kalmıyorsunuz. İki rakamı toparlayıcılığın sayısıdır. Ruhunuzun birleştirici yönünü alevlendiriyor. Mutluluğunuzun temel koşulu ise uyum yaptığınız her şey de sanki bir sihir var. Çünkü bir kavramı ele alıp onun içini doldurmakta üstünüze yok. Başkalarının yardıma ihtiyacı olduğunda ortaya çıkıyorsunuz ama gerektiğinde hiç kimsenin yardımı olmadan işinizi kendi başınıza halledebiliyorsunuz. Diğer rakamları bir sonraki yazımda anlatacağım. Merakla bekleyin sevgiler travesti İclal.

Ciddi ol ma!

Sen hayatı ciddiye alanlardan mısın? O kadar ciddi olma bence hayat dediğin bir gün o da bugün demişler. Ciddiyet konusunda ciddi olma. Kahkahalarla gül ona, biraz aptal ol. Aptallığı ayıplama, onun da kendi güzellikleri vardır. Her ikisi birden olabilirsen, içinde aşkınlık özelliğine sahip olacaksın.

Dünya hiç olmadığı kadar ciddi oldu artık baksana her gün savaş, kan ve nefret dolu. Bu yüzden bu kadar kanser, bu kadar kalp hastalığı, bu kadar yüksek tansiyon, bu kadar delilik var. Dünya bir uca doğru fazla zorlandı. Biraz da aptal ol. Biraz gül, çocuk gibi ol. Biraz tadını çıkar, her yerde ciddi bir yüzle dolaşma. Ben sadece sizin ruh sağlığınız için yazıyorum bu yazıyı değerli travesti dostlarım hepiniz çok kıymetlisiniz ama dünyanın gidişatına uyup karamsar olmayın. Atın bir kahkaha ciddiyetin ilacı olsun. Çok düşünene kafayı fazla yoran insanlara bir bakın hepsi sonunda ya kafayı yiyor ya da insanlardan giderek uzaklaşıyorlar. Oysa hayatı ciddiye almadan sadece anı yaşayanlar ömürleri boyunca mutlu olmayı başarıyorlar. Kısacası ya aptal olmak lazım ya da umursamaz. Sen ikisi de olamam diyorsan sadece dalganı geç acılarla içine atıp kurma yıpratma kendini. Antalya ve Bursa travesti dostlar bu sözüm sizlere kafaya takmayın her şey olacağına varır. Elbet güzel günler gelecek ve biz yaşadığımız sıkıntılara gülüp geçeceğiz. Yaşamın derin bir denge olduğunu hatırla, çok derin bir denge. O zaman tam ortasında kaçabilirsin. Enerji yükselir, yukarı doğru hareket etmeye başlarsın. Bu bütün zıt kutuplar için böyle olmalıdır. Bir erkek olma ve bir kadın olma: Her ikisi de ol ki hiçbiri olmayasın. Bilge olma, aptal olma: Her ikisi de ol ki ötesine geçebilesin. Fazla ciddiyet kediyi öldürür hesabı fazla kin de sevgiyi öldürüyormuş. En sevdiğimiz insan, aynı zamanda en nefret ettiğimiz insan olabiliyormuş. Bir yandan delice özlerken diğer yandan bir o kadar da nefret edebiliyormuşuz. Ciddi olma ki hem kedi hayatta kalsın hem de sen kimseden nefret etmek zorunda kalma. Sevgilerimle travesti İclal.

Düzen ve kaos ilişkisi

Depresyonda yaşamak zordur bilirim ama bazı insanlar bir türlü bu durumdan kurtulamazlar. Evimiz ruhumuzu yansıtan bize ait bir yedir. Ruh sağlığımız evimize ve hatta eşyalarımıza yansır. Obsesif kişilerin evleri çamaşır suyu kokar ya da eşyalar simetrik şekilde dururlar, doğal olan ve akan hiçbir şey yoktur. Evin aslında senin bedenindir bir nevi sensin yani. Düzensiz insanların hayatına bakın hep bir kaos yaşarlar. Çinlilerin sağlıklı yaşam için yerleşim sanatı Feng Shui’dir. Yeni bir ev alırken, bozuk enerjili bir evi düzenlerken, yeni bir eşya alırken, sağlıklı ve huzurlu yaşam için kullanırlar. Bu sanatın Türkçe karşılığı rüzgar ve sudur. Benim tanıdığım pek çok travesti bireyde evini bu sanata göre döşeyip mutluluğa kapı açmışlardır. Bu sanatın kurallarına göre evimizde 5 element uyum içinde olmalıdır.‪Toprak, metal, ‪su, ağaç, ateş Eğer bu elementlerden biri fazlaysa ya da azsa o evde sorun vardır. Elementler için her odanızı kontrol edebilir ve sonrasında gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz. Seramik eşyalar, kare ve dikdörtgen formlar, sarının tonları, manzara resimleri sadakat, sorumluluk, sabır ve dengeyi temsil ederken, paslanmaz çelik, bakır, gümüş, alüminyum, mermer granit eşyalar, doğal kristaller, beyaz ve metalik gri, daire ve oval şekiller maddi başarıyı ve düşünce netliğini ifade eder. Su ile ilgili her türlü dekor akvaryumlar, cam, ayna vb eşyalar, asimetrik şekiller, siyah, koyu mavi, gri bilgelik ve duyguları ifade eder. Ahşap olan her şey (masa, sandalye), yeşilin her tonu, bitkiler ve bitki resimleri (perde, örtü de dahil) aile bağlarını, yeni fikirleri ve yeni başlangıçları temsil eder. Yeni bir başlangıç yapmaya karar veren Antalya travestilerinden Bade ahşabı evinin gereken bütün köşelerinde kullanmış gerçi ben henüz yaz gelmediği için onu ziyaret edemedim ama en kısa zamanda yeni evini görmek için sabırsızlanıyorum. Lambalar, mum, şömine, tütsü, yün, kürk, tüylü halılar, üçgen, piramit, koni, kırmızının her tonu ün, şöhret, başarıyı temsil eder. Bolca mum yakın bu gece başarı size gelsin değil mi? Sevgilerimle travesti İclal.

Hastalıklar bizim uydurmamız mı?

Bundan yıllar önce adını bile unuttuğum bir kitapta yaşamımızdaki her şeyi, çevremizdeki herkesi hayatımıza kendimizin çektiğinden bahsediyordu. Şimdi aklıma geldi bu cümle yok canım dedim öyleyse şu anda yaşadığım tüm sıkıntıları ben ayarlamışım hatta çektiğim hastalığı bile ben uydurmuş olabilirim. Hasta olmayı kim isterdi ki saçma sapan bir hikaye idi galiba zaten sonunu bile hatırlamıyorum. Oysa ben bu hikayeyi aklımdan çıkarmaya çalıştıkça çekim yasası diye bir şey çıkardılar acaba ya düştüm yine. Ama gel gelelim şimdi çekim yasasının daha çok içine girdikçe, daha çok okudukça ve daha çok gördükçe büyük resmi daha kolay görebiliyorum.  İster inanın, ister inanmayın ama hastalıkları hayatımıza biz çekiyoruz. Belki bunu bilinçli zihinlerimizle yapmıyoruz ama hastalıkları çağırıyoruz. Hayatınızda neye anlam yüklerseniz onun enerjisini ve dolayısıyla frekansını artırırsınız. Şimdi benim yaptığım gibi pek çok travesti birey saçma sapan bir yazı okuyorum endişesine kapıldınız. Haklısınız ama bu çekim yasasını da ben uydurmadım sonuçta gerçekten kötü kötüyü iyilik iyiliği çekiyor. Bugün başım ağrıyor örneğin, sabah uyanıyorum. ‘Ahh çok başım ağrıyor’ diye güne başlıyorum, önce sabah Antalya travestilerinden ev arkadaşıma anlatıyorum ne kadar da çok ağrıdığını, sonra ağrı kesicilere söylüyorum, sonra diğer illerde yaşayan İstanbul, Ankara, Bolu travestilerine telefonda anlatıyorum, en çok da kendime tekrar tekrar anlatıyorum. Bu arada da ağrı kesicinin hiçbir işe yaramadığını da anlatıyorum. Baş ağrısından bahsetmeden duramıyorum. Israrla ağrının ne kadar fazla olduğunu anlatıyorum, bana neler yaptığını anlatıyorum. Siz kendinizi baş ağrısının yerine koyun, sizi bu kadar seven, herkese sizden bahseden, sizi bu kadar yücelten birini bırakıp gider miydiniz? . Çoğu zaman düşüncelerimizle, konuşmalarımızla hastalıklara davetiye çıkartırız: ‘Çok soğuk, ben bu havada kesin hasta olurum’ hemen der vücudumuz, emriniz olur. ‘Her sene bu zamanlar kesin ben bir yatağa düşerim’  hemen. ‘Çok meyve yedim kesin karnım ağrıyacak’  hemen. ‘Hava böyle kapalı olunca migrenim tutuyor’ hemen biz emrediyoruz o uyguluyor sonra da hastalıklar yakamıza yapışıp kalıyor. Artık ben bir karar aldım başıma gelecek hiçbir hastalığı kendime sezdirmeyeceğim içimden gizlice geçireceğim kimse duymadan belki işe yarar. Sağlıkla kalın travesti iclal.