Kategori arşivi: stres

Hastalıklara karşı sakinlik

sak

Huzursuz olmak hastalıklara kapı açıyor. Sürekli tedirgin bir haliniz varsa, endişeli bir insansanız hastalıklara sık yakalanmanız da kaçınılmaz olacaktır. Aslında sakin kalabilmek çok basit tabi kuralları doğru bir şekilde yerine getirebilirseniz. Birinci kural sessizlik; Bütün dikkatinizi sessizliğe yöneltin. Tabii bunun için önce sessiz bir köşe seçmeniz gerekiyor. Sonra konsantre olun. Sessizliğin size geldiğini anlayacaksınız, onu dinleyin. Sonra da bu sessizliği gittiğiniz her yere götürün. Çok çalışan insanlar hiçbir zaman eğlenceli aktivitelerle vakit geçirmezler. Fakat, çok çalışan insanlar için eğlenceli geçirilen zaman, harcanmış vakit sayılmaktan çok uzaktır. Nefesinizin sesine konsantre olduğunuzda, soluk alıp verdiğinizi gerçekten duyduğunuzda, kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Bunun için derin soluklar alın. Ve bir çiçeği kokladığınızı hayal ederek nefesi içinize çekin. Endişelerin çoğu gelecekle ilgilidir. Birçoğu asla gerçekleşmeyecek olayların etrafında dönüp durur. Bu nedenle yaşadığınız zamana konsantre olun. Böylece “gelecek”, kendi başının çaresine bakacaktır. Eğer daha uyarıcı olan kahve veya siyah çay içmeyi tercih ediyorsanız, sakinleşmeyi unutun, boşa harcanan zaman demektir. Ya da nane çayı gibi bitkisel çayları tercih ederek sakinleşmeye yardımcı olun. Herhangi bir uzman size gerçek rahatlamanın ayaklardan başladığını söyleyecektir. Açıkça görülüyor ki, rahat ayakkabılar giymek, hiç ayakkabı giymemiş olmak kadar rahatlatıcıdır. Topuklu ayakkabı giymeyi sevdiğinizi biliyorum özellikle İstanbul travestilerinden Ayça topuksuz bir ayakkabı ile bakkala bile gitmez. Oysa giyse spor ayakkabılarını spor kıyafetlerini sakinliğin tadını çıkaracak tabi bazı travesti bireyler gibi bütün gün spor kıyafet ile gezmek de olmaz yeri geldiğinde klasik ayakkabılarınızı giymelisiniz. İnsanlarda ve olaylarda en iyiyi aramayı alışkanlık haline getirin. Bu basit yaklaşımın sizi sakinliğe götürecek iyimserlik ve pozitiflik yarattığını anlayacaksınız. Kusursuz ve mükemmel olmayı başkalarına bırakın. Ne olduğunuzu, kim olduğunuzu düşünün ve bulunduğunuz halden mutlu olun, sonuç olarak daha rahat olacaksınız. Çocuklardan sakinlik dersi alın: Onların her anlarını, nasıl sadece ve sadece o anın zevki için yaşadıklarını seyredin. Kendinizin de böyle olabileceğinizi düşünün. Sakin düşüncelere sahip olun. Sakin olmanın kuralları oldukça basit yeter ki doğru uygulayın sağlıklı günler dilerim İclal.

Stresle savaş

stresss

Stressiz bir insan yoktur. Çünkü insanlar çevrede olup bitenlere tepki verirler. Eğer stres hiç yoksa kişi tepki veremez. Çünkü enerjisi yoktur. Bu da ölüm demektir. Bu yüzden stres hayatın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bunun tam tersi bir durumda, yani aşırı streste de insan yaşayamaz. Çünkü aşırı bir şekilde enerjisini sarf etmektedir. Bu yüzden olması gereken düzeyde stres olmalıdır. Stres zihnimizi ve fiziksel gücümüzü azaltabilir. Hayata negatif yönüyle bakar, karamsar bir ruh hali alırız. Bu stresin olumsuz tarafıdır. Olumlu stres ise, amaca ulaşırken kendi potansiyelimizi yeterince kullanmamızı ve bu doyumu hissetmemizi sağlar. Bu yüzden kendimiz için yoğun ve uzun olmamak koşuluyla bir miktar strese ihtiyacımız vardır. Stres hakkında hepimiz bir şeyler biliriz bu yüzden stresle savaşmanın yollarını da öğrenmemiz gerekir. Size bu konuyla ilgili Ankara travestilerinden Bade’den duyduğum gerçek bir hikaye anlatmak istiyorum. Bir profesör stres hakkında öğrencilerine bilgi aktarırken eline masanın üzerinden bulunan su dolu bardağı aldı ve öğrencilerine bu bardağın ağırlığını bilmelerini söyledi. Öğrenciler bardağın ağırlığı için yüz gram, yüz elli gram gibi değerler söylediler. Profesör ise hepsine yanlış diyerek cevap verdi. Profesör öğrencilerine bardağın gerçek ağırlığının hiçbir önemi olmadığını o bardağı elinde ne kadar tutarsa o kadar ağırlaşacağını anlatarak açıklama yaptı. Eğer bir dakikalığına tutarsam, problem yok. Bir saatliğine tutarsam, sağ kolumda bir ağrı oluşacaktır. Bir gün boyunca tutarsam, ambulans çağırmak zorunda kalırsınız. Ağırlığı aynıdır ama ne kadar uzun tutarsanız o kadar ağır gelir size. Eğer sıkıntılarımızı her zaman taşırsak, er ya da geç taşıyamaz duruma geliriz, yükler gittikçe artarak daha ağır gelmeye başlar. Yapmanız gereken bardağı yere bırakıp bir süre dinlenmek ve daha sonra tekrar tutup kaldırmaktır. Yükümüzü arada bırakmalı tekrar tazelenip dinlendikten sonra yolumuza devam etmeliyiz. İşten eve döndüğünüzde, iş sıkıntınızı dışarıda bırakın. Evinize taşımayın. Yarın tekrar alıp taşıyabilirsiniz. Stres işte böyle bir şey onu sürekli aklınızda tutarsanız sizi yormaya üzmeye başlar hatta hasta bile eder. Stresle savaşmayı örenmelisiniz sevgilerimle İclal.