Aylık arşivler: Aralık 2014

Seksapeli yüksek kadin olmak

Seksi görünmenin güzel olmakla alakali oldugunu düsünüyorsaniz yaniliyorsunuz. Her kadin seksi görünebilir. Karsinizdaki erkegin sizin için kivranmasini görmek istemez misiniz?

Öncelikle kravat baglamayi bilmiyorsaniz hemen ögrenin, hiçbir erkek siz onun kravatini baglarken size kayitsiz kalamaz. Onlara masaj yapmayi da ögrenmek lazim bir küçük masaj ile erkegi kendinize kul köle edebilirsiniz. Çiplaklik seksi olmak degildir. Gözlerinin içine bakin ve kendinize ne kadar güvendiginizi ona gösterin. Güzel gözlere sahip travesti bir birey erkeklerin göz bebeklerine bakarak, onlari kendine asik etmeyi her seferinde beceriyordu. Çiplak olmak yerine dekolte giyinmeden dekolte yani frikik vermeye çalisin.

Topuklu ayakkabilar her zaman seksilik simgesidir. Topuklu ayakkabilarinizi kullanmayi bilin. Topuklu ayakkabilarin çikardigi ses erkeklerin kalp ritmini hizlandirir. Kiyafetinizin straplez ya da boyundan küçük bir bag ile bagli olmasi erkekleri delirten baska bir noktadir. Büyük küpeler kullanmaktan kaçinmayin.  Tek omuzlu elbiseler her an frikik vermenizi bekleyen erkeklerin ilgi odagi olacaktir. Deri ve lateksden yapilmis kiyafetler de tercih edebilirsiniz.

Erkekler uzun saçli kadinlardan hoslanir. Yüzünüze düsen saçi eliyle geriye atmak için siraya girecek pek çok erkek vardir. Saç rengi erkekten erkege degisiklik gösterse de Türk erkegi sarisin kadin sever.

Saçlarinizi sik sik yikayin ve muhakkak parfümünüzden bir damla sikin. Daginik topuz yaptiginiz saçinizdan yükselen muhtesem koku karsisinda durabilecek bir erkek tanimiyorum. Hobileriniz arasinda mutlaka erkeklerin oynamayi çok sevdigi oyunlar olsun. Örnegin; playstation oynayin ya da futbol maçi seyredin. Maç izlerken kendinizi kaybetmis gibi davranarak frikik vermeyi unutmayin.

Kadin bir kedi gibi olmali derdi bir travesti, basi oksaninca uysal ve sevimli damarina basildiginda bir kaplana dönüsen asla size sadik olup olmadigini anlayamadiginiz bir kedi,erkeklerin çok ilgisini çekiyor. Ingiltere’de yapilan bir arastirma kadinlarin sadece %40 oraninda dekolteli giyinmesi gerektigini söylüyor. Ne daha kapali ne de daha açik olmamalisiniz. Sizi gerçekte seksi yapan seyin kendinize duydugunuz güven ortamlarda sergilediginiz rahat tavirlar oldugunu unutmayin. Manken gibi bir fizige sahip olmayabilirsiniz ama bir kadinda olmasi gereken bütün özelliklere sahip olabilirsiniz. Hiçbir erkek mükemmel kadini aramiyor onlarin aradigi sizsiniz. Giyin en seksi elbisenizi ve topuklu ayakkabinizi, kendinize güvenerek bir salinin ortada dikkatlerin üzerinizde toplanacagini göreceksiniz. Her kadin güzeldir yeter ki, çaba göstersin.

Aska düsmek

Fall in love diye bir kelime mutlaka duymussunuzdur. Ingilizceye bu sekilde çevrilen deyim asik olmayi çok iyi anlattigi için kullanmak istedim. Çünkü ben de asik olan insanin bir seylerin içine düstügüne inananlardanim.

Düsen insan kontrolünü saglayamaz herhangi bir yerden tutunamaz ve tutunamadan öylece düser askin içine, aska düsmek deyimi iste bu yüzden benim favori cümlemdir.

Istanbul’da eski kitapçilari gezdigim travesti bir arkadasla ayni anda gözümüz takiliyor Orhan Veli’nin siir kitabina bir sayfa çeviriyoruz, basliyoruz okumaya;

Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?

Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?

Her zaman güzel mi bu kadar,

Bu esya, bu pencere?

Degil,

Vallahi degil;

Bir is var bu isin içinde.

Insan aska bir kere düstü mü yanar, kavrulur yanarken bu kadar mutlu eden bir baska sey gördünüz mü dünyada, yanacagini bile bile kosarken aska gönlümüz, aklini yitirmis Mecnun’a döner. Sevdigine kavusmak için çirpinan bedenler, zincire vurulsa fayda yok, ask sardi mi ruhumuzu iste buradan çikis yok.

Aski anlatmak, askimizi haykirmak da kolay degildir bazen;

Türkiye’de istanbul ne ise

Istanbul’da gece ne ise

Gecede yürümek ne ise

Yürürken düsünmek ne ise

Seni unutamamacasina düsünmek ne ise

Unutamamanin anlami ne ise

Seni sevmek ne ise

Saklayayim mi yok söyleyeyim derken

Birden aska düsmek ne ise.

Her neyse…

Demis Özdemir Asaf sevdigi kadina açilmak askini anlatabilmek için, kelimelerin kifayetsiz kaldigi baska bir duygu yoktur dünya üzerinde sadece aski bilenlerin bildigi sirlar vardir. Aklimizin yitip gittigi, düsünemedigimiz bir durumdur. Sevgililer günü yaklasirken ona ne alsam diye sokak sokak gezeriz de askimizi anlatacak en güzel hediyeyi bir türlü bulamayiz.  Kadehindeki zehiri bile içmeye razi oldugumuz sevgilimiz, kendi canimizin da önündedir ve askin her halini severiz onunla.

Ask cesaret isteyen bir esaretse ona esir olmak isteyen milyonlarca insan tanidim. Aski bir kez tadanlarin asla vazgeçmedigi, her mevsim içinde tekrar yasattigi bu ölümsüz duyguyu ne sairler, ne alimler anlatmis ama bir türlü tam olarak açiklayamamislar. Askin içinde yasarken sonsuz olan bittiginde bosluk olan bir aska düsme var ki,  anlatamiyorum. Yaz asklari, kis asklari, sonbahar asklari diye aski üçe ayiran travesti bir bireyin askin içinde her sey var fakat ayrilik kelimesi aska yakismaz diye attigi tweet çok hosuma gitmis ve favorilere eklemistim. Birinin gözlerine baktigin an dünya duruyorsa, onun yaninda iken zaman akmiyorsa, kalbin yerinden çikacak gibi atiyorsa, senden önce o geliyorsa ve ben yerine biz girmisse diline sen çoktan aska düsmüssün arkadasim,  geçmis olsun diyemeyecegim tek hastalik senin ki umarim hiç gezmez. Askla kalin.

 

Moda nedir?

Insanoglunun en temel ihtiyaçlari barinmak, beslenmek ve giyinmek diye siralanabilir.

Insanlarin hayvanlar gibi postlari olmamasi onlari giyinmeye sevk etmistir. Özellikle kadinlarin içgüdüsel olarak modaya ihtiyaci vardir. Dolabi tamamen dolu olmasina ragmen yeni çikan bir ürünü görünce alma istegi sadece kadinlarda vardir. Modanin bir numarali takipçisi olan kadinlar erkekleri de bu yola çekmeye baslamislardir. Ayrica modanin sadece giyinmek üzerine oldugu da düsünülmemelidir. Dösemelik kumastan, perdeye, koltuktan araba modeline göre pek çok ürün degisen bir yapiya sahiptir ve modasi geçmeyen tek sey modanin kendisidir.

Güzel görünmek ugruna insanlarin katlandiklari eziyetler tarihten günümüze kadar sürmektedir. Örnegin Çinlilerin küçük ayakli olabilmek için ayaklarina giydikleri lotuslar çok aci çekmelerine ragmen ayaklarindan çikmamistir, ayni sekilde tarihte Fransiz kadinlarinin ince belli görünmek ugruna giydikleri korseler de kadinlara eziyet çektiren fakat güzellik ugruna katlanilan unsurlardi.

Önceden bir travesti tanidigimin bu Fransiz korselerinden günlerce arayip, bulmasi ve halen kullanmasi beni güzellik ugruna her seyin yapilabilecegi duygusuna daha çok inandirdi.

Moda olan seylerin pek çogu begenilen takip edilen insanlarin yaptiklari hareketlerden dogmustur. Mesela; Fransada 13. Louis döneminde ,bir av partisinde attan düsen matmazel Fontage’nin dagilan saçlarini bir çorap lastigi ile toplamasi o yil kadinlar arasinda Fontage stili saç modasinin dogmasina sebep olur.Erkek ceketlerinin sol yakasindaki iliginde ilginç bir öyküsü vardir. Ingiltere Prensine  Galle de güzel bir kadin çiçek armagan eder. Prens deger verme anlayisi ile olsa gerek çakisiyla ceketinin sol yakasina bir delik açar ve çiçegi oraya takar. Bu ingiliz centilmenliginin sonucu ortaya çikan moda, günümüze dek ulasmistir.Hür ve yalin giyimin kadin dünyasina ilk kez getiren ünlü modaci Chanel’in gaz ocagi patlamasi sonucu uzun saçlarinin yanmasi yeni bir saç modasinin dogmasina sebep olur.Modaci,saçlarini erkek stiline keserek  gece operya gider ve tüm ilgileri üstüne çeker. Ertesi gün Paris’li kadinlar berberlerinden Chanel stili saç kesimi isterler.

Simdilerde de durum çok farkli degildir. Ünlü futbolcularin ya da artistlerin giydikleri taktiklari her sey ertesi gün takipçileri tarafindan taklit edilmeye baslaniyor. Güzel görünmenin ikinci plana atildigi modaya ben sahsen inanmiyorum insan kendini neyin içinde iyi hissediyorsa o m oda olmalidir.

Ayrica çok sevdigim bir esyayi modasi geçmis diye bir kenara atmak asiri israf gibi gelir bana, travestilerden biri annesinden kalan esyalari ve giysileri halen kullanir ve ben sevdigim sürece bunlarin modasi hiç geçmeyecek der. Moda ugruna komik durumlara düsmeden modayi takip etmenin de bir sakincasi yoktur yeter ki asiri harcamaya kaçmayalim. Modasi geçmeyen günler dilerim.

Defter-i Hizan ve travestiler

Günümüzün modern toplumunda hala kendilerine saygin bir yer bulamayan travesti ve gayler Osmanli Devletinde herkesten saygi gören esnaflardi.

Çok ünlü bir tarihçinin açiklamalarina göre Tanzimat Fermanina kadar, ayiplanmayan, devlet törenlerine rahatça katilan escinseller Osmanli padisahlarinin sefere ugurlandigi resmi geçitlerde diger esnafla birlikte saf tutardi.

Dönemin ünlü sairlerinin siirlerinde bahsi geçen delikanlilara methiye düzülür, güzelliklerinden bahsedilirdi. Osmanli da escinselligin tarihi Orhan Gazi dönemlerine kadar gider ve o dönemde adi oglancilik olarak geçmektedir.

Osmanlida askerlik yasi gelen escinseller için civelek taburu denilen özel bir tabur olusturulur ve yeniçeriler ile bu civelek taburu arasindaki cinsel münasebete karisilmazdi.

2. Murat zamaninda yazilmis bir eser olan kabusnamede su sözlere yer verilmistir; “ve yaz olunca avretlere meylet ve kisin oglanlara, ta ki bedenen saglam olasin. Zira ki oglan teni sicaktir, yazin iki sicak bir yere gelirse teni azitir ve avret teni soguktur, kisin iki soguk bir yere gelse teni kurutur vesselam.”

II. Ahmed döneminde yasayan en ünlü sair  Nedim’in lise kitaplarinda kesinlikle rastlayamayacaginiz u güzel beyitiyle bir örnek daha verelim;  “Izn alub cum’a nemâzina deyû mâderden/Bir gün ugrilayalim çerh-i sitem-perverden/Dolasub iskeleye dogri nihân yollardan/Gidelim serv-i revânim yürü Sad’âbâde.”

Türkçeye çevirirsek; “Annenden cuma namazina gidecegiz diye izin alip sitemlik felekten bir gün çalalim. Gizli yollardan iskeleye dogru dolasip, yürü selvi boylu sevgilim Sadabad’e gidelim.”

Yazilan tüm eserlerde de zamanin oglan denilen travesti ve gaylerine rastlayabilirsiniz. Tanzimat Fermaninin ilanina kadar ayiplanmadan horgörülmeden sürdürülen bu meslek modernlesme adi altinda yasaklanmis ve çesitli cezalarla karsi karsiya birakilmislardir. Kisacasi batili tarz bir hayati seçen yeni Osmanli aslinda geyler ve travestilerin bu toplumdan dislanmasinin önünü açmis. Günümüzün modern toplumlarinda rastlamadigimiz bu siirler ve gazeller söylendigi yillarda çok ragbet görüp,, dilen dile aktarilmislardir.

En büyük asklarin yasandigi, hamam sefalarinin anlata anlata bitirilemedigi o yillardan geriye günümüzde yasaklar ve kisitlamalardan baska bir sey kalmamistir. Simdilerde Avrupa escinsellige yesil isik yakmasina ragmen halen dogu toplumlari tarafindan yasaklamalar devam etmektedir. Konuyla ilgili daha detayli bilgi almak için Osmanli Tarihini anlatan edebi eserleri okuyabilirsiniz.