Aylık arşivler: Şubat 2015

Askin kademeleri

Asik oldugumuz zaman beden kimyamiz da bir anda degisime ugrar. Yanaklarimizi ates basar, ellerimiz soguk bir sekilde terler, istah diye bir sey kalmaz, midemize sayisiz defalar kramplar girer. Kendimizi dünyayi kurtaran adam zannetmeye baslariz.

Askin sadece fizik oldugunu düsünenler varsa bu yazdiklarimdan sonra askin kimya olan yakin ilgisine de bir baksinlar. Ask beynimizde bir protein olusturmaya baslar ve yeryüzünde bu proteinin açiklamasi yapabilen bilim adami henüz çikmadi.

Ask da ilk kademe yani asama sehvet olarak bilinir. Yani arzular selale olur ve karsi cinsi deliler gibi arzulariz. Tabi bu duruma neden olan cinsiyet hormonlari olarak bilinen östrojen ve testosterondan baskasi degildir. Sehvet ile gözleri dönen asiklar askin ilk kademesini yasamaya baslarlar. Askin ilk kademesinden hala çikmamis olan sehvet düskünlerinin sayisi da az degildir. Örnegin Istanbul travestilerinden Askin asik oldugundan beri bu kademede yasiyor.

Ikinci kademe ise cazibedir. Insan beyni bu dönemde dopamin, seratonin, oksitoson gibi hormonlar salgilamaya baslarlar. Iste asik olan insanlarda ki istah azalmasini, uykusuzlugu ve sürekli olarak sevdigini düsünme durumunu saglayan bu hormonlardir. Asik oldugumuzda bizleri mantiksiz yapan ve bir mecnuna dönüstüren hormon da bu sirada üretilen Serotoninden baskasi degildir. Aslinda bu iki kademede maalesef kisa zamanda harcanip bitiyor ve yerini üçüncü kademe olan bagliliga birakiyor. Ne de olsa baglanmadan ask olmaz. Partnerlerinin birbirine baglilik duymasini oksitosin ve vazopresin hormonlarinin artmasi sagliyor Bilim adamlarinin yaptigi deneyler sonucunda vazopresin hormonu olmasaydi kimseye baglanmak mümkün olmayacakti sonucuna ulasilmis. Oksitosin ise, sevgi, nefret, kiskançlik duygularinin ortay çikmasina neden olan hormonmus aslinda bu hormonun içinden sadece nefret duygusu çikarilip alinabilse dünya ne kadar güzel bir yer olurdu degil mi?

Askin kademeleri iste bu üç asamada gerçeklesiyor ve biz bu kademeleri asikken hiç fark etmiyoruz. Gerçek aski bulanlar için ise kademelerin zaten bir önemi olmuyor. Çünkü onlar sonuna kadar gitmeyi ömürleri boyunca vazopresin hormonu salgilamayi sürdürebiliyorlar.

Sanirim bu yazimdan sonra ask sadece fiziksel bir olgudur diyenler kimya konusunu bir daha düsünürler. Ankara travestileri, Istanbul travestilerinden Bahar’in, partneriyle sadece kokusu için birlikte oldugu gerçegi de kimyanin önemini bize bir kez daha hatirlatiyor. Ask bazen sadece bir gülüs bile olabilir önemli olan dogru kisi oldugunu bilmektir. Sevgiyle kalin.

Fala inanma falsiz da kalma

Huysuz-Oldugu-Bilinen-Burçlar

Burçlar ask için neler söylüyor. Hangi burç askin en uygun ögrenmek istiyorsaniz? Yaziyi bir solukta okursunuz. Aska asik bogalar, sürprizlerle dolu koçlar, güce asik koçlar ve kusursuz ask arayan koç erkekleri sizin için bu yazimda astrolojiye söyle bir göz attim ve iste çikan sonuçlar.

Boga kadini sevdigini el üstünde tutar erkegi ise sevdi mi tam sever. Koç kadini baglanmaktan özgürlügün kisitlanmasindan hiç hoslanmasa da tam bir ask kadinidir. Sevdigini paylasmaktan çok korkan koç kadininin yaptigi kiskançliklara tahammül edebilirseniz onunla çok mutlu olursunuz. Tabi bazi koç kadinlari gücü aska tercih edebilir ve ask evliligi yerine mantik evliligi yapar. Askta mantik aramayanlara koç tavsiye etmiyorum. Koç erkegi için de durum buna benzerdir. Kadininin öncelikle ona yakismasini onu kaldirabilmesini ister çok seçicidir. Geçen yaz bir koç burcu erkegiyle sevgili olan Ankara travestilerinden Sanat,  koç erkeginin bu en iyiyi arama sevdasina daha fazla dayanamadi ve ayrildi. Boga kadinlari ise tam bir ask delisidir sevdigi erkegi mutlu etmek için gerekirse kendi zevklerinden vazgeçip tamamen onun için yasamaya adar kendini, böyle bir kadin bulanlarin biraz fazla sevgi göstermesi gerekir ve bazen bu erkegi biktirir ve boga kadini yalnizligiyla bas basa kalir.

Boga erkekleri ise dayanilmazi zor olan biraz bencil, biraz da dik basli olurlar onlari mutlu etmenin yolu sürekli olarak fikirlerini onaylamanizdan geçer. Boga erkeklerin kalbine giden yol ise midelerinden geçer. Istahli ve yemek yemeyi seven bogalar için iyi bir asçi olayi göze almalisiniz. Özgürlüklerine son derecede düskün olan Ikizler burcu ise, farkli kisilik özellikleri sergileyerek sasirtici olabilirler. Ancak renkli kisilikleri sayesinde çok sevilirler. Sevdiklerine çok baglanan Yengeç burçlari ise kiskançliklariyla bunaltsalar da iyi birer âsiktirlar.  Ikizler erkeginde seytan tüyü vardir ve kendilerini mutlaka sevdirirler. Ilgi görmek, begenilmek onlar için çok önemlidir sevgiliniz bir ikizler erkegi ise biraz daha fazla özen göstermelisiniz.

Yengeç kadini pek çok tanidigim var. Güçlü erkeklerden hoslanan yengeçler sirtlarini dayayacak dag gibi bir erkek ararlar. Sevdigini simartmaktan zevk alan yengeç kadini aski ugruna birçok delilik yapar. Özellikle tipik bir yengeç olan Istanbul travestilerinden Birce, bana bunu kanitlamistir. Yengeç kadininin yaninda durursaniz asla ondan ihanet görmezsiniz. Yengeç erkegi ise  aradigi kadinda annesi gibi özellikler arar ve onu buldugunda bir çocuk gibi baglanir. En bakimli kadinlar ise genellikle Aslan burcu kadinlardir güzel görünmek onlar için adeta bir mecburiyettir. Asklarinda sadik ama sert olurlar. Benden size bir tüyo ciddi bir beraberlik istiyorsaniz terazi erkeginden sasmayin. Aslinda bütün yazdiklarimin biraz olsun dogruluk payi olsa da ne demisler fala inanma sen kendi dogru erkegi zaten içgüdülerinle bulursun. Hosçakalin.

Cinsel isteksizlik

low-libido

Kadin ya da erkek olmaniz cinsellik konusunda farkli düsünmenize neden olabilir fakat cinsellik bilinen tüm cinsel kimliklerde gereklidir. Yeterli cinsel uyarilar olmasina ragmen isteksiz olmamizin altinda yatan pek çok fiziksel ve ruhsal nedenler vardir. Halk arasinda bu duruma cinsel sogukluk da denilmektedir. Maalesef günümüzde yasam kosullarinin agirlasmasi, asiri çalismak ve yorgunluk kisilerde cinsellige karsi bir isteksizlik kisacasi libido eksikligini beraberinde getirmektedir.

Cinsellikle ilgili kaygilar tasiyan insanlar geçmisinde bir yerlerde mutlaka bu konuyla ilgili kötü bir tecrübe yasamis olmalidirlar bazen de kisi farkinda olmadan bu kötü tecrübeyi alt beynine atip, günü geldiginde ortaya çikarabilmektedir. Kisa bir süre önce depresyon geçiren buna bagli olarak bazi ilaçlar kullanan travesti Ayda, ilaçlarin yan etkisi sonucu libidosunda düsme oldugunu fark etti. Gerçekten de bazi ilaçlar ve hormonal durumlar cinsel isteksizlige yol açmaktadir. Bunun yaninda fiziksel rahatsizliklar da ayni sonucu dogurabilir. Örnegin; seker hastaligi, tansiyon hastaligi, tiroid hastaligi, böbrek rahatsizliklari ya da bazilarimizin bir türlü kurtulamadigi sigara ve alkol aliskanligi libidomuzun düsmesine bunun sonucu olarak da cinsel isteksizlige neden olmaktadirlar.

Cinselligin toplumda yanlis anlatilmasi, suç olarak lanse edilmesi kadinlarda cinsel isteksizligin en büyük nedeni olarak görülürken, bu durum erkeklerde çogunlukla fiziksel bir hastaliga bagli olarak ortaya çikmaktadir. Kendi bedenini begenmeyen hatta çiplak halinden utanan insanlar bunu cinsel isteksizlige kadar götürürken bir süre sonra cinsellik kendi kendine son bulur ve bu insanlarda gerçekten cinsel sogukluk denen olay yasanir.

Oysa cinsellik yemek gibi içmek gibi çok dogal ve fizyolojik bir olgudur. Bir insan su içmeden yasayamayacagi gibi cinsel dürtüleri olmadan da saglikli bir yasam sürmesi mümkün olmayacaktir. Erkeklerde libido düsüklügü, testestoran hormanlari ile yakindan ilgilidir. Fakat testestoran tedavileri sirasinda prostat kanserine yakalanma olasiligi artacagi için çok fazla tercih edilmeyen bir yöntemdir.

Önemli olan ruhsal nedenlerin ortadan kalkmasidir. Kafamizda yarattigimiz korku ve endiseleri bir kenara birakip, kendimizi sevdigimiz kisiye ya da partnerimize odaklamali ve ondan zevk aldigimiz gerçegini hatirlamaliyiz.  Kendi bedenimizle barismali ve zevk noktalarimizi esimize söylemekten çekinmemeliyiz. Saglikli bir cinsellik için travesti Ayda’nin kullandigi yöntem olan kendine güven duymak da bu sorunu yasayan kisilere yardimci olacaktir. Dünyanin çok güzel bir yer oldugunu bize hatirlatacak olan cinsellikten uzak bir hayati reddedip, mutluluga kucak açmaliyiz.

bound

Stockholm Sendromu

Bazilariniza belki çok saçma gelecek ama kisinin kendisine eziyet eden kisiye asik olmasi, baglanmasi hatta ondan uzaklasamamasi olarak adlandirilan bu sendrom tip dilinde bir hastalik olarak da adlandirilir. Bu sendromun anlamini genisleterek insanin kendisini zora sokan, üzen kosullari benimsemesi, savunmasi ve bu kosullari turan nedenleri görmemesi, ezenin yaninda yer almasi olarak da söyleyebiliriz.

Özellikle sürekli siddet gören kisilerde görülen bu durum bir çesit savunma mekanizmadir. Kendisine eziyet eden kisiye daha az aci çekmek için baglanmak normal sartlarda kabul edilmese de bu durumdaki hastalar için bu kaçinilmaz bir sondur. Korku ya da sinmislik adina ne derseniz deyin bunu yasamadan yorumlamak anlamsiz olacaktir. Kendisine siddet uygulanan travesti bir bireyde yasadiklarini anlatirken, suçluya karsi içinde bir yakinlik gelistirdigini ama buna anlam veremedigini beyan etmistir. Siddet uygulayan kisinin öncelikli amaci kurban olarak seçtigi kisiyi kendisine köle yapmaktir. Kurbanindan sürekli olarak saygi görmek isteyen, kendisine minnet duyulmasini bekleyen saldirgan bunun yaninda sevgi görmeyi de kendinde bir hak olarak görür. Çünkü kurbanin yaptigi seylerin onaylanmasina ihtiyaci vardir.

Bu sendrom siddet gören kisinin hayatta kalma içgüdüsünün devreye girmesi ile baslamaktadir. Kendisine yardim gelmeyecegini anlayan kurban, yapabilecegi tek seyin siddet gördügü kisiye yakinlasmak oldugunu düsünür ve bunu bilinçsizce kendine kabul ettirir. Siddeti yapan kisinin gösterdigi en ufak yardimi büyük bir iyilik gibi algilamaya baslayan magdur bir süre sonra celladi ile empati kurmaya yani kendini onun yerine koymaya baslar iste asil tehlikeli durum da bu asamada baslar. Bu olay aslinda esleri ya da sevgilileri tarafindan siddet gören kadinlar ve travestiler için geçerlidir. Maalesef insanin fizyolojik yapisinda bulundugu ortama alisma, kaniksama durumu çok fazla gelismistir. Bir süre sonra yasadigi siddeti normal kabul eden kurban basina gelenlerden dolayi siddet uygulayan kisiyi degil baskalarini suçlama yoluna gider.

Ilk kez 1973 yilinda Isviçre’nin Stockholm sehrinde gerçeklesen bu durum bir banka soygunu sirasinda 6 gün rehin tutulan banka memurlarinin soygunculari yakalatmamak için ellerinden geleni yapmalari, hatta mahkeme de soygunculari savunmalari, aralarinda topladiklari para ile en iyi avukatlari tutmalarindan sonra ortaya çikmistir. Daha sonra bu tarz olaylara sikça rastlanilinca psikoloji bu olaylarin tamamina yönelik genel bir isim verilerek Stockholm sendromu denilmistir.