Aylık arşivler: Mart 2015

Manik depresif korkusu

Zaman geçtikçe degisen teknoloji, yedigimiz gidalar ve soludugumuz hava degisime ugruyor. Insanlar bu durumdan her zaman olumlu olarak etkilenmiyorlar tabi, kimimizi mutlu eden bu degisimler kimimizde geri dönüsü olmayan yaralar açiyor.

En basitinden söylemek gerekirse zamana ayak uyduramayan bir kisim insan yasadigimiz dünyada hastalaniyor ve ruhsal dengesini yitirtiyor. Siz de sahit olmussunuzdur yasadigi agir bir durumu atlatamayip, bunalima sürüklenen insanlarin bir kismi intihara yönelir. Intihar egiliminde olan kisilerin mutlaka bir duygusal çöküs yasamalari yani Bipolar bozukluk göstermeleri gerekir. Hiçbir hastalik kanser bile öyle durup dururken ortaya çikmaz. Bazen ben bile aci bir olay karsisinda kendimden korkmaya basliyorum caba bunu nasil iyilestiririm diye çareler ariyorum. Konya travestilerinden Aysa, yasadigi bir aci tecrübe sonrasinda manik depresif bir atak geçirmis ve nihayetinde zor da olsa üstesinden gelmeyi basarmistir. Maalesef yasadigimiz dünya bizlere kolayliklar ve gül bahçeleri ile gelmiyor. Attigimiz her adim, aldigimiz her nefesin arkasinda yarin ne olur korkusu ve endisesi yasiyoruz.

Sadece travestiler yasamiyor tabi bu durumu, dünya üzerinde yasayan insanlarin yarisi nerdeyse bu hastaligin pençesinde çirpiniyor. Yapilan arastirmalar Bipolar bozukluk yasayan pek çok insanin ne yasadiginin, hastaliginin farkinda olmadan basit bir depresyon diyerek hastaligi geçistirdigi, oysa gerçekte bu hastalik azimsanmayacak kadar kisiyi intiharin esigine getirecek kadar tehklikeli bir durum. . Bipolar bozuklugu olanlarin aileleri için de durum esdeger bir zorluk yaratir. Bu, aileler tarafindan kabul edilmesi en zor olan ruhsal hastaliktir. Örnegin, aileler sizofreniyi daha kolay kabul eder, bunun bir hastalik oldugunu anlarlar. Fakat kisi çok üretkenken, birdenbire mantiksiz ve saçma sapan davranmaya basladiginda, bu durum ailede daha büyük bir hasara yol açar.

Tedavisi olan hiçbir hastaliktan korkmamak ve korkularimizin üzerine gitmemiz gerekir.  Ne manik ne de depresif olma lüksümüz yoktur su hayatta, madem dünyaya geldik ve bir sinav veriyoruz, her zaman dim dik ayakta durmak ve tüm zorluklara gögüs germek bizim tek amacimiz olmali.

Hayat çok kisa zaman bize ragmen akip gidiyor. Sokaga çikmak ve bu dünyada ben de varim demek lazim. Saglikla kalin.

Ay ve Günes’in yarisi

Dünya ve yasadigimiz Samanyolu’nda yasanan her olay ile yakindan ilgileniyorum.özellikle dünyamizin disinda yasanan olaylarin bir sekilde biz insanlarin ve dünyanin çekirdek yapisinda etkili oldugunu savunanlardanim.Bildiginiz gibi bugün bir günes tutulmasi olayi yasandi ve kuzey bölgelerde yasayan insanlar bu tutulmayi çiplak gözle izleyebildi. Benim yasadigim Istanbul’da sabah saat 11:30 gibi yasanan olayda Ay Günes’in önünden geçerken hava biraz karardi. Içim ürperdi çünkü uzmanlar bir süredir beri televizyon ekranlarindan deprem çigirtkanligi yapip, bu tutulmanin yerküreye deprem olarak geri dönebilecegini söylüyorlardi. Umarim hakli çikmazlar, deprem demek çaresizlik ve yikim demektir.

Bu tutulmanin insanlar üzerinde de etkili olacagina inandigimi söyledim çünkü biraz astronomi ve burçlarla ilgilenen biriyim.Tutulma dünyada baharin gelisinin, çiçeklerin açmasinin bir habercisi, ayni zamanda yükselen burçlarimizi da etkisi altina alacak tutulma, günesin koç burcuna girmesini saglayacak. Yükseleni koç burcu olan Bursa travestilerinden Berra, dünyaya farkli bir bakis açisi ile bakmak zorunda kalacak çünkü bu dönemde hayatinda yenilikler ve degisimler olacak. Bu tutulma zodyagin son burcunun son derecesinde olusarak bizlere diyor ki, teslimiyet ve fedakarlik olmazsa güzel baslangiçlarin olusmasina izin vermeyecegim.

Tutulma için söylenen baska kötü olay senaryolari da var tabi, örnegin salgin hastaliklarin artmasindan korkuluyor. Zaten su günlerde domuz gribi dünyada ve ülkemizde çok can aldi ve almaya devam edecek gibi görünüyor. Hatta siyasal hayatlarda bile degisiklik bekleniyor sanirim bu da biz de yakin zamanda yasanacak seçim sonuçlarini etkileyebilir. Hayirlisi olsun ne diyelim. Umarim savaslar ve ölümler bu tutulma ile artmaz.

Yükseleni Koç olanlar artik kötü aliskanliklariyla yüzlesmeliler. Yükseleni Boga olanlar ise,arkadas çevrelerini degistirmek ve yeni bir baslangiç yapmak zorunda kalabilirler, simdiden eski ve size eziyet ettigini düsündügünüz arkadaslarla vedalasin.Ikizler kariyer degisikligine,Yengeçler ise her zaman istedikleri güce kavusmayi beklesinler bu tutulma onlara bunun kapilarini açacak.

Yükseleni Aslan olanlar için maddi anlamda bir rahatlama bekleniyor. Belki de Misir’daki dedenizden miras kalir kim bilir. Kovalar için ise tam tersine maddi anlamda kayiplar gören uzmanlar, bu tutulmanin en çok Koçlara yarayacaginin üstüne basiyorlar.

Burçlara ve gök olaylarinin sizi etkiledigine inaniyorsaniz bir uzmana daha detayli bir baki yaptirabilirsiniz. Neyse haliniz, çiksin faliniz. Sevgilerimle.

Bizi biz yapan her sey

Insani hasta yapan seyler sevgi eksikliginden kaynaklanir oysa sefkat her derdin ilacidir. Çiçeklerin el degmeden büyüdügü yerlere, havanin hava, suyun su, insanin insan kaldigi yerlere gitmek için en degerli duygularimiza insani insan yapan degerlerimize sarilalim. En zor, en sarsintili zamanlarimizda bizi ayakta tutan; sadakat ile bagli oldugumuz degerlerimiz.

Dünyaya nasil gelecegimize biz karar vermedik elbette ama insan olmussak mutlaka bunu hak etmek için ugras vermeliyiz. Nedir insan olmak diye sorarsaniz bana göre degerlerimizdir belki sana göre zekamiz. Ama bazi hayvanlarda da zeka oldugu ortaya çiktigindan beri ben degerleri ilk siraya koymaya karar verdim. Insani bir yapi olarak ele alacak olursak, degerlerimizin tasiyici kolonlarimiz oldugunu söylemek yanlis olmayacaktir. Dürüstlük, ask, vicdan, adalet ve esitlik gibi duygulari baska bir canli da görmeniz imkansizdir. Siz hiç adalet duygusu ile davranan bir hayvan gördünüz mü? Ben bu konulara ne zaman arkadas toplantilarinda deginecek olsam; Ayda benim için ilk sirada cinsiyet esitligi geliyor deyip duruyor. Haksiz da sayilmaz Ankara travestileri, Istanbul travestileri hatta Izmir gibi modern bir sehrin travestileri bile kendilerine dogustan verilen bu cinsiyetleri için esitsizlige ugradiklarini söylüyorlar. Esit haklara sahip olmak için sanki ayni cinsiyette olmak sartmis gibi itilen, hor görülen ve ikinci sinif vatandas muamelesine tabi olan kadinlar ve travestiler erkeklerle ayni haklara sahip olmak kisacasi adalet ve esitlik saglamak için bir çok dernek kurmus.

Bu derneklere ise üye olan erkek sayisi neredeyse sifir, sanki dünya sadece erkek cinsiyeti üzerine kurulmuscasina kendilerine her konuda üstünlük çikariyorlar. Kadini evinde oturmasi gereken ve erkek isine karismamasi gereken bir canli olarak görüyorlar.

Geçtigimiz hafta Dünya Kadinlar Günü kutlamasinin pek çok kadin için isyana dönüsmesinin tek nedeni de iste bu ayrimciliktir. Bizi biz yapan degerlerimize en basta da sevgiye bagli kasaydik bu yasanan kadin cinayetleri de travesti cinayetleri de bir son bulabilirdi. Maalesef degerlerimizden uzaklastikça dünyanin çivisi çikmaya devam ediyor. Hadi hep birlikte insanligin en büyük hediyesi olan degerlerimize dönüs için kollari sivayalim. Var olmak ve biz olmak bu kadar zor olmamali. Sevgi ve saygilarimla hoscakalin dostlar.

Othello sendromu

Tarih boyunca kadin cinayetlerinde hep bulunan ilk bulgu olmustur ask, nasil diye merak ediyorsaniz gazetelerin cinayet haberlerini bir gözden geçirebilirsiniz. Çogunlukla sevdigi kadini kiskançlik yüzünden öldüren eslerin oldugunu göreceksiniz. Peki dünyanin en güzel duygusu olan ask nasil olur da insani dünyanin en cani katili yapabilir? Aslinda bunun cevabini psikolojik bir rahatsizlik olan othello sendromunun ne oldugunu ögrenince bulacaksiniz.

Othello sendromuna yakalanan kisiler hasta degil asik oldugunu zannederler oysa dünyanin en tehlikeli hastaligina yakalanmislardir. Belki de sizin sevdiginiz kiside bu hastaligin izlerine rastlamak mümkündür. Bu sendromda kisi sevgilisini her seyden ve herkesten kiskanmaya baslar hatta bu kiskançlik o kadar ileri gider ki sevilen kisinin özgürlügü kisiligi yok olmaya baslar. Size yakin bir arkadasimiz basindan geçen bir olayi anlatmakla baslamak istiyorum hastaligi anlatmaya Istanbul travestilerinden olan bu arkadasim deli gibi sevdigi kisinin, garip davranislariyla birlikteliklerinin ilk haftasinda karsilasmaya baslamis önce arkadaslarina, ne giydigine nereye gittigine karismaya baslayan sevgili isi daha da ileri götürüp, arkadasimin disari çikmasini yasaklamaya hatta cep telefonuna gelen mesajlari bile okumaya cüret etmis.

Sonrasinda ise kiskançlik krizleri ile birlikte yasanan tartismalar darplar ve zehir edilen bir hayatin pençesinde bulmus kendini arkadasim. Sürekli olarak bir doktora görünmesi için israr edince de olan olmus ve bir gece is cinayete kadar gidecekken, kaçip kurtulmus arkadasim. Çok seven biri böyle bir seyi nasil yapar diye sorgulamayin çünkü bu kisiler hasta ve hastaliklarinin farkinda bile degiller.

Daha geçen gün bir gazete haberinde sevgilisini kalbinden vuran adamin hikayesini okudum. Adam sevgilisi için seni çok seviyorum diye bir tisörte bastirmis ve onunla bir resim çektirmis bu fotografi sosyal medyada arattirip bulabilirsiniz. Sayisiz cinayet haberinde hep çok seviyordum kiskançlik krizine girdim ne yaptigimi bilmiyordum gibi cevaplar veren bu kisiler aslinda özgüven sorunu yasayan ve bu nedenle karsisindaki kisiye güvenmekte sorunlar yasayan hasta ruhlu ve mutlaka tedavi görmesi kisiler. Biz ask ugruna onlara katlandikça maalesef sayilari katlanarak artiyor. Yapmamiz gereken onlari bir an önce hayatimizdan çikarmak beklide onlardan kaçmak çünkü bu sendromu yasayan kisilerin kiskançlik krizine girip bize zarar vermeleri an meselesi,gazetelerinin üçüncü sayfasinda cinayete kurban gitmis bir sevgili haberi olmamak için hayatimiza dahil ettigimiz kisilere dikkat etmeliyiz.