Aylık arşivler: Ocak 2016

Spor yaparken kalbinizi dinleyin

Sabah sporu sırasında kalp krizi geçirip aramızdan ayrılan ünlü iş adamından sonra daha bir korkar oldum spor yapmaktan. Egzersiz yaparken bedenimizde pek çok biyokimyasal hareketlilik gerçekleşir. Sınırlarımızı zorladığımızdaysa bu kimyasallar uyarı sinyallerine dönüşür. Vücudumuzda sirenler çalarken, ‘Acı yoksa gelişme de yok’ deyip çalışmaya devam etmek her zaman doğru karar olmayabilir. Mesela bazen spor esnasında garip bir titreme hissedersiniz, titremeye sebep olabilecek birkaç ihtimal mevcut. Bunlardan birincisi yorgun olmanızdır. Mesajı ise sınırları zorlamaya endişelenmenize gerek yok. Kan şekeriniz düşmüşse ya da çok yorgunsanız spora hemen ara vermelisiniz. Kan şekerinizin düşmemesi için egzersiz öncesi yemek yemiş olun. Tam bir öğün tüketimini egzersize başlamadan 4 saat, hafif atıştırmayı ise 1-2 saat öncesinde yapmaya dikkat edin.  Aynı zamanda protein ve karbonhidrat içerikli gıdalar öncelikli tercihiniz olsun. Titreme değil de aniden başınız dönmeye başladıysa, vertigo ya da ani su kaybı ile karşı karşıya kalmış olabilirsiniz. Uzmanlar spor esnasında su içmeyin diye uyarıyorlar ama ya çok terlemiş ve suyu tüketmişseniz kısacası vücudunuzun suya ihtiyacı varsa? Hemen egzersizi durdurun ve su için. Sıkıntınız iç kulakla ilgili bir rahatsızlık olan Vertigo ise bir fizik terapistle çalışmanız gerekebilir. Eğer sağlığınız normalse ve egzersiz sırasında ortaya çıkan baş dönmesi birkaç dakikadan uzun sürüyorsa hemen doktorunuzu arayın, kalple ilgili bir sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz. Yok şekerim ne gezer biz de öyle hazır doktor dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız güzel travesti dostlarım bizim öyle hazırda bekleyen doktorlarımız yok tabi Bursa travestilerinden bir dostumuz hariç o bu sıralar bir doktorla birlikte olduğu için yirmi dört saat doktor gözetimindeymiş. Neyse aile hekiminize başvurabilirsiniz diye düzeltiyorum. Her birimizin zaman zaman mide yanması yaşaması normal kabul ediliyor. Bazılarımız da hazımla ilgili problem yaşamadığı halde sadece egzersiz sırasında mide yanmasını deneyimleyebilir. Egzersizin başlamasına yakın tüketilen yeme-içme tercihleri ve bazı haplar buna sebebiyet verebilir. Egzersiz sırasında küçük yudumlar halinde su tüketin. Çalışmaya başlamak için yemeğin yoğunluğuna bağlı olarak birkaç saat geçmiş olmasına dikkat edin. Eğer nefesleriniz kısaysa ve göğüste ağrı yaşıyorsanız dediğim gibi spora ara verip aile hekimine danışın zaten o sizi mutlaka bir kalp doktoruna yönlendirecektir. Kalp şakaya gelmez sakın bu söylediklerimi ihmal edeyim spora devam edeyim demeyin. Her şeyin başı sağlık sevgilerimle travesti iclal.

 Halo etkisi

Bir kisiyi ilk kez gördügünüzde hemen onun hakkinda kafanizda bir yorum yaparsiniz. Bu ilk izlenime halo etkisi deniliyor. Jestler, mimikler, beden hareketi, eli nasil siktiginiz ilk izlenimlerin olusmasina yardimci oluyor. Bir kisiyi ilk gördügünüzde edindiginiz anlik izlenimin, o kisiyi degerlendirmemizde bazen dogru bazen ise yanlis bir anahtar oluyor. Baska bir deyisle, halo etkisi, ilk izlenimlerin diger kisiyi algilamada önemli bir referans noktasi olusturmasi anlamina geliyor. Eger bir kisiyi ilk kez çok bilgili bir insan olarak algilamissak, bu önyargimiz o kisinin diger bütün iliskilerinde de degerlendirme ölçütü oluyor. Yeni bilgiler edinmedikçe, o kisiyi hep bilgili olarak görmeyi sürdürme ihtimali yüksek oluyor. Eger karsinizdaki kisiye ilk görüste olumsuz bir puan vermisseniz ayni zamanda tekrara arti puan vermeniz de zorlasiyor. Örnegin birisi ile tanisiyorsunuz, ancak yeni tanistiginiz için bu kisinin kusurlari ya da kötü davranislari hakkinda bilginiz yok. Ilk izlenimi sizde olumlu ise, bu tanistiginiz kisinin daha sonraki kötü davranislarinda bile onu savunmaya çalisirsaniz, o zaman halo etkisinin altindasiniz demektir. Ben bu halo etkisine takis durumdayim bu aralar bana biraz Nasreddin Hoca’nin ‘ye kürküm ye’ fikrasini animsatiyor. Üstünüz basiniz dogru düzgün, konusmaniz etkili degilse ne kadar zeki, kültürlü olursaniz olun o ilk etkiyi silmeniz mümkün olmuyor yani her sey o ilk ana kilitlenip kaliyor. Mesela bir doktorun hep akilli oldugunu düsünürüz ama doktor oldugunu bilmeden önce onun sadece dis görünüsüne odaklanir ve hakkinda yorumlar yapariz. Bazen bu kafamizin içindeki yorumlar çok acimasiz bile olabilir. Her güzeli iyi insan sanmak, her yakisikliyi adam sanmak da bu halo etkisinden olsa gerek travesti bir birey sirf dis görünüsü adama benziyor diye bir adama gönül vermis ama adam bildigin odun çikmis. Oysa o hala halo etkisi ile adami övmeye devam ediyor. Bu olayi Adana travestilerinden yakin bir arkadasi ile paylasinca arkadasi objektif bir gözle adami degerlendirmeye tabi tutmus ve aci gerçegi bizim travesti bireyin yüzüne söyleyivermis. Kabul etmesi zor olsa da halo etkisinden kurtulmak için her zaman bir üçüncü göze ihtiyaç vardir. Sevgilerimle travesti Iclal.

Topraktan gelen nimet

Zeka geninin çocuklara anneden geçtigini bilmeyen kalmadi. Bu haber erkeklerin biraz canini siksa da bilimden gelen acitmaz demekle yetiniyorum. Zeka ayni zamanda insanin yetistigi ortamla da alakalidir. Bu konu üzerine Ingiltere’de yapilan bir arastirma toprakla ugrasmanin yani meyve sebze yetistirmenin de zekayi olumlu yönde etkiledigi gerçegini ortay koymus. Desenize bizim en akillilarimiz yine köylülerimiz çiftçi milletin efendisi olmasin da ne yapsin bu durumda. Bag bahçe ile ugrasan travesti dostlarimiz varsa ne mutlu onlarla hem güzel bir isle ugrasip bütün negatif enerjilerinden kurtuluyorlar hem de çok daha zeki insanlar haline geliyorlar. Bu haberi okuduktan sonra benim de söyle küçük bir bahçe alip ekip biçesim geldi dermisim. . Toprak vücuttaki tüm negatif enerjileri alarak, çocuklarin ve yetiskinlerin daha saglikli ve akilci olmasina neden oluyor. Buna paralel olarak, yetistirdikleri çiçek, meyve veya sebze olsun, büyüdügünü ve filiz verdigini görmek onlari daha üretken daha kendine öz güvenli hale getiriyor. Aslinda söyle Izmir ya da Mugla taraflarinda bir zeytinligim olsa o bile bana yetecek bu yaz Mugla ve Bodrum travestilerini ziyaret ettigimde hepsinin balkonunda küçük bir tarla oldugunu gördüm. Bu çok hosuma gitti. Biz millet olarak topragi ekmeyi biçmeyi seven insanlariz sanirim o yüzden de zeki oluyoruz. Haftada en az iki defa çiplak ayakla toprak üzerinde yürümek saglik için çok önemli. Bu imkâni yaratamayanlar için de saksi çiçekleriyle ugrasmak bir diger yöntem. Böylece vücudumuzdaki elektromanyetik yükü ayaklarimiz veya ellerimiz vasitasiyla bosaltmis oluyoruz. Bir diger önemli noktanin evin elektrik tesisatindaki toprak hatti… Toprak hat disindaki tesisatlar elektronik cihazlarin ömrünü kisaltiyor ve elektromanyetik dalgalari daha fazla açiga çikariyor. Toprak üzerinde ayakkabi veya çorap ile degil çiplak ayakla dolasmak gerekiyor. Elektromanyetik dalgalarin zararini en aza indirgemek için özellikle toprakla ugrasmak gerekiyor. Vücudun enerji dolasiminda büyük rolü olan çakra noktalari da bu dalgalardan olumsuz etkileniyor. Çakralarin elektromanyetik dalgalar nedeniyle kesintiye ugrayarak enerji kanallarinin da normal isleyisini kaybediyor. Bu nedenle topraga basmayan insanlar daha sik hasta oluyorlar özellikle de ruhsal çöküntülere açik hale geliyorlar.

Zihin kontrolü

Normal sartlarda zihnimizi kendimiz kontrol ederiz. Düsünür, karar verir ve uygulariz… Peki ya anormal sartlarda bu durum nasil olur? Yogun duygu karmasasi sirasinda zihninizin kontrolü hala sizin elinizde midir yoksa duygularinizin mi? Size bu konuyla ilgili gerçek bir hikaye aktarmak istiyorum. Okudugumda zihnim konusunda ben çok endiselendim bakalim siz travesti bireyleri nasil etkileyecek.

“Ünlü okçu, bölgenin okçuluk yarismasini kazandiktan sonra, okçulukta çok iyi oldugu konusunda methini duydugu Zen ustasina gider. “Bu sehrin en iyisi senmissin, öyle dediler. Ve iyi bir okçu olmak için manastira girmissin. Ben bu bölgenin sampiyonuyum ama ne manastira girdim, ne de egitim aldim ve yine de bölgedeki en iyi okçusu olmayi basardim. Merak ediyorum; atis yapmayi ögrenmek için rahip olman gerekli miydi?”“Hayir” diye cevaplar rahip. Cevaptan tatmin olmayan genç okçu, okunu yaya yerlestirip uzaktaki bir kiraz agacinin üstündeki kirazi hedef alir ve tek atista oku ile kirazi daldan asagiya indirir. Gururla Zen ustasina döner ve gülümseyerek, “kendini yalnizca teknige adasaydin zamandan kazanmis olurdun, mesela su yaptigimi yapabilecegini hiç zannetmiyorum” der, kiraz agacini göstererek. Zen rahip sessizce yayini alir ve yakindaki bir daga dogru yavas yavas yürür. Yolda çürümüs ipleri olan eski bir köprüyle geçilebilen bir uçurum vardir. Zen ustasi bu eski köprünün ortasina gider, yayini alir ve okunu yerlestirerek uçurumun uzak bölümündeki agaca nisanlar ve hedefi vurur. Okçunun yanina geri döner ve “simdi sira senin” der. Ünlü okçu köprünün yanina geldiginde çürümüs iplerin kopmasindan ve uçurumdan asagiya düsmekten korkar. Uçurumdan asagi dehset içerisinde bakar ve o tedirginlikle yayini gerer, okunu atar. Ancak oku degil hedefi vurmayi, hedeften çok uzagina düser.“Simdi sorunu tekrar yanitliyorum” der Zen ustasi okçuya. “Hayir, manastira girmem gerekli degildi ama zihne hükmedebilme disiplini çok degerliydi. Sen elindeki ok ile çalisarak büyük bir yetenek sergileyebilirsin, ancak oku kullanan zihnine hükmedemezsen çok da fazla ileri gidemezsin…”

Insanin en büyük becerisi sanirim zihnini kendi kontrolü altina alabilmesiymis. Adana travestilerinden Askin zihin kontrolü üzerine bir egitim almis ve ilk derste hocasi ona bu hikayeyi anlatmis ben de ondan müsaade alarak size aktardim. Sanirim siz de etkilendiniz. Ilk firsatta bu egitimlere gitmeye karar verdin belki bana eslik edecek travesti bireyler bulabilirim. Sevgiyle kalin travesti iclal.

Yilin son gününde beslenme

Yillar belli bir yastan sonra sanki uçarak degisiyor. Yine koca bir yili arkamizda biraktik o zaman klasik olacak ama hos geldin yeni yil demek istiyorum.

Peki yeni yil gecesi için hazir miyiz tabi alis verisler yapildi, hediyeler alindi travesti dostlarla güzel bir aksam geçirmek için randevu verildi. Geldi yeni yilda ne yiyecegimize bizim adetlerimize göre yeni yil da hindi yemek zorunlulugu yok ama eminim her lokanta menüsünde hindi eti olacak. Ama biz bu geceye bir gün önce ilik dus alip erken yatarak hazirlandik. Uykumuzu aldik zira gece uzun olabilir. Zaten normal günlerde de en az yedi saat uyumaya dikkat edelim. Ben bu yil Bodrum’dan gelen travesti dostlarimla çok sik bir mekanda yemek yiyecegim. Belki bize gecenin ilerleyen saatlerinden Istanbul Avcilar, Beylikdüzü, Sariyer travestileri de eslik edebilirler. Gelelim yilin son günü hazirligina, güne yarim limon sikilmis bir bardak suyu içerek baslamaliyiz. Bu sekilde sindirim sisteminizi çalistirmak daha kolaylasir.“Aksam nasilsa çok yiyecegim” düsüncesiyle yapilacak en büyük hata günün en önemli ögünü olan kahvaltiyi atlamaktir. Mutlaka kahvaltida bir dilim tam tahilli ekmek, iki kasik lor peynir veya iki parmak kalinliginda az yagli peynir ve bol dereotu, maydanoz, roka gibi sebzelerin bulundugu ögün tüketilmelidir. Gün içerisinde en az üç litre sivi alimina dikkat edilmelidir. Bitki Çaylari, günlük su ihtiyacinin belli bir bölümünü karsilamaya yardimci olur. Ögün atlamamali mutlaka 2-3 saat araliklar ile hacim olarak küçük ama besin ögeleri bakimindan kaliteli ara ögünler tüketmelisiniz. Bu ara ögüne yesil çayin eslik etmesini sagladiginiz takdirde metabolizmanizi canli tutarsiniz. Yilbasi sofralari her zaman sölen yemegi gibi hazirlanir. Bu sofrada istediginiz her seyi bulabilmeniz mümkün oldugu gibi dogru tercihleri belirlemeniz de mümkündür. Bu noktada temel prensip et grubu, süt grubu, sebze – meyve grubu, tahil grubu içerisindeki besinleri bilerek her besin grubundan dogru alternatifleri seçmek olmalidir.

Et grubu besinler, kirmizi et, tavuk veya hindi, deniz ürünleri olarak degerlendirilir. Izgara, firinda, haslama veya bugulama yöntemleri ile pisirilmis besinleri seçmeniz, hindi veya tavuk yiyecekseniz beyaz kisimlarini derisiz olarak tüketmeniz uygun seçim olacaktir. Yilbasi masalarinda siklikla bulunan salam, sosis gibi sarküteri ürünlerinden ise uzak durmalisiniz. Saglikli ve güzel bir gece geçirmeniz dilegiyle travesti iclal hepinizin yeni yilini kutluyor.