Aylık arşivler: Mart 2016

Bahar alerjisine dikkat

Bahar ayları havaların ısınması, çiçeklerin açması bakımından bakarsak harika gibi gözüküyor. İşlere böyle bakarsak çok güzel ama bir de bahar gelince alerjiden hasta olup baharın tadını çıkaramayanlar var. Polenler ve ev tozu akarlarına karşı alerjisi olanlar ve astım hastalarının geçiş mevsimlerinde çok daha dikkatli olması gerekiyor. Baharın yüzünü göstermesi ve havanın ısınmasıyla birlikte alerji mevsimi geldi. Ağırlıklı olarak mevsim geçişlerinde ortaya çıkan polenler, kimi zaman hayatımızı derinden etkileyen alerjinin baş aktörü olabiliyor. Böyle her bahar hastalanan pek çok travesti birey var. Bunların başında da Ankara travestilerinden bir dostum geliyor ondan biliyorum çok zor bir durum. Sürekli nezle gibi mendille dolaşmak, burun akıntısı, hapşırma, öksürük krizleri çekilecek bela değil ve maalesef tedavisi yok. Normalde vücudumuzu koruyan bağışıklık sisteminin, bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere aşırı yanıt vermesi sonucunda ortaya çıkan reaksiyonlar alerji olarak nitelendiriliyor. Özellikle polenlerin açığa çıktığı sabahın erken saatlerinde yaşanabilecek alerji ve astım ataklarına dikkat etmek gerekiyor. Sabahtan öğleye kadar olan zaman içinde açık havada yapılan spor ve yürüyüş gibi aktivitelerden uzak durmak gerekiyor. Kısacası baharı evde geçirmek gerekiyor gibi oysa eriklerin çiçek açtığını görmek doğada piknikler yapmak vaktiydi. Alerjik olan kişiler ve astım hastaları açık havada yapacakları fiziksel aktivite için polenlerin daha az olduğu öğleden sonra saatlerini tercih etmeli. Özellikle plaza ve AVM gibi binaların yüzeyleri statik elektrik üretiyor ve polenler bu tip binaların olduğu bölgelerde daha yoğun olarak görülüyor. Kişinin hangi çeşit polene karşı alerjik olduğunu yapılacak basit bir alerji testi ile belirlemek mümkün. Ev tozu akarları sık rastlanan alerjenlerden biri. Evdeki halı boyutları küçültülmeli. Yatak odasında halı olmaması, ağır ve toz tutan perdeler yerine yıkanabilir perdeler kullanılması, çarşaf ve nevresim takımlarının haftada bir kez 60 derece ile yıkanması alerjiye karşı alınabilecek en temel önlemlerden. İstanbul travestilerinden de bu alerjiyle boğuşanlar olduğunu biliyorum en azından yazdığım kuralları uygularsanız biraz daha rahat bir bahar geçirebilirsiniz. Sabır arkadaşlar yaza az kaldı acısını çıkarırsınız. Sevgiler ve sağlıklı günler travesti İclal.

Kader sayısı

Biraz matematik işlemi yapmaya üşenmezseniz size kader katsayınızı hesaplatacağım. Aslında matematik benim ilgi alanım değil ama bakalım kaderimizde ne varmış. Herkesin bir kader katsayısı bulunur. Bu sayı var oluşunuzun gerisindeki amaç ve özellikleri belirliyor. Şimdi iyice merak eden travesti dostlarım için bu sayıyı nasıl hesaplayacağımızı anlatalım. Yaşam çarkınızın kader sayısını bulmak için doğduğunuz ayın değeriyle günü ve yılının sayılarını yan yana toplamanız gerekiyor. Ayların sayı değerleri:

Ocak: 1,Şubat: 2,Mart: 3,Nisan: 4,Mayıs: 5,Haziran: 6,Temmuz: 7,Ağustos: 8,Eylül: 9,Ekim: 1,Kasım: 2,Aralık: 3

Sıra kader sayınızı bulmaya geldi. 20 Temmuz 1957 ‘de doğmuşsanız;

20+ 07+ 1957=1984

1+9+8+4=22 > 2+2=4

Kader sayınız: 4 eder

Antalya travestilerinden bir dostum doğum tarihini göndermiş. 01.01.1980 onunkinde hesaplayalım.

01+01+1980 toplamı 1982 o da 1+9+8+2 sonuç 20 yapar. Sondaki 0 siliniyor ve 2 oluyor. Kader katsayısı tek haneli olmak zorundadır. Kader ayınız bir çıkmışsa; Gerçekten güçlü bir kişiliğiniz var. Yeriniz kaptan köşkü. Başkalarına boyun eğmek sizin için yabancı bir kavram. Son derece yaratıcı ve yeteneklisiniz. Düşüncelerinizi bir an evvel yaşama geçirmek, gerçekleştirmek için gerekli olan mücadeleci ruhu sizde mevcut. Yükselme hırsı ise yaşamınızın temelini oluşturuyor. Antalyatravesti dostum gibi iki çıkmışsa; Sizi başkalarından ayıran iki yönünüz var. Taktik ve insan ilişkilerinde gösterdiğiniz ustalık ve beceri ile üstesinden gelemeyeceğiniz hiç bir şey yok. Uyumsuzluk ve tartışmalı konular sisteminizi hemen etkiliyor. Bu yüzden başınıza böyle bir şey geldiğinde bütün gücünüzle durumu düzeltmeye çalışıyorsunuz. Zarif bir insansınız bunun yanı sıra başkalarını da çok düşünüyorsunuz kırmamaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden çevrenizden dostlarınız hiç eksik olmuyor. Kader Çarkının diğer sayılarından daha mücadeleci bir ruha sahipsiniz ( 9’dan sonra ). Ancak yaşamın güzel zevklerinden hiç mahrum kalmıyorsunuz. İki rakamı toparlayıcılığın sayısıdır. Ruhunuzun birleştirici yönünü alevlendiriyor. Mutluluğunuzun temel koşulu ise uyum yaptığınız her şey de sanki bir sihir var. Çünkü bir kavramı ele alıp onun içini doldurmakta üstünüze yok. Başkalarının yardıma ihtiyacı olduğunda ortaya çıkıyorsunuz ama gerektiğinde hiç kimsenin yardımı olmadan işinizi kendi başınıza halledebiliyorsunuz. Diğer rakamları bir sonraki yazımda anlatacağım. Merakla bekleyin sevgiler travesti İclal.

Ciddi ol ma!

Sen hayatı ciddiye alanlardan mısın? O kadar ciddi olma bence hayat dediğin bir gün o da bugün demişler. Ciddiyet konusunda ciddi olma. Kahkahalarla gül ona, biraz aptal ol. Aptallığı ayıplama, onun da kendi güzellikleri vardır. Her ikisi birden olabilirsen, içinde aşkınlık özelliğine sahip olacaksın.

Dünya hiç olmadığı kadar ciddi oldu artık baksana her gün savaş, kan ve nefret dolu. Bu yüzden bu kadar kanser, bu kadar kalp hastalığı, bu kadar yüksek tansiyon, bu kadar delilik var. Dünya bir uca doğru fazla zorlandı. Biraz da aptal ol. Biraz gül, çocuk gibi ol. Biraz tadını çıkar, her yerde ciddi bir yüzle dolaşma. Ben sadece sizin ruh sağlığınız için yazıyorum bu yazıyı değerli travesti dostlarım hepiniz çok kıymetlisiniz ama dünyanın gidişatına uyup karamsar olmayın. Atın bir kahkaha ciddiyetin ilacı olsun. Çok düşünene kafayı fazla yoran insanlara bir bakın hepsi sonunda ya kafayı yiyor ya da insanlardan giderek uzaklaşıyorlar. Oysa hayatı ciddiye almadan sadece anı yaşayanlar ömürleri boyunca mutlu olmayı başarıyorlar. Kısacası ya aptal olmak lazım ya da umursamaz. Sen ikisi de olamam diyorsan sadece dalganı geç acılarla içine atıp kurma yıpratma kendini. Antalya ve Bursa travesti dostlar bu sözüm sizlere kafaya takmayın her şey olacağına varır. Elbet güzel günler gelecek ve biz yaşadığımız sıkıntılara gülüp geçeceğiz. Yaşamın derin bir denge olduğunu hatırla, çok derin bir denge. O zaman tam ortasında kaçabilirsin. Enerji yükselir, yukarı doğru hareket etmeye başlarsın. Bu bütün zıt kutuplar için böyle olmalıdır. Bir erkek olma ve bir kadın olma: Her ikisi de ol ki hiçbiri olmayasın. Bilge olma, aptal olma: Her ikisi de ol ki ötesine geçebilesin. Fazla ciddiyet kediyi öldürür hesabı fazla kin de sevgiyi öldürüyormuş. En sevdiğimiz insan, aynı zamanda en nefret ettiğimiz insan olabiliyormuş. Bir yandan delice özlerken diğer yandan bir o kadar da nefret edebiliyormuşuz. Ciddi olma ki hem kedi hayatta kalsın hem de sen kimseden nefret etmek zorunda kalma. Sevgilerimle travesti İclal.

Aç kalırsak ölür müyüz?

Aç kalmak korkusu hepimizin içinde yer eder. Arasız kalınca aynı zamanda aç kalacağımızı da düşünerek daha bir hırslanır, daha çok çalışırız. Sırf aç kalmamak içindir bütün çabamız gayemiz ve dünyamızı bu düstur üzerine kurarız. Oysa aç kalmak lazım bazen de tıpkı oruç tutar gibi mideyi boş bırakmalıyız. Son yıllarda yapılan açlık, oruç, fasılalı orucun etkilerini inceleyen bilim adamları vücudun ve beynin aç kalma durumuna mükemmel adapte olduğunu gösteriyor. Örneğin oruç tutmak vücudun hücrelere “yenilenme” mesajı vermesini sağlıyor. Öncelikle vücut enerji tasarrufu yapma yönünde bazı hamleler yapıyor. Vücudumuz besin çokluğunda büyüme, besin azlığında veya yokluğunda ise büyümeyi durdurarak onarım moduna geçiyor. Mesela açlıkta, vücut hali hazırda bulunan zarar görmüş ve yaşlanmış bağışıklık sistemine ait hücreleri parçalıyor. Böylece buradan enerji elde ediliyor. Diğer bir yandan hücrelerimizde zarar görmüş DNA’lar onarılmaya başlıyor. Yılda bir kez oruç tutmamız gerekirken benim tanıdığım birkaç travesti birey her ay kendine açlık diyeti hazırlayıp bu diyete harfiyen uyuyorlar. Mesela Adana travestilerinden ve İstanbul travestilerinden bir grup bu şekilde bedenleri detoks yapıyorlarmış. Denemek lazım aslında bana çok mantıklı geldi. Beyinde ise, açlık yeni beyin hücrelerinin üremesine, protein sentezini arttırarak var olan beyin hücrelerinin büyümesine ve hücrelerin birbiri ile bağlantısının güçlenmesine sebep oluyor. Bunlar aslında hafızanın güçlenmesi ve yaşlılıkta ortaya çıkan beyin hastalıklarının ortaya çıkmasını engellemesi açısından önemli. Demek ki aç kalarak çağımızın en büyük sorunu olan unutkanlık hastalığını yenmek de elimizde. Otuz yaşını geçmiş, sportif bir yaşantısı olmayan kişiler için aslında iki öğün yeterlidir. Saat on birden sonra geç bir kahvaltı ya da direk öğlen yemeği, ardından da erken bir akşam yemeği şeklinde iki öğün yemek yenebilir. Akşam 7’den sabah 11’e kadar yaklaşık 16 saat vücuda besin girmemesinden dolayı oluşan açlık sayesinde vücuda “yenilenme” mesajı verilebilecektir. Aç kalmaktan değil aşırı yemek yemekten korkmak lazım bakınsanıza dünyanın neredeyse yarısı obez olmuş durumda obezite her türlü hastalığa da kapı aralamaktadır. Sevgilerimle travesti iclal.

Merak ve insan

Merak sanırım insanlar dünyada yaşamaya başladığından beri var. Bizim en kontrol edemediğimiz duygudur merak bazen sırf bir merakımızı gidermek için ne badireler atlatırız değil mi? Mesela bir kazaya şahit oluruz kazayı daha yakından görmek be olduğunun anlamak için kendi hayatımızı bile tehlikeye atarız. Hani eskiden mahallenin meraklı komşu teyzeleri vardı. Kafalarını camdan uzatır, gelene gidene karışır, her yerde karşınıza çıkar, dedikodu yapmaya bayılırlardı. Şimdi sosyal medyada hepimiz o teyzelere benzedik. Eskiden bu kadar merak etmezdik belki çünkü o zamanlar sosyal medyada bunlara ulaşmak mümkün değildi. Peki ya şimdi? Pek çoğumuz gün içinde en iyi tanıdıklarımızdan adını o an duyduğumuz insanlara kadar merak ederek, sosyal medya hesaplarına bakmadan duramıyor, adeta herkesle ilgili bir şeyler öğrenmek için yanıp tutuşuyoruz. Tabii bu durumdan takip ettiğimiz kişinin çoğu zaman haberi bile olmuyor. Her şey gizlice olup bitiyor. Merak edenler arasında tabi siz değerli travesti bireylerde var. Sosyal medya merakı tavan yaptı. Durup dururken tanıdıklarımız bir şey paylaştı mı acaba diye onların hesaplarına girip çıkarız. Onların bu durumdan haberi bile olmaz. Peki bu durumda size ne dendiğini biliyor musunuz? Stalker Yaptığınız işe de stalklamak deniyor. Sözlükte ‘sinsice izlemek’ olarak Türkçeye çevriliyor. Ama ‘stalk’ kelimesine artına alışmak gerekiyor. Sosyal medyanın hayatımıza kattığı bu meraklı komşu teyzenin güncellenmiş versiyonu halimiz, stalker kelimesini de hayatımızın içine dahil etti. Aslında biz sinsizce izlemiyoruz sadece basit bir meraka yenik düşüyoruz ama bu yabancılar bizi tanımadığından sinsi olduğumuzu düşünmüşler. Bu stalklama konusunda en başarılı olanlar İstanbul ve Ankara travestileri sanırım çünkü büyük şehirlerde yaşayanların sosyal medyada arkadaş sayısı daha fazla oluyor. Aslında, tüm stalklamaları aynı kefeye koymamak gerekiyor. Çünkü masum olanlar ve takıntı haline getirilenler farklı kulvarlarda yer alıyor. Eğer yeni tanıştığınız bir kişiyle ilgili temel bilgileri öğrenmek istiyor ve sosyal medyaya bakıyorsanız bu çok masum bir eylem. Gittiği okul veya yaşadığı şehri öğrenmek özel hayat kategorisine girmiyor. Ancak daha fazla bilginin peşindeyseniz hiç de masum sayılmıyorsunuz. Boş verin merak iyidir yoksa birbirimizi daha yakından nasıl tanıyacağız. Meraklı günler dilerim travesti iclal.

Düzen ve kaos ilişkisi

Depresyonda yaşamak zordur bilirim ama bazı insanlar bir türlü bu durumdan kurtulamazlar. Evimiz ruhumuzu yansıtan bize ait bir yedir. Ruh sağlığımız evimize ve hatta eşyalarımıza yansır. Obsesif kişilerin evleri çamaşır suyu kokar ya da eşyalar simetrik şekilde dururlar, doğal olan ve akan hiçbir şey yoktur. Evin aslında senin bedenindir bir nevi sensin yani. Düzensiz insanların hayatına bakın hep bir kaos yaşarlar. Çinlilerin sağlıklı yaşam için yerleşim sanatı Feng Shui’dir. Yeni bir ev alırken, bozuk enerjili bir evi düzenlerken, yeni bir eşya alırken, sağlıklı ve huzurlu yaşam için kullanırlar. Bu sanatın Türkçe karşılığı rüzgar ve sudur. Benim tanıdığım pek çok travesti bireyde evini bu sanata göre döşeyip mutluluğa kapı açmışlardır. Bu sanatın kurallarına göre evimizde 5 element uyum içinde olmalıdır.‪Toprak, metal, ‪su, ağaç, ateş Eğer bu elementlerden biri fazlaysa ya da azsa o evde sorun vardır. Elementler için her odanızı kontrol edebilir ve sonrasında gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz. Seramik eşyalar, kare ve dikdörtgen formlar, sarının tonları, manzara resimleri sadakat, sorumluluk, sabır ve dengeyi temsil ederken, paslanmaz çelik, bakır, gümüş, alüminyum, mermer granit eşyalar, doğal kristaller, beyaz ve metalik gri, daire ve oval şekiller maddi başarıyı ve düşünce netliğini ifade eder. Su ile ilgili her türlü dekor akvaryumlar, cam, ayna vb eşyalar, asimetrik şekiller, siyah, koyu mavi, gri bilgelik ve duyguları ifade eder. Ahşap olan her şey (masa, sandalye), yeşilin her tonu, bitkiler ve bitki resimleri (perde, örtü de dahil) aile bağlarını, yeni fikirleri ve yeni başlangıçları temsil eder. Yeni bir başlangıç yapmaya karar veren Antalya travestilerinden Bade ahşabı evinin gereken bütün köşelerinde kullanmış gerçi ben henüz yaz gelmediği için onu ziyaret edemedim ama en kısa zamanda yeni evini görmek için sabırsızlanıyorum. Lambalar, mum, şömine, tütsü, yün, kürk, tüylü halılar, üçgen, piramit, koni, kırmızının her tonu ün, şöhret, başarıyı temsil eder. Bolca mum yakın bu gece başarı size gelsin değil mi? Sevgilerimle travesti İclal.

Güzel olmak uğruna

İnsanoğlu dünyaya atıldığı günden beri bir arışın ortasında buldu kendini özellikle de kadınların en güzel olma hevesi yüzünden sağlıklarıyla oynaması korkunç bir durum oldu. Her yıl binlerce insan internetten aldığı ürünler yüzünden ya sağlığından oluyor ya da ölüyor. Ben de hazır yaz gelmek üzereyken travesti bireyler bu ürünlerin güvenilmeyen yerlerden alınmaması gerektiği konusuna değineceğim. Daha çok internet ortamında pazarlanan bu ilaç ve çayların içeriklerinin ne olduğu meçhuldür. Güzel ve fit görünmek evet hepimizin hakkı ama bunu bilinçli yapmak kendi sağlığımızı tehlikeye atmamak da gerekiyor. Dünya üzerinde neredeyse bir milyondan fazla insan güvenilir olmayan ortamlardan aldığı zayıflatıcı ilaçlar yüzünden maalesef aramızdan ayrılıyorlar. Zayıflama haplarının yüzde doksanı Tarım Bakanlığından onay almaktadır. Sağlık bakanlığından onay alınmadığından içerikleri çok bilinmemektedir. Özellikle metobolizmayı hızlandırıcı etkileri vardır. Bu tarz içerikler kalp, tansiyon, çarpıntı yapabilir. Zayıflama hapları içeriklerindeki maddeler sayesinde, bağırsakları çalıştırırken aynı zamanda vücudun anlamadan birtakım vitamin değerlerinin eksilmesine yol açarlar. Sonuç olarak da birçok hastalığın temelinin atılmasına sebep olabilirler. Hormonel sistemi bozabilen içeriklerde mevcuttur. Bilinçsizce kullanılan bu zayıflama haplarının zararları arasında belli başlı ana rahatsızlıklar bunlardır. Zayıflama haplarının zararlarının ölüme kadar yol açabilmelerinde rol alan etken maddelerden en son tespit edileni, “Sibutramin’dir”. Sibutramin kilo vermek için desteklenen ve obezite tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Tek başına bile kalp hızı ve tansiyonu inanılmaz etkilerken, bu maddeyi farklı maddeler ile birleştirerek zayıflama hapı adı altında satışa sunulması cinayettir diyebiliriz. O zaman bir cinayete ortak olmamak adına bu ilaçlardan uzak durmamız gerekir. İstanbul Avcılar’da yaşayan bir travestinin bire bir yaşadığı olayı anlatayım sizlere sanırım internette reklamı çokça yapılan bir siteden güvenilir diyerek aldığı ilaç onu zehirlemiş neyse ki ev arkadaşı olan Bahçelievler travestilerinden bir dostu onu tam zamanında hastaneye yetiştirmiş ve şimdi hala sağlığının yerine gelmesini bekliyor. Aman ha sakın birden bire kilo vereyim yaz gelmeden fit olayım diye siz de aynı hataya düşmeyin. Önce sağlık lütfen dostlarım kendinize iyi bakın sağlıkla kalın travesti İclal.

Cemre gibi düş

Şu cemre gerçekten düşen bir şey mi şahsen ben çok merak ediyorum. Eminim benim gibi siz değerli travesti dostlar da merak ediyorsunuzdur. Baharın müjdecisi olarak bilinen cemre önce havaya sonra suya en son olarak da toprağa düşerek havaların ısınmasını sağlıyor. Arapça’da kor durumunda ateş anlamına gelen ve baharın müjdecisi olarak bilinen cemrelerin ilki 20 Şubat’ta havaya düştü. 20 Şubat’ta ilk cemre havaya düşer ve havadaki bütün kışı yere indirir. 27 Şubat’ta ikinci cemre suya düşer ve suları ısıtır, buzları çözer. 6 Martta üçüncü cemre toprağa düşer ve toprağı ısıtır, ilk kır çiçeklerinin çıkartır. Cemrelerin düşmesi, Kasım Günlerinden Hızır Günlerine, bir başka ifadeyle kıştan bahara geçisin sembollerinden biridir. Halk takvimine göre, Kasım Günlerinin 100. günü yani miladi takvimde 15 Şubat geldiğinde artık kış hükmünü kaybetmeye başlar. Bunu halk ‘Geldik yüze, çıktık düze’ şeklinde ifade eder. Halk takvimine ve inanışına göre bu tarihten 5 gün sonra cemreler düşmeye başlar. Şubat dört yılda bir 29 çektiği ve o da bu yıla rastladığı için 2013, 2014 ve 2015 yıllarında Cemre toprağa 6 Mart’ta düşmüşken bu yıl 5 Mart’ta düşecektir. Tabiatı gözlemleyen halkın bu konuda birçok atasözü ürettiğini biliyoruz. Bunlardan en çok kullanılanını yıllar önce Adana travestilerinden bir dostumdan öğrenmiştim bende bilmeyenler için buradan yazıyorum. “Ağustos soğuya soğuya kışı getirir, Şubat ılıya ılıya yazı getirir” böyle atasözlerinin cemrelerle başlayan ısınmaya yönelik bir gözlemin sonucu olduğunu söylemek lazım gelmektedir. Üçüncü cemreden iki hafta sonra yani 134 Kasımda ve Miladi takvime göre 21 Marta denk gelen ‘Mart Dokuzu’ yani ‘Nevruz’ gelir. Geceyle gündüzün eşitlendiği bu günden sonra gündüzler uzamaya başlar ama yaz için biraz daha beklemek gerekir. Halk, ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ diyerek cemrelerin yaz için yeterli olmadığını gözleme dayalı olarak ifade eder. ‘İstersen yazı, bekle hıdırellezi’ atasözü veya ‘Mayıs ayı gelende dağlarda kar olur mu?’ türküsü halkın tabiata yönelik bu gözleminin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Nitekim bizim ‘bahar bayramı’ olarak tanıdığımız  hıdırellez, aslında halk takviminde cemrelerin düşüşünden başlayarak kışın ve eski yılın bitişinin, yazın ve yeni yılın gelişinin kutlanmasıdır. Hayat bu bizlere ne getireceği belli olmaz. Hepinize cemre sıcaklığında bir yaşam dilerim travesti İclal.