Aylık arşivler: Ağustos 2016

Bilgelik yolunda ilerlemek

dervis

İnsanın kendini aşmasıdır bilgelik fakat herkes bunu başaramaz. Öncelikle kendinden başka her şeyi düşünmen gerekir. Bir çiçeği, bir ağacı hatta bir kuru dalı bile sevmeyi öğrenmelisin. Cansız varlıklara bile saygı duymayı öğrendiğinde sen artık bir bilge olmuşsundur ama bilge olduğunda bilemeyeceğin tek şey bilge olduğundur çünkü hiçbir bilge kendini diğer insanlardan üstün göremez. Onun yaradılışında sadece sevmek, affetmek ve mazur görmek vardır. Eski zamanların birinde yeni yetme bir genç bir bilgeye gider ve onun öğrencisi olmak istediğini ona benzemek istediğini söyler. Bilge gence dönüp bu yolun zor ve eziyet verici olduğunu yarı yoldan dönmenin de zor olacağından bahseder. Genç ısrar eder ve bilge sonunda bu öğrenciyi eğitmeye karar verir. Bilge de ona manevi yoldaki ilk görevini verdi: Gence en az bir yıl boyunca sana hakaret eden seninle dalga geçen seni küçümseyen herkese gülerek bir lira vermenin istiyorum der. Genç kabul eder ve başlarda çok zorlansa da bir yılın sonunda bu zor görevin üstesinden gelip ustasından koca bir aferin alır. Bilge gence bu sınavdan sonra ikinci görevini verir. -”Önce şehre git ve bana biraz yiyecek al…” dedi bilge…Genç yanından ayrılır ayrılmaz, bilge dilenci kıyafetine bürünüp, sadece kendisinin bildiği kısa bir yoldan gençten önce şehre ulaştı… Gencin geçeceği yola oturdu, onu beklemeye başladı…Bir süre sonra genç göründü… Tam yanından geçerken, dilenci görünümündeki bilge ona hakaret etmeye başladı… Başkalarının duyacağı kadar yüksek sesle, onun ne kadar aptal göründüğünü söyledi… Fakat gençte hiçbir öfke işareti yoktu. Tam aksine,-”Ne kadar harika…” diye karşılık verdi genç sakin bir şekilde.-”Tam bir yıl bana hakaret eden herkese para ödemek zorunda kaldım. Şimdi tek kuruş ödemek zorunda değilim…”Bunun üzerine bilge üzerindeki dilenci kıyafetini çıkardı ve gence dönerek şöyle dedi.-”Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir. ” Evet genç bilgelik yolunda ilk adımı atmıştı ama daha önünde binlerce sınav vardı. Belki bizler Aslı’nın ( Adana travestileri ) dediği gibi o kadar geniş yürekli olamayız ama en azından etrafımızdaki insanları takmadan, onlara aldırış etmeden yaşamayı öğrenebiliriz. Bunu başarabilenler hayatlarının sonuna kadar mutlu mesut yaşayacaklardır. Şimdi senin de karar vermen gerekiyor bilgelik yolunda ilk adımı atıp mutlu olmak mı, herkesi her şeyi kafaya takıp hayatı kendine zehir etmek mi? Seçim senin insan zaten seçimlerinden doğarmış. Yeniden doğmayı beklemeyin. Sevgilerimle İclal.

Sihirli cümleler

si

Olumlu düşünmek insanı olumlu olmaya götürür. Hayatı kötü kabul edip düşüncelerinizde olumsuz olmayı seçerseniz hayatın tüm zorlukları karşınıza çıkacaktır. Ruh halinizin iyi olmasını istiyorsanız düşüncelerinizi kelimelere dökün ve onları olabilecek en yüksek seviyeye çıkarın. Olumlamalar kendini geliştirmenin kanıtlanmış bir yöntemidir çünkü beynimizin yeni bir şekilde çalışmasını sağlarlar ve insanların hayatını değiştirebilirler. Bilimsel kanıtlar da kendinle pozitif konuşmanın beyinde değişiklikler yarattığını doğrulamaktadır. En güzel olumlama cümlesi ben büyük işleri başarabilirim cümlesidir. Bu cümleyi sıklıkla tekrar ettiğinizde başarmanın en zor kısmını atlatmış olursunuz. İkinci cümleniz ise ben mutluyum enerji doluyum bugün benim günüm olacak olsun. Neşe sizin içinizden gelir, dışarıdan değil. Ayrıca uyanır uyanmaz başlar. Dolayısıyla sabah kalktığınızda bu olumlamayı tekrarlamayı alışkanlık haline getirin. Öncelikle kendinizi kendiniz sevmelisiniz başkalarından sevgi beklemeniz için birinci kural kendinizi sevmeniz olmalıdır. Kendini sevmek, sevmenin en saf ve yüksek şeklidir. Kendinizi sevdiğinizde otomatik olarak kendinizi kabullenmeye ve kendinize saygı duymaya başlarsınız. Eğer yaptığınız şeylere özgüven duyar ve bunlardan gururlanırsanız kendinizde yeni bir ışık göreceksiniz. Böylece daha büyük ve güzel şeyler yapmak için cesaretiniz olur ve ilham alırsınız. Sağlıklı bir vücut sağlıklı bir zihin ve ruhla başlar. Bunlardan herhangi biri olumsuz duygulardan zarar görürse, diğerleri de etkilenir. Hastalığın ve sağlığın bir numaralı kaynağı sizsiniz. Dünyadaki tüm sorunlara bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde size gelmeleri için verdiğiniz izni geri alabilirsiniz Hastalıklarınızı ve kusurlarınızı fethedebilir, her gün yenmeye devam edebilirsiniz. Pozitif olumlamalar hakkında sıklıkla yazı yazıyorum çünkü gerçekten düşüncenin gücüne inanıyorum tıpkı Bade gibi( Ankara travestileri ) Her şeyin başı inanmak inanarak insan kendini çok mutlu veya mutsuz edebilir. Düşünmek basit bir eylem gibi görünse de aslında altında yatan gerçek bilinçaltını kodlamaktır. Bir bilgisayar programı gibi kendinizi olumlu programlamalısınız ki hayat size dikenleri yerine güllerini sunsun. Her yeni gün yeni bir başlangıç sunar ve etrafınızdakiler üzerinde bir etki bırakır. Bu günü istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz çünkü hayatınızın mimarı sizsiniz. Eğer gününüze olumlu bir düşünceyle başlarsanız gününüzü mükemmele dönüştürebilirsiniz. Sevgilerimle İclal.

Hayatı kullanma kılavuzu

resim

Bu dünyadan isteklerimiz hiçbir zaman bitmez. Neyi elde etsek yetinmek yerine hep daha fazlasına göz dikeriz. Mutlu olmak, değerli olmak, sevilmek sayılmak gibi isteklerimiz hiç de boş istekler değildir insanın mayasında vardır. Pozitif düşünce, Çekim yasası, Olumlama, Kuantum düşünce tekniği… İsteklerimizi tezahür ettirmek için kullanabileceğimiz birçok başlık var. Madem istekte bulanacağız küçük olanlarla başlayalım. Onların gerçekleşme ihtimali daha fazla olduğu için küçük mutluluklar kazanırız. Hiç bir şey başarının kendisinden daha başarılı bir etki bırakmaz zihninin üzerinde. Başarı ise hayatına yeni başarıları çeker. Böylece başlangıç adımın kolay netice verir ve daha da büyük isteklerinin gerçekleşeceğine inanır. Şimdiki zamanda istemek tek doğru kuraldır. “Ben sağlıklıyım”, “Ben zenginim”, Benim mükemmel bir ilişkim var”, Ben sevdiğim bir ortamda, sevdiğim işi yapıyorum” gibi cümleler olmalı. “…olacak”, “…sevecek” sonu belirsiz biten cümlelerden uzak dur. Aksi takdirde sadece isteme durumunu istemiş olursun ki, bu da sana sürekli isteme halinden başka bir şey getirmez. Kesin cümleler kurmalısın yani öyle dilekle istekle biten cümleler değil önce sen inanmalısın ki evren de inansın. Bu konuda yazılmış pek çok kitap var ben en çok Bodrum travestilerinden Jale’nin yazdığı kitabı öneriyorum. Hem bizden biri hem de bu konunu gerçekten ustası ben ona gülümseyen, gülümseten dost diyorum. Olumsuz ekler içeren cümlelerden kendini arındır. Engel olmaya çalıştığın şeyleri andıkça onları da hayatına çekiverirsin. Enerjini sahip olmak istemediklerine değil, sahip olmak istediklerine yönlendir. Unutma korkular, korktuklarını hayatına çeker. “ hasta olmak istemiyorum” dediğin an hastalığı çekersin. Ağzından dökülen kelimelerin bilincinde ol. “Ben sağlıklıyım!” de. Kendinin söylemekten çekindiğin şeyleri başkalarından duymak için boşuna beklersin. Bu yüzden ben değerliyim çünkü öyle hissediyorum kimse inanmasa bile ben başarılıyım. Bir şeyi var etmemeyi değil, bir şeyi var etmeyi becerebiliyorsun. Bu yüzden sadece var etmek istediklerine odaklan, var etmek istemediklerine odaklandıkça içini korkuyla doldurursun. Formüllerin kısa, öz, net ve kesin olsun. İsteklerini ne kadar doğru iletirsen, karşılığını o kadar doğru alırsın. Kısa ve öz formüller üretirken, isteğin üzerinde düşünmek zorunda kalırsın ve bu sayede onun özüne inebilirsin. İsteğinin özüne inmek onun gerçekleşme süresini hızlandırır. Kolay gelsin umudunuzu kaybetmeyin bir gün her şey istediğiniz gibi olacak sevgiler İclal.

Stresle savaş

stresss

Stressiz bir insan yoktur. Çünkü insanlar çevrede olup bitenlere tepki verirler. Eğer stres hiç yoksa kişi tepki veremez. Çünkü enerjisi yoktur. Bu da ölüm demektir. Bu yüzden stres hayatın bir parçası olarak kabul edilmektedir. Bunun tam tersi bir durumda, yani aşırı streste de insan yaşayamaz. Çünkü aşırı bir şekilde enerjisini sarf etmektedir. Bu yüzden olması gereken düzeyde stres olmalıdır. Stres zihnimizi ve fiziksel gücümüzü azaltabilir. Hayata negatif yönüyle bakar, karamsar bir ruh hali alırız. Bu stresin olumsuz tarafıdır. Olumlu stres ise, amaca ulaşırken kendi potansiyelimizi yeterince kullanmamızı ve bu doyumu hissetmemizi sağlar. Bu yüzden kendimiz için yoğun ve uzun olmamak koşuluyla bir miktar strese ihtiyacımız vardır. Stres hakkında hepimiz bir şeyler biliriz bu yüzden stresle savaşmanın yollarını da öğrenmemiz gerekir. Size bu konuyla ilgili Ankara travestilerinden Bade’den duyduğum gerçek bir hikaye anlatmak istiyorum. Bir profesör stres hakkında öğrencilerine bilgi aktarırken eline masanın üzerinden bulunan su dolu bardağı aldı ve öğrencilerine bu bardağın ağırlığını bilmelerini söyledi. Öğrenciler bardağın ağırlığı için yüz gram, yüz elli gram gibi değerler söylediler. Profesör ise hepsine yanlış diyerek cevap verdi. Profesör öğrencilerine bardağın gerçek ağırlığının hiçbir önemi olmadığını o bardağı elinde ne kadar tutarsa o kadar ağırlaşacağını anlatarak açıklama yaptı. Eğer bir dakikalığına tutarsam, problem yok. Bir saatliğine tutarsam, sağ kolumda bir ağrı oluşacaktır. Bir gün boyunca tutarsam, ambulans çağırmak zorunda kalırsınız. Ağırlığı aynıdır ama ne kadar uzun tutarsanız o kadar ağır gelir size. Eğer sıkıntılarımızı her zaman taşırsak, er ya da geç taşıyamaz duruma geliriz, yükler gittikçe artarak daha ağır gelmeye başlar. Yapmanız gereken bardağı yere bırakıp bir süre dinlenmek ve daha sonra tekrar tutup kaldırmaktır. Yükümüzü arada bırakmalı tekrar tazelenip dinlendikten sonra yolumuza devam etmeliyiz. İşten eve döndüğünüzde, iş sıkıntınızı dışarıda bırakın. Evinize taşımayın. Yarın tekrar alıp taşıyabilirsiniz. Stres işte böyle bir şey onu sürekli aklınızda tutarsanız sizi yormaya üzmeye başlar hatta hasta bile eder. Stresle savaşmayı örenmelisiniz sevgilerimle İclal.