Aylık arşivler: Eylül 2016

Ruh eşinizi bulma yolları

ru

Ruh eşinizi bulmak için doğru soruları doğru kişiye sormanız gereklidir. “O benim ruh eşim.” Bu lafı şimdiye kadar çevrenizdeki birilerinden duymuş olma ihtimaliniz çok yüksek. Belki de siz de zamanında birileri için aynı cümleyi kullandınız ama işler beklediğiniz gibi gitmedi ve ayrıldınız. Demek ki doğru insan değilmiş dediniz, üzüldünüz, ağladınız ama yolunuza devam ettiniz. Ama belki de kalp kırıklıklarınız yüzünden yine aynı hatayı yapmaktan, yine yanlış kişiye “ruh eşim” yakıştırması yapmaktan korkuyorsunuz. Ya da şu an biriyle berabersiniz ama doğru insan olup olmadığı konusunda kafanız epey karışık. Peki gerçekten birinin “ruh eşiniz” olduğundan, “o” insan olduğundan nasıl emin olabilirsiniz. ? Hani filmlerde derler ya; “Sen de benim düşündüğümü mü düşünüyorsun?” Biz de genelde anlam veremeyiz karşı tarafın kafasındakileri nasıl okuyabildiklerine. İşte bu tam olarak ruh eşlerinin arasında olan durumun ta kendisidir. Kısacası ruh eşim dediğiniz insanla aranızda bir nevi telepatik güç varsa, gözlerine baktığınızda ne hissettiğini, ne söylemek istediğini şıp diye anlayabiliyorsanız doğru yoldasınız. Kavgalar ilişkilerin tuzu biberi. Ruh eşi olduğunu düşündüğü kişi ile mutsuz bir birliktelik yaşayan Bade ( Ankara travestileri ) en son ayrıldı ama işin doğrusu daha mutsuz oldu çünkü birlikte olduğu kişi hiçbir konuda anlaşamasalar bile onun bu dünyadaki ruh eşiydi. Bazen ruh eşiniz en çok ikiliğe ayrılığa düştüğünüz kişi olabilir bu o kadar da imkansız bir durum değildir. Aynı şeyleri hissetmek aynı şeyleri yapacaksınız anlamına gelmiyor. Ama hiçbirimiz kavga etmeyelim, her şeyde anlaşalım, pembe panjurlu evimizde Polyanna Polyanna takılalım istiyoruz. Size bir haber verelim, ruh eşinizi bulsanız bile bu durum başınıza gelmeyecek. Çünkü kimse mükemmel değil. Ruh eşi denince aklınıza kusursuz bir adam/kadın gelmesin. Elbette ki belli konularda anlaşmazlığa düşecek, tartışmalar yaşayacaksınız. Kısacası “Beni öldürmeyen şey güçlendirir” mottosu ruh eşleri arasındaki ilişki için geçerli. Hani ilkokul, lise arkadaşlarının bir anda evlendiğini duyuyor, görüyoruz ve “Nasıl oluyor bu abi?” diyoruz ya işte ruh eşliği durumunda bu durumun pek yadırganacak, anlaşılamayacak bir şey olduğu ortaya çıkıyor. Neden derseniz, birbirlerine zamanında hiç o gözle bakmayan insanlar yıllar sonra yeniden karşılaştığında aynı anda sanki bir sihirli değnek değmişçesine birbirlerine aşık olabiliyorlar ve bunun da tek bir açıklaması var: Ruh eşini bulmak. Herkese ruh eşini bulma yolunda başarılar dilerim İclal.

Cam tavan

doga

İnsan için imkansız olan şeyler elbette vardır ama sanırım imkansız olmayanların yanında isimlerini anmaya bile gerek yoktur çünkü insan gerçekten istediği zaman dilediği her şeyi yapabilir. Bazı şeyleri imkansız yapan tek şey onların imkansız olduğuna olduğumuz inancımızdır inancımızı değiştirdiğimizde imkansızı başarmış olacağız. Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar. Bu gerçekliği bilim adamları yaptıkları bir deneyle ispat etmişlerdir bu deneye pire deneyi adını vermişler. Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler.Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret edemezler. Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı hayat dersine sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama kaçamazlar. Engel denilen şey zihnimize bir kere yerleştikten sonra o engeli oradan kaldırmak imkansız hale gelir hatta hayatta kafasını hiç cama vurmamış olan yeni doğan pireler bile öğrendikleri gibi yaşadıklarından hayatları boyunca hep sadece otuz santim yükseğe zıplayacaklardır tabi bu sadece cam fanus deneyini yaşayan pireler ve onların soyu için geçerli olacaktır özgür pireler hala istedikleri kadar zıplayabilirler. Bade  ( Ankara travestileri ) kendine özgür pire adını takmış bu deneyi okuduktan sonra ve diyor ki kafam defalarca o cama çarpsaydı bile ben yükseğe zıplama istediğimden vazgeçmezdim. Umarım siz de vazgeçmezsiniz. İmkansızları başarmaya hazır olun sevgiler İclal.

Laktoz nedir?

lak

Özellikle kadınların süt ürünlerini daha fazla tüketmesi gerektiği bilinen bir gerçektir. Süt ürünleri orta yaş sonrası kadınların kemik erimesine karşı kullanabileceği en önemli silahıdır fakat süt ürünleri tüketirken sütün içerdiği laktozu da hesaba katmak zararlarını bilmek gerekir. Nedir bu Laktoz neler yapıyor insan vücuduna şimdi ona bir bakalım. Süt ve süt ürünlerini tükettikten sonra şişkinlik, gaz, bulantı, kramp ve ishal gibi yakınmalar ortaya çıkıyorsa, sütte bulunan laktoz şekerini sindiremiyor olabilirsiniz. Bilimsel araştırmalar, dünya nüfusunun yüzde 70’inin bu sorunları yaşadığını gösteriyor. Anne karnından çıktığımız andan itibaren aldığımız ilk besin olan süt, başta gelişme çağındaki çocuklar, hamileler, emzirenler ve yaşlılar olmak üzere 7’den 70’e herkesin vücudu için gerekli olan bütün besinleri dengeli olarak içinde bulunduran, vazgeçilmez bir besin kaynağı… Kalsiyum deposu olarak kabul edilen süt aynı zamanda A vitamini, D vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B9 vitamini, B6 ve B12 vitaminleri içeriyor. Süt genel olarak kemikleri güçlendirmek ve kemik gelişimine yardımcı olması için tüketilse de bunun dışında antioksidan etkisi, sindirime yardımcı olması, gut hastalığı riskini düşürmesi gibi diğer faydaları da bulunuyor. Sütün faydaları saymakla bitmez mesela cilt için çok gerekli yaşlanmayı geciktiriyor. Ciltteki yıpranmaları önlüyor. Beynin ihtiyacı olan enerjiyi sağlıyor her sabah ve her gece düzenli olarak süt içen Ayça ( Ankara travestileri ) güzelliğine düzenli içtiği süte ve doğal peynire bağlıyor. Gelelim laktoza sütün içinde doğal olarak şeker bulunur. Bu şekere laktoz denir. Sütten alınan laktoz, bağırsaktan salgılanan bir enzim olan laktaz tarafından sindirilebilir. Vücuttaki laktaz enzimi bebeklikteki 24’üncü aydan itibaren azalmaya başlar. Laktaz enziminin eksik salgılanması ya da hiç olmaması durumunda süte karşı hassasiyet yani laktoz intoleransı meydana gelir. Kullanılan süt ürününün miktarı ve çeşidi, laktoz intoleransının belirtisini ve klinik bulgusunu değiştiriyor. Burada laktaz enzim aktivitesinin durumu önem taşıyor. Eğer çok düşük olmayan laktaz enzimi var ise kişiler süt ürünlerini daha kolay hazmedebiliyor. Özellikle yoğurt, fermente süt ürünü olması nedeniyle bu kişilerin daha rahat tüketebileceği bir besin… Laktaz enzimi aktivitesi yoksa veya çok düşük seviyede ise tüketilen süt ürünü içerisindeki laktoz, sıvı-elektrolit dengesinin bozulmasına neden oluyor. Bu durumda kişide gaz, bulantı, şişkinlik, ishal ve kramp gibi durumlar görülüyor. Süt ürünleri tüketmeden önce laktoza karşı intoleransımızın olup olmadığını çok basit bir laboratuar testiyle öğrenebiliriz. Sonradan yakınacağımıza baştan önlemleri almak en doğrusu olacaktır. Sevgilerimle İclal.