Aylık arşivler: Ekim 2016

Beyninde yer aç

b

Beynimizi gereksiz bilgilerle o kadar çok dolduruyoruz ki gün geliyor artık yeni bilgi eklenecek yeri kalmıyor. Sürekli eşya doldurduğunuz odanızın halini göz önüne getirin bir süre sonra o oda da size bile yer kalmaz. Bazı eşyaları atmadan yolunuza devam edemezsiniz. Beyinde bir süre sonra bu verileri sindirecek zaman bulamadığından algı bozuklukları ve unutkanlık başlar; çünkü beynin alma kapasitesi dolduğundan otomatik olarak kendini kapatır ve gerekli gereksiz her şeyi silmeye başlar. Meditasyon, beynimize ihtiyacı olan boş yeri açmamızı sağlar. Beyindeki gereksiz bilgilerden meditasyon sayesinde kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Meditasyon farkındalık bilincinin geliştirilmesinin en iyi yoludur. Geçmişin ve geleceğin kaybolduğu andır. Meditasyonda sadece ‘şimdi’ vardır. Meditasyon sayesinde yapılan işte veya yaşanan hayatta ana odaklanılır. İç uzayına dalan kişi psikolojik zamanın ötesine geçer. Konsantrasyondan farklı olarak meditasyon esnasında odaklanmak adına çaba sarf edilmez. Zihin farkındalık bilincini otomatik olarak geliştirir. Aslında farkında olarak yaptığınız her şey meditasyondur.  İşte bu yüzden koşmak veya yürümek de bir tür meditasyondur. Gülün dans edin; ama farkında olun!peki meditasyon nasıl yapılmalıdır bu konuda uzman olan İstanbul travestilerinden Ayça kısa bir şeklide anlattı ben de aklımda kalanı siz değerli travesti bireyler için yazıyorum. Bunu uygulayın ve beyninizde çöp taşımaktan kurtulun. Klasik bir meditasyonda kişi minimum 20 dakika gözleri kapalı şekilde oturur. Oturma pozisyonu rahat olmalıdır ve kişi dik durmalıdır. Dik oturulmasındaki amaç omuriliği dik tutmak ve bu sayede diyafram nefesini daha iyi kullanmaktır. Aynı zamanda vücuttaki enerji akışı da dengelenmiş olur. 20 dakika boyunca bu pozisyon bozulmamalıdır. Vücutta hareket yoksa zihinde de hareket yoktur. Meditasyona ilk başlandığında kaşıntıların ve sallanmaların olması gayet doğaldır. Zihin kurduğu düzenin bozulmaması adına bu tip oyunlar oynayacaktır. Aslolan bunlara takılıp kalmamak ve meditasyonunuzun 20 dakikadan önce bitmesine izin vermemektir. Meditasyon, vasıtasıyla alt bilincimize ulaşırız. Bu sayede bastırdığımız duygularımız, düşüncelerimiz ve streslerimiz birer birer yüzeye çıkarak kaybolurlar. Kendi iç yolculuğumuzda tüm hücrelerimizle ve dokularımızla iletişim kurabilir hale geliriz. Bu sayede hastalıklarımızın farkına varabilir ve içimizde var olan iyileştirme gücünü kullanabiliriz. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Göbek derdine son

Zayıf olmak fit görünmek herkesin idealidir ama zayıfken bile ortaya çıkan o ayva göbeklerimiz yok mu bizi deli eder. Giydiğimiz kıyafetten dışarı fırlayan canımızı sıkan göbekleri eritmenin yolu var. Tabi bu yazıyı okuyup uygularsanız bunu öğrenebilirisiniz. Bu yazıyı gönderdiğim birkaç travesti birey uygulama sonuçlarından çok memnun kalmışlar biz de denemeden kimseye bir şey önermek yok. Sağlamcıyız yani Antalya travestilerinden Ayaz sen de o minnacık göbeğinden bu sayede kurtulabilirsin eğer istersen yok benim sevgilim göbek seviyor diyenler yazıyı kale almasınlar. Bazen karnınızın şiştiğini, kaslarınızın esnekliğini yitirdiğini ve gevşediklerini hissedersiniz. Ne kadar zayıf olursanız olun şişkinlik oradadır ve ondan kurtulmak, karnınızın düzleşmesini sağlamak için ne yapacağınızı bilemezsiniz. Unutmayın ki kadınlarda, bu bölgede yağ toplanması normaldir. Bunlar, genellikle egzersize karşı dirençli olan yağ depolarıdır. Eminiz başınıza gelmiştir, sabahları düz görünen karnınız gün içinde giderek şişer, özellikle yemeklerden sonra iyice büyük hale gelir. Özellikle akşam bir davete gideceksem o gün boyunca yemek bile yemediğimi biliyorum sırf karnım çıkacak diye ama sonuç akşam yine şişmiş bir karın beni bekliyor. Peki bu neden olur? En büyük neden hareketsiz bir yaşam biçimi sürmektir. Bunun dışında yediklerinizin de etkisi büyüktür. Gazlı içecekler, marul ya da bakliyatlar gibi bazı yiyecekler şişkinliğe neden olur. Bu limonata, sadece karnınızdaki şişkinliği azaltmakla kalmaz, vücudunuzun bu zorlu bölgesinden kilo vermenizi de sağlar. Zencefil, çok iyi bir iltihap sökücüdür ve gingerol denilen harika bir madde içerir. Bu madde, bağırsakları ve karnı etkinleştirir, sindirime yardımcı olur, gazı ve ödemi önler, ayrıca yağ yakımını hızlandırır. Limon, yiyeceklerin daha kolay bölünmesini ve besinlerin rahatça emilmesini sağlayarak sindirime yardımcı olan askorbik asit içerir. Ayrıca, içerdiği pepsin de yağ yakımını hızlandırarak proteinlerden daha fazla yararlanmanıza yardımcı olur. Bir başka deyişle, limonda bulunan asit beslenmenize olumlu etki yapacaktır. Limon, sizi tatmin eder, gazı önler ve yağ yakar. Metabolizmayı uyarmak için birebirdir. Zencefil ve limon karışımı iyi bir gaz atıcıdır asitli diye limondan uzak duranlar tekrar düşünseniz iyi olur işin ucunda düz bir karın var. Hadi o zaman limon ve zencefil almaya pazara kolay gelsin sevgiler İclal.

Burçların kötü yanları

bu

Günlük burç yorumlarını takip edenler bilirler bu yorumlarda hep güzel şeyler yazar. Mesela hiç bugün kötü gününüz başınıza felaketler gelecek yazmaz ya da ne bileyim şu huyunuz çok kötü demezler. Oysa her burcun iyi yanları olduğu gibi kötü yanları da vardır. Şimdi ben bu kötü yanlardan bahsetmek istiyorum ama lütfen hiçbir travesti birey yazdıklarımdan alınmasın. Kimse mükemmel değildir. Yazdıklarım sizi kapsamayabilir ben sadece genel bir alıntı yapacağım. Klişe yorumlardan sıkılan Antalya travestilerinden Bade neydi senin burcun bak bakalım ne yazmışım ama okuyunca bana kızma anlaştık mı? Zodyak’ın 12 burcunu bu sefer en korkutucu yönleri ile ele aldım. Bu yüzden kendi burcunuzu okumayı “es geçebilirsiniz”. İşte burçların en korkutucu astrolojik özellikleri…ilk sıra tabi ki koç burcunun,egonun krallığına hoş geldiniz! Her şeyi ben bilirim tavrıyla birlikte sürekli en önde olmayı arzu eder. Kadını ya da erkeği fark etmez, ikisi de ukalalık konusunda sınır tanımaz. Anlattıklarına da güven olmaz, çünkü bire on katar. Yalancılar demiyorum yanlış anlaşılmasın ama hakikaten sizce de fazla abartmıyor musunuz? İkinci sırada mayıs ayının gülleri Boğa burcundan olanlar var. İğneyi kendime batırayım önce çuvaldızı size batırırım. Burçların en hımbılı üstelik en materyalisti! Hem bedenen,  hem de kafa yönünden ağır olabilir. Harekete geçmesi zaman aldığından karşısındaki çıldırtabilir. Boğazına çok düşkündür;  dikkat edin sizi bile yiyebilir. İkizler hani şu çift karakterleri ile bilinenler, tatlı dilli bir yılan! Kişilik bölünmesi, döneklik ne ararsanız var. Güzel sözlerle sizi sonsuza kadar oyalayabilir. Fikirleri çok sık değiştiğinden ona güvenerek adım atmanız zordur.  Sizi bir kere yakaladı mı bırakmaz, çenesi ile saatlerce esir alabilir. Yengeçler, sessiz ve duygusal  görünürler ancak o kadar da içten değildirler. Bir işi yapıyor gibi görünüp tembellik yapmaya bayılırlar. Bitmek bilmeyen ruhsal problemlerine ek olarak bazen çok saf davranıp başlarını belaya sokabilirler. Aslan gibi aslanlar sizi de es geçmeyeceğim. Küçük dağları ben yarattım” havası hiç geçmez! Kusursuz olduğunu sanır ve çevresindeki her şeyin kusursuz olması için kendisini paralar. Eleştiriyi kaldıramazlar. Despot ve anlayışsız tavırları insanı hayattan soğutur. Sanırım bugün bu kadar kalp kırdığım yeter diğer burçlar için bir sonraki yazımı bekleyin derli travesti bireyler başta söylediğim gibi alınmak gücenmek yok mükemmel olmak zorunda değiliz sevgiyle kalın İclal.

Ayrılık ah ayrılık

ay

Çoğumuzun kalbi paramparça eh kolay mı terk edilmek ayrılık acısı hiçbir şeye benzemiyor. Ayrıldınız. Belki terk edildiniz, belki aldatıldınız. Ya da şartlar birlikte olmanızı engelledi aranıza mesafeler girdi. Sebebi ne olursa olsun bitti işte, içiniz yanmaya acı çekmeye başladınız. Aşk acısı deyip geçmeyin. Bu sorun ölümcül bile olabiliyor. Kalp krizi riskini %35 artırıyor. Şaka yapmıyorum eskiden aşıklar üzüntüden verem olurmuş şimdilerde kalp krizinden ölüyorlar. Aylarınızı yıllarınız verdiniz ona ama bir gün ansızın gitti. Durup durup ağlıyorsunuz. En son Antalya travestilerinden Buse aşk acısı yüzünden aylarca sokağa bile çıkmadı. Sonunda ne oldu travesti dostlarının yardımı ile acılarını bir kenara bırakıp hayata geri döndü zaten yapacak başka bir şey yok ölenle ölünmediği gibi gidenle de ölünmüyor yani hayat devam ediyor. Bir teselli arıyorsunuz, tutunacak dal bulmaya çalışıyorsunuz. Belki de acınızı içki kadehleriyle paylaşıyorsunuz. Hatta ölümü bile düşünüyorsunuz. Bilmelisiniz ki ne terk edilen ilk insansınız ne de son bu acı başkaları tarafından da defalarca yaşandı. Her aşk acısı çeken ölmeyi tercih etseydi mezarlıklar sadece aşktan ölen insanlarla dolardı. Siz bu acıyı yenebilirsiniz hem “insan sadece bir kere aşık olur” sözüne de inanmayın. Sizi eskisinden çok daha fazla mutlu edecek bir aşk her an karşınıza çıkabilir. Aşk acısını yok etmenin ilk yolu ayrılığı kabullenmektir.  Gidenin artık geri dönmeyeceğini kabul ettiğiniz an yolun yarısını geçmişsiniz demektir. Ancak ayrılığı kabullenebilmek için hiçbir açık kapı bırakmamanız gerekir.  Bunun için de terk eden sevgilinin size sunduğu ayrılık bahanelerinin gerçekte ne anlama geldiğini çok iyi anlamalısınız. Çünkü gidenler genellikle öyle bahane gösterir ki siz onun haklı olduğunu bile düşünürsünüz ve “Belki geri döner” umudunu hiç kaybetmezsiniz. Siz aylarınızı hatta yıllarınızı onu bekleyerek tüketirken o çoktan başka aşklara yelken açmıştır bile bahaneler neler mi? En bilineni benim biraz zamana ihtiyacım var olur ne demek istiyor aslında ben senden sıkıldım söyleyemiyorum kendime başka sevgili buldum demek istiyor oysa biz zamanla geri döneceğini zannediyoruz. Yok öyle bir şey seven bir kere gitmek, araya zaman koymak falan istemez yemeyin bu bahaneleri artık ip kopmuştur ve giden gitmiştir. Boş ver giden gitsin gelen belki senin için daha hayırlı olacaktır belli mi olur sevgiler İclal.

Özgüven

Özgüven insanın zorluklar karşısında gösterdiği dirayettir. Özgüven önemli bir kişisel özelliktir; yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimidir. Özgüven insana güç verir, enerjisini artırır ve daha fazla çaba göstermeye özendirir. Başarı için ilham kaynağıdır. Başarılarımızla gurur duymamızı ve onlardan keyif almamızı sağlar. Bizim yaklaşımımıza bağlı olarak başka insanlar ve dışımızdaki olaylar özgüvenimizi yükseltebilir ya da bitirebilirler. Yaşama özgüvenli bir şekilde yaklaşmak ve bunu sürdürmek önemlidir. Ancak, aşırı bir güven duygusu ile hareket ederek kendimizi ve diğer insanları tedirgin etme riskini de almamak gerekir. Özgüvenimiz olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden emin olamayız. Gerekli beceriye ve deneyime sahip olduğumuzu bildiğimiz halde daha önce hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişeleniriz. Birçok durumda, özellikle karar vermemiz, inisiyatif kullanmamız veya yeni insanları işin içine katmamız gereken durumlarda rahatsız ve huzursuz oluruz. Bazı insanlarda içine kapanık olmanın ve çevreden uzak yaşamanın sonucunda özgüven eksikliği görülebilmektedir. Bu durumun daha başka pek çok nedeni bulunur ve genel olarak yaşam biçiminden dolayı ortaya çıkan bir sorundur. Ayrıca yetiştirilme tarzı da kişilerin özgüvenini belirleyen temel faktörler arasındadır. Özgüven bir insanın kendi hayatıyla ilgili aldığı kararları gerçekleştirmek ve bunun arkasında durma konusunda kendine verdiği cesaret duygusudur. Özgüven duygusu kesinlikle küstahlık ve ukalalık ile karıştırılmamalıdır. Özgüven diye sahte narsist duygular ya da kibir sergileyen insanlar tanıyorum inanın insana hiç yakışmayan hareketler bunlar Aslı ( İstanbul travestileri ) ile ben de daha fazla özgüven sahibi olmak adına bir takım kişisel gelişim kurslarına yazılmıştık. İşe yaradı mı bilmiyorum çünkü özgüven gerçekten sadece kişinin kendisi ile ilgili dışarıdan müdahale pek işe yaramıyor. Bunun yanında özgüven kişinin, kendi aldığı kararların olumlu olduğunu düşünmesi, kendini sevmesi, yapabileceğine inanması, her konuda yeterli olduğunu bilmesi, kısaca kendini sevip inanması demektir. Bu duyguların eksikliği ise özgüven eksikliği dediğimiz psikolojik sorunu meydana getirmektedir. Bu sorunu yaşayan kişilerin kendisinden memnun olmadığı ve sürekli olarak sıkılgan bir ruh hali içerisinde bulunduğu gözlemlenmektedir. Eksikliği ve fazlası zararlı aman dikkatli olun özgüven patlaması da yaşamayın sevgiler İclal.