Aylık arşivler: Aralık 2016

Nefret sınavı

 

Yaşarken her duyguyu tadacak, her şeyi yaşayacaksın bunlardan en çok nefret besleyecek seni ama sen sakın besleme onu bırak nefret duygusu geldiği gibi gitsin. Kimi zaman nefret sınavıyla karşılaşacaksın. Evet, doğru, insan dünyaya bir kere gelmez ve tüm dünya zevklerini tatmak ve   maddeye gömülmek için de gelmez, eş ruhunu bulmak veya  mutlu olmak için de değildir geliş amacı geliş amacını bulamayanlar sessizce göçüp giderler. Evet mutlu olmayı herkes ister, ama mutluluk bir sonuçtur, amaç değil. Amaç gelişmen, olgunlaşmandır ve kendini olgunlaştırıcı faaliyetlerinin sonucu olarak bir mutluluk duysan da, bu bir sonuçtur, amaç değil. Bu arada unutma ki, mutluluk maddeyle asla elde edilemez. Zaten maddi olmayan bir şey hiç maddeyle elde edilebilir mi? Mutluluk doğru davranışların sonucunda edinilen içsel bir olgudur ve yeryüzünde tadılanı da bedensizken erişilenin çok cılız bir tezahürüdür sadece ve insan niye gelir dünyaya. Bu konuya kafa yoran Ankara travestilerinden Bade sanırım cevapları da bulmuş. Gelişim ihtiyaçlarını tamamlamak, kusurlu taraflarını kusursuz hale getirmek, geri taraflarını ilerletmek, eksik taraflarını tamamlamak, budanacak taraflarını budamak, kaba taraflarını inceltmek, olgunlaştırılacak taraflarını olgunlaştırmak, geliştirilecek meleke ve kudretlerini geliştirmek, yani kısaca topluluk içinde yaşamayı öğrenmiş bir insan olabilmek için gelir, daha da kısası yetişmek için gelir. Mutluluk; yapacağın insani davranışlarla zaten kendiliğinden gelir sana, onu maddede aramayı bırak! Ruhsal eş filan arama hiç, unut gitsin! Birilerinle acı tatlı deneyimler geçirmekle birlikte aradığın ideal eşi bir türlü bulamaman, ne senin bir hatan, ne kaderinin bir oyunu, ne de talihin bir cilvesidir. Zaten aradığın ideal eşi bulmak ve mutlu olmak için gelmedin ki dünyaya senin daha ulvi bir amacın var. Dolayısıyla karşına ara sıra seni memnun edici insanlar çıksa da, çoğu zaman seni mutlu edecek insanlar değil, acı veya tatlı sonuçlarla sana dersler verecek, yontulmanı, eksik taraflarını tamamlamanı, olgunlaşmanı, gelişmeni, gözlemlerde bulunmanı, tecrübe edinmeni sağlayacak insanlar çıkacaktır. Bu bir dünya ilkesidir. Sen bu ilkelerle yaşayacak nefreti kendinden uzak tutacaksın. Yaşamdan tat almanın birinci kuralıdır bu evet bu kuralı değerli travesti dostlarım aklında tutsun. Yaşamak zorundaysak kimse bizden daha güzel yaşayamaz sevgilerimle İclal.

Mutluluk

welovemuhammadsav_1356377612135

Mutluluğa bir çift sözüm var; Nereden geldiğini bilmediğim bir mutluluğu buyur ettim bu sabah, sanki her şeyi sorguluyor muydum da bunu sorgulayım? Bunca acının içinde kimden kaçmıştı acaba neyse ne gelip beni bulmuştu ya sahipsiz bir kedi gibi sırnaştı ayaklarıma, bir kap su, bir parça yiyecek koydum önüne oyalansın diye bir kaç oyuncak. Önce saklayayım dedim, evimin en ücra köşesine kaçmayı huy edinmiş baksana ya senden de giderse diye, sonra vazgeçtim nedensiz, gidecekse geldiği gibi sessizce gitmeli. Güneşli bir sabaha uyandığımdan olsa gerek bütün iyi niyetim de üstümde ya ses etmedim, hiç sormadım öylece seyrettim sadece. Güneşin tepemde durmadan ısıtması içimi beni bir hayli endişelendirdi sanki bana ait olmayan bir mutlulukla hırsız gibi bir köşede duruyordum. Epey sonra aklım başıma geldi, kim kaybetmiş mutluluğu sen bulacaksın diye, mutluluk bu birine yapıştı mı gitmezdi. O ben değildim, biliyordum, anlık bir mutluluğu güneş gibi içime hapsederken, hiç yapmamam gerekeni yapıp sorguluyordum. Zaten sen neyi sorgulamıştın ki hayatında bunu sorgulayasın diyenlere inat, kısacık bir anın tadını çıkarıyordum. Mutluluktan yana ne nasibim varsa hepsini tüketiyordum. Yeniden topluma karışmak için gereken acılarımı giyip üstüme, bir köşe başında kaybolurken, mutluluğa yazdığım son şarkıyı mırıldanıyordum. Sen bana ancak bir hırsız gibi gelirsin, bir sabah… Mutluluk böyledir işte hiç beklemediğiniz bir anda çalar kapınızı ve daha siz onu sahiplenmeye kalkmadan yine geldiği gibi sessizce gider. Gitmesin mutluluk diyorsanız ona sahip çıkmayı öğrenmeniz lazım nasıl mı? Öncelikle onu kimsenin ulaşamayacağı yüksekçe bir yere koymalısınız şaka ya şaka travesti bireyleri biraz güldüreyim istedim. Yok sadece besleyin onu benim yaptığım gibi sevmediği yiyecekleri önüne koymayın ama olur mu? Mutluluk en çok mutluluğun kıymetini bilen insanları sever kıymet bilin mesela Ankara travestilerinden Bade mutluluğu derinlere saklanmasın diye her sabaha şükrederek uyanıyormuş. Mutluyum ve herkesi mutlu etmek istiyorum diye güne başlıyormuş böyle basit şeyleri sever mutluluk parayla falan da kandırmaya zahmet etmeyin. Mutluluk parayla satın alınamayacak kadar değerlidir. Mutlu kalın İclal.

Gizli güçler

76599d878944c3301aa6888f190982f3

Gizli güçlere sahip olmak cin peri olmanıza gerek yok. Kendinize biraz huzur ısmarlayın yeter. Bir parça sessizlik taşıyın mesela bütün dikkatinizi sessizliğe yoğunlaştırın. Öncelikle sessiz bir köşe bulalım. Onun içinde olmayan sesleri dinleyelim. Gittiğiniz her yere bu köşede bulduğunuz sessizliği taşımak isteyeceksiniz. Çok çalışan insanlar hep dert yanar kendilerine vakit ayıramadıklarını söylerler. O halde yaptığınız işten zevk almaya bakın sevdiğiniz işi yapın. O zaman harcadığınız vakit kaybedilmiş zaman olmaktan çıkar. Nefesinizin sesine konsantre olduğunuzda soluk alıp verdiğinizi gerçekten duyduğunuzda, kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Bunun için derin soluklar alın. Ve bir çiçeği kokladığınızı hayal ederek nefesi içinize çekin. Yahu bunu da yazdım kış günü nerede çiçek koklayalım diyecek travesti bireyler şimdi ne yapsak hepsine internetten çiçek yollasam çok pahalı olacak en iyisi ben size yazının ütünde bir çiçek yollayayım onu koklayın. : Endişelerin çoğu gelecekle ilgilidir. Birçoğu asla gerçekleşmeyecek olayların etrafında dönüp durur. Bu nedenle yaşadığınız zamana konsantre olun. Böylece “gelecek”, kendi başının çaresine bakacaktır. Hepimizin ortak sorunudur bu gelecek kaygısı daha yaşamadan kapıldığımız korkuların belki de geleceği falan yok ama olmaz alışmışız panik olmaya illa korkacak endişe edeceğiz. Yapmayın yahu bir rahat olun. Bakın Ankara travestilerinden Bade, çıkmadan candan umut kesilmez diye feryansın ediyor.Gizli güçlere sahip olmak için öfke e sinir yapan içeceklerden de uzak durmak lazım geliyor. Eğer daha uyarıcı olan kahve veya siyah çay içmeyi tercih ediyorsanız, sakinleşmeyi unutun, boşa harcanan zaman demektir. Ya da nane çayı gibi bitkisel çayları tercih ederek sakinleşmeye yardımcı olun. Her şeyin içinde en iyiyi arayın. İnsanlarda ve olaylarda en iyiyi aramayı alışkanlık haline getirin. Bu basit yaklaşımın sizi sakinliğe götürecek iyimserlik ve pozitiflik yarattığını anlayacaksınız. Birinin saçlarını taramak için vakit ayırın. Daha iyisi, kendi saçlarınızı tarayın veya başkasına taratın. Yavaşça, metotlu ve uzunca yapın bu işi mutlaka dinlenmeye bakın. Saçınızı zaten hızlı ve telaşlı taramaya kalkarsanız bir daha yerine koyamayacağınız güzelim saçlarınız eksilir aman bu hiç hoş olmaz. Hadi artık gizli güçlerle donatıldığına göre bu akşam şöyle bir İstanbul’u dolaşalım. Sevgiler İclal.

Söz demiri keser

Sözden daha etkili kılıç bilmem ben demiri bile keser. İnsan yüreğini de isterse göklere çıkarır, isterse yerin dibine geçirir. Söz ağızdan çıktıktan sonra geri alınmayan tek şeydir tıpkı ölüm gibi geri dönüşü olamaz sadece özür dilemek sözünüzü hafifletir ama asla geri almaz. Bu gezegendeki en yüksek, en etkili enerji, sözdür. Hiçbir şey sözün ötesinde olamaz, olmamıştır, olmayacaktır Bu nedenle, sözün gücünü bilinçli bir şekilde idrak etmeliyiz. Sözün gücünü idrak ettiğimizde ve sözün ardında durması için tüm zihnimizi harekete geçirdiğimizde tüm dünyayı bizim için yaratabilecek olan sözü yaratırız. Başlangıçta söz Tanrı ileydi ve dünyayı söz yarattı. Söze hürmet ederseniz, bu dünyada hürmetle ederseniz, bu dünyada hürmetle ağırlanırsınız. Sözler asla basmakalıp olmamalıdır, alışkanlık eseri kullanılmamalıdır. Her kişinin sonsuz başlangıcında sözler vardır. Sözlerle arkadaş edinirsiniz, sözler aracılığıyla kendiniz bağlar, sözlerle iftira atar, yine sözlerle methiyeler düzersiniz. Bu yüzden sözleri kullanırken oldukça özenli olun. Çünkü söylenen tek bir söz dahi kişinin kaderini alt üst edebilir. Ağzımdan çıkanı kulağım duymalı felsefesini benimseyen travesti bireyler hiç lafım yok en doğrusu da budur zaten ama ya ağzından çıktıktan sonra duyduğun sözü karşındakinden geç duyarsan eyvah ki eyvah. Başlangıçta söz vardı. Fakat o söze yüreğinizi koyduğunuzda, söz bir bütün, saf sevgi halini alır. Yüreğiniz taşımayan söz ise, arzudan ibarettir. Dilinizden dökülen her söz var olur. Orada bir yerde durur. Bir titreşimdir. Söz, bir sebep ve bir sonuçtur. Kimse sözden kaçamaz. Sözden kaçamayacağımızın bilincine varmak bizim en temel görevimizdir. Doğrumudur bilemem ama evrende kaybolmayan tek şeyi sesler olduğu söyleniyor yani milyonlarca insanın söylediği her söz alemde bir yerlerde asılı duruyor ve geziyor. Bir gün sözler yere inecek olursa ben kendiminkileri tanırım diyen İstanbul travestilerinden Aslı sözünü sahip çıkan dürüst insanlardan olmayı tercih ediyor ya siz? Sahiplenebilecek misin her söylediğiniz sözü ve ben söylemişsen doğrudur diyebilecek misiniz? Sözlerinin arkasında duranlara selam olsun. Sevgiyle kalın İclal.