Aylık arşivler: Şubat 2017

Niyazi’ye mektup

Bugün biraz edebiyata el atasım geldi sevgili takipçilerim ama sonunda yüzünüzde gülümseme görmek isterim. Özellikle sen Ankara travestilerinden Bade hani bavulu alıp gitmiştin ya eski sevgilinin evinden biraz da ona atıf yapayım istedim. Kim varsa sevgilisine kızan travesti bireyler aranızda mutlaka vardır. Bu yazıda biraz yaşananları espriye alsın istedim. Bakalım becerebilecek miyim? Olursa yazar olurum olmazsa yine eskisi gibi bilgi veren satırlara geçiş belli mi olur yakında bir de kitap yaparım. Hadi iyi okumalar. Yazmak,  yazmak ve yine yazmak bıkmadan usanmadan yapacağım tel şey sanırım. Hangisinden başlasam derken hepsini karıştırmak çorba yapmak akşama içeriz çoluk çocuk gelirsen sana da bir tabak ayırdım yani. Aklım şimdi sende kalmışken, kim bilir nerelerde söndürdün feneri, iyi misin bari, haber vermek gibi bir huyun da yok ki, dolaş dur şimdi meyhaneleri, kedilerin kapı önünde direk. Pamuk yatmış mindere ona aldığın ayıcığa sarılmış, arka bahçede unutmuşsun kasketini sekiz köşesine işlemiştim adını harf harf, sekiz numara gözlüğe bağladı beni. Dur hele Ayşe Hanımın evine hırsız girmiş, ister misin vereyim senden kalan her şeyi. Sabahı bulacaksın yine belli. Kapıya eşik yaptırdım bugün evdeki ustaya, takılır düşersin bilmezsin de şimdi. Çocuklar per perişan ardından ağlar, azık al diye bıraktığın para var ya çoktan bitti. Nerdesin be adam, sokakları süpür de gel bari, oturup yazacağım aklımı bulsam bir bir seni, eh alacağın olsun, anahtar paspasın altında ben anama gidiyorum Niyazi. Eh nasıl olmuş bari kızlar ben yazdım oldu gibi lütfen yorum atın. Beğenmeyen de söylesin derdini belki yeniden kaleme alırım istediği yeri. Yazmak güzel şeymiş insanın içini rahatlatıyor. Tavsiye ederim ama lütfen benim sayfam da paylaşın ki ben de okuyum. Biraz feyz alırım belki. Neyse yazıyı bir kenara bırakalım aşk var mı aşk diyelim. Aşkın her hali güzel Niyazi bile olsa karşınızdaki sevdikten sonra bizim ki de döner zaten bunca zaman kaldığınıza göre seviyor demek ki. Sevgiyle kalın İclal.

Kıyas

Kıyas insanın neşesinin de içine der yani neşeyi öldürür. Kendinizi bir başkasıyla asla kıyaslamayın. Kendin olmaya odaklanıp başkalarıyla yarışmadığında ve kendini kıyaslamadığında, herkes sana saygı duyacak. Saygı görmek kendin kalmakla yakından ilgilidir. Kendin ol sen başkası gibi değilsin sen sensin. En yaygın ve en yıkıcı günlük alışkanlıklardan biri, sürekli olarak kendini ve hayatını başkalarıyla ve onların hayatlarıyla kıyaslamaktır. Arabaları, evleri, işleri, ayakkabıları, parayı, ilişkileri, popülariteyi, kısacası her şeyi kıyaslarsınız. Günün sonunda özgüveniniz dibe vurur ve olumsuz duygular sizi sarar. Peki ne yapabilirsiniz? Bu alışkanlıktan nasıl kurtulabilirsiniz? Bugün bu alışkanlıkla başa çıkmanıza yardımcı olacak 3 basit adımı paylaşmak istiyorum ancak bunları gerçekleştirmek zaman aldığından kendinize biraz süre tanıyın ve sabırlı olun. Sabır denilince bu konuda gayet olduğunuzu bilirim travesti dostlar bakalım neler yazmışım. Ne yaparsanız yapın, muhtemelen yeryüzünde o işi sizden daha iyi yapan biri vardır. Komşunuzun arabasından daha güzel bir araba aldığınızda iyi hissedebilirsiniz tabi, ancak birkaç hafta sonra bir başka komşunuz sizinkinden daha güzel bir araba alabilir. Ne kadar geliştiğinizi, neleri başardığınızı ve hedeflerinize ne kadar yaklaştığınızı görün. Bu alışkanlığın olumlu etkileri şükran duygusu, takdir ve nezaket olacaktır. Ne kadar ilerlediğinizi gördüğünüzde diğerleriyle kıyaslama yapmadan da iyi hissedeceksiniz. Bu alışkanlığı günde veya haftada birkaç dakikanızı ayırarak günlüğünüze neleri başardığınızı yazmak suretiyle yerleştirebilirsiniz. Böylece zamanla kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakacak ve kendinize odaklanacaksınız. Bunu yapabilen kaç İstanbul travestisi var eminim oldukça fazladır. Diğer insanlara karşı tavrımızın ve davranışlarımızın, kendimize karşı olan tavır ve davranışlarımıza tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük bir etkisi var. Diğer insanları ne kadar çok yargılar ve eleştirirsek, kendimizi de o kadar yargılayıp eleştiriyoruz. Diğer insanlara karşı ne kadar nazik ve yardımsever olursak, kendimize karşı da o kadar nazik ve yardımsever oluyoruz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlara karşı nazik olun ve onların olumlu yönlerine odaklanın. Böylece kendinizle daha çok barışacaksınız. Saygılarımla kendinize iyi bakın İclal.

Affetmek nedir?

Affetmek nedir sorusu size biraz garip gelmiş olabilir böyle soru mu olur diyorsunuz aslında haklısınız belki de değilsiniz affedin kafam karışık bugünlerde af ve hoşgörünüze sığınmayı seçiyorum. Mesela konu aşk olsa affetmek büyüklük müdür yoksa hoşgörü müdür hadi çıkın sorunun içinden tamam anladım aşk olunca affetmek zor geldi hele ki aldatılmışsanız. İşte hayatımızdaki birçok durumdan farklı olarak aşkta affetmek “başka birine” yönlendirebileceğimiz bir eylem değildir. Nasıl diyeceksiniz? Yani aşkta affetme eylemi, samimiyetle ve bilinçle dediğimiz affediş, aslında “kendimizi affetmemiz” demektir. Ben de ilk zamanlarda o kadar çok sorguladım, neden, nasıllarına gömüldüm ve cevaplar aradım ki… Evet şu an yazımı okuyan siz travesti bireyler gibi, bulamadıkça daha da derin bir döngünün içine girdim, daha çok sordum ve sonunda öyle bir an geldi ki şunu çok açık bir şekilde gördüm; hayatımda tezahür eden “aldatılma” yine ben kaynaklıydı; kendimi sevmiyordum, kendime güvenmiyordum, kendimi sevilmeye layık görmüyordum, kendim bir adamın sadakatini hak etmiyordum, kendim bir adamın aşkını da hak etmiyordum… Bunu idrak ettiğim noktada kalbimde birikmiş “istenmeme” duygusu, “başkasına tercih edilme” kırgınlığı ve “saygı duyulmama” durumu ortada kayboldu. Affetmek veya affetmemek arasında bir seçim noktasında duruyoruz diyelim, şöyle hayal edebiliriz birlikte tam önümüzde kocaman bir uçurum var, eğer affedersek sırtımızı dönüp yolculuğumuza devam edeceğiz fakat affetmediğimiz noktada uçurumdan atlıyor olacağız, yani sonunu bilemediğimiz bir bitiş deneyimleyeceğiz. Hangisini seçeceğiniz sizin elinizde sen İstanbul travestilerinden Sade hangisi daha yakın duruyor sana hadi düşün ve bir cevap ver. Affetmek gereklidir, aşkta affetme yine “kendimizi affetmektir”, bunu gerçekleştirdiğimizde samimiyetle şunu kendimize itiraf edebilmişizdir, her ne yaşandıysa benim isteğimin tezahürüdür, almam gereken dersleri alıyorum, bu dersler için teşekkür ediyorum. Buna aracı olan her şeyi ve herkesi teşekkürler anıyorum. Öncelikle kendimi affediyorum. Bu duruma düşmeyi asla istemem ama seçmek de affetmek de benim elimde ise biraz düşünmek iyi gelir sanıyorum nelerden vazgeçebilirim artı ve eksileri bir kefeye koyup tartmalıyım ve en önemlisi ben böyle bir ihaneti affetsem bile unutabilir miyim? İşte can alıcı soru budur sevgiyle kalın İclal.

Kendine güven

Kendinize güvenmenin yolu nereden başlıyor bilir misiniz? Herkes hata yapar ama yinede eşsizdir sen teksin senden başka yok. Önemli olan hata yapmamak değil yaptığı hatanın farkına varmaktır. Kusursuz insanlar ne kadar itici ise hataları ile yüzleşebilen insanlar bir o kadar sempatiktir. Hatasını görüp, söyleyebilen insanın içsel gücü fazladır. Tam tersine hatasından utanıp gizlemeye, saklamaya çalışan insan ise, içsel olarak gittikçe zayıf düşer ve kendinden uzaklaşır. Siz de bugüne dek yaptığınız hataları ve bunlara ne tepki verdiğinizi düşünün! Hatalarınızı saklamaya mı çalıştınız, yoksa alenen söyleyebildiniz mi? Eğer saklama huyunuz varsa, kendinizi değiştirmek için fazla baskı altına girmeyin. Öncelikle yapmanız gereken herkese güzel görünmeye çalışmaktan vazgeçip hayır demeyi de öğrenmeniz olmalıdır. Hayır diyebilmek acizlik değil güçlülüktür. Her isteğe evet derseniz, kendinize olan saygı ve güveni yitirir, yaşamınızı tamamen başkaları üzerine inşa etmiş olursunuz. Bu yüzden kendinizi ‘hayır’ sözüne alıştırın. Hayır demelisin travesti birey senden faydalanmak isteyen çıkarcıları hayatından uzak tutmak için hayır demelisin. Kendine olan güvenini sağlamlaştırmak isteyen bir kişinin, riskli olaylara da atılması gerekir. Bunun için öncelikle kendinizi motive etmeyi öğrenmelisiniz. Bu esnada yanlış yapma korkusunu taşımayı, başaramayacağınıza inanmayı ise, kendinize yasaklayın. Not defterinize şu ana kadar başarmış olduğunuz ve takdir aldığınız işleri kaydedin. Bunları okuyarak kendinizle gurur duyun, hatta biraz böbürlenin. Bundan sonraki beklentilerinizde ve gireceğiniz işlerde de aynı başarıyı elde edebilirsiniz. Şu ana kadar hiçbir görevinizi başkasından rica etmemişseniz ve başkasının almayacağını düşünüyorsanız, sonucu öğrenmenin bir tek yolu var. Onlara paylaşmayı önerin! Yakınınızda olan insanlar görevi kabul etmezlerse, kullanılıyor olduğunuzun farkına varırsınız. Bu durumda ise, tavır koymak en doğru davranışlardan biridir. Eğer yine sesinizi çıkartmazsanız, psikolojik açıdan daha fazla çöker, kendinizi hırpalanmış hissedersiniz. Ankara travestilerinden Bade etrafındaki insan sayısını en aza indirmek için kullandı hayır tekniğini ve geriye sadece onu gerçekten önemseyen ve sevenler kaldı. Bunu sen de dene sonradan pişman olmaktansa baştan kaybetmek en güzelidir. Sevgilerimle İclal.