travesti bireyden cezaevi zorluklari

Travesti ismi önemli degil, cinayete tesebbüsten yargilanip hüküm giymis bir trans. Hapislik macerasi, dört yil kadar önce Sincan Kadin Kapali Cezaevi’nde basladi. Geçtigimiz Haziran ayinda kendi tercihiyle Adana Yumurtalik Açik Cezaevi’ne nakledildi. cezasinin kalan kismini tamamlamak için dört yil daha cezaevinde kalacak. Cezaevi macerasinda açik veya örtük olarak degisik ayrimcilik biçimleriyle mücadele etmek zorunda kaldigini anlatan travesti, 20 saatlik izninin ilk anlarini, Pembe Hayat’a ayirdi.Tutuklanman ve cezaevine konman döneminde nasil bir muameleyle karsilastin?

2006 yilinda yargilanmam baslamisti. Yaklasik 6 yil sonra sonuçlandi, 9 yil 4 ay 15 gün hapis cezasi aldim. 2012 ortalarinda mahkumiyetim kesinlesince karakola gidip teslim oldum. Sincan Kampüs Cezaevi’ne 25 erkek mahkumun arasinda gönderildim. Oradan Kadin Kapali Cezaevine ayrildim.

Cezaevinde önce standart bir uygulama olarak mahkum kabul bölümüne aliniyoruz. Çirilçiplak soyulup araniyoruz. Bu asamada kötü muamele görmek de ayni standardin bir parçasi. Geçici olarak bir odaya konuluyoruz. Mesai günü degilse, mesai saatine kadar burada tutuluyoruz. Ardindan kogusa aliniyoruz.

travesti bir mahkuma cezaevinde nasil bir gözle bakiliyor?

travesti birey olarak kogusta bulunmak çok zor. Hayatlarinda daha önce bir kere bile travesti bireyle karsilasmamis insanlarla iliski kurman gerekiyor. Önce onlarin gizli asagilamalariyla basetmen gerekiyor. Elbette açikça yapilan bir asagilama degil bu. Önce mahkeme tarafindan suçun dolayisiyla mahkum ediliyorsun, ardindan hapislik arkadaslarin tarafindan yargilaniyorsun. Görevlilerin de nefret dolu bakislarina hedef oluyorsun. Geçtigimiz Haziran ayinin 19’unda mektuplastigim bir arkadasimin tavsiyesi üzerine, Adanra Yumurtalik Kadin Açik Cezaevi’ne nakledilmek talebiyle basvuruda bulundum. Talebim kabul edildi. Yumurtalik’a geldigim zaman gördüm ki, Sincan’daki kosullarimizdan ben bosuna sikayet ediyormusum. Burada resmen, yilanlarin ve akreplerin arasinda yasiyoruz. Daha önce hiç görmedigim böcek türlerine buradaki kogusta rastladim.

Mahkumlarin sikayetçi oldugu baslica konular neler?

Mektup okuma komisyonu bulunmadigindan uzun yazilmis mektuplarin postalanmasina izin verilmiyor. Mektuplarin kisa yazilmasi ve zarflarin açik birakilmasi sarti var.

Yemekler hem kalite hem miktar olarak yetersiz. 140 kadin için yemek çikariliyor. 20 kisilik bir kogusa verilen yemek, dört görevli için ayrilan yemek miktarinin dörtte biri kadar. Parasi olmayan insanlar aç kaliyor. Izin günlerinde fuhus yapmaktan baska bir para kazanma yolu da yok. Açik cezaevlerinde yaygin biçimde kadinlar izin günlerini para karsiligi fuhus yaparak geçiriyor. 20 yasinda tandigim arkadaslarim var, düzenli bir gelire kavusabilmek için 70 in üstündeki insanlarla sevgili oluyorlar.

Doluluk gerekçesiyle zaman zaman zorunlu sevk uygulamasi oluyor. Bir süre önce 31 kisilik bir listeyi Sivas Açik Cezaevi’ne gönderdiler. Sivas, mahkumlar arasinda sürgün yeri sayiliyor. Bir sabah saat 06.00 sularinda kaldirip sayim düzenine soktular. Adi listede yer alanlarin kötü beddualari, aglama sesleri beynimden gitmiyor.

Ödenek ayrilmadigi gerekçe gösterilerek çalistirilmamiz karsiliginda bize ödenmesi gereken maas ve ücretler ödenmiyor. Ben her gün saat 07.00 ile 23.00 arasinda mutfakta çalisiyorum. Bunun için bana bir karsilik ödenmesi gerekirken, “Ödenek yok” gerekçesiyle emegimizin karsiligi ödenmiyor.

Görevlilerin tutum ve davranislarindan yogun sikayetler var. Gardiyanlar, mahkumlarla karsilastiklarinda bir canavara dönüsüyorlar. Hüküm altinda olmamiz, her türlü hakarete müstehak oldugumuz manasina geliyor.

Zorunlu ihtiyaç maddelerinin kantinde bulundurulmamasi farkli ortak sikayet konusu.

Mahkumlar söylenen ihtiyaçlarini nasil karsiliyor?

Cezaevleri baska hiç bir yerde rastlayamayacaginiz bazi para kazanma firsatlarinin kesfedildigi mekanlar. Kantinde kadin ped’i bulundurmazsaniz, bunlari dört bes kati fahis fiyatlarla disaridan temin etmek zorunda kaliyorsunuz. Iste bu ekonomik firsatlar, disaridan temin etme asamasinda devreye giriyor. Cezaevi yönetiminin izniyle bir seyyar satici geliyor, bu zorunlu tüketim maddelerini, düsük kalite, yüksek fiyatlarla size satiyor.

Herhangi bir kurumda temizlik görevlisi istihdam ettiginizde asgari ücretin altinda bir ücret ödemezsiniz. Oysa cezaevinde ayni hizmeti, ayda 105 lira ödeyerek satin alabiliyorsunuz. Üstelik haftanin yedi günü 10-11 saat çalistirmak kosuluyla. Ankara Kadin Kapali Cezaevi’nde bir manti atölyesi var. Burada çalistirilan mahkumlardan günde en az 10 kg manti üretmeleri isteniyor. 10 kg.’lik kotayi gerçeklestirebilenlere, ayda 150 lira ödeniyor. Begendik gibi büyük markalarin marketlerde raflara koydugu mantilar bu yolla imal ediliyor. Kotalarini tutturamayan mahkumlarin ücretlerinden kesinti yapiliyor diyor. Haberin kaynagi http://www.fmshemale.com