Cemre gibi düş

Şu cemre gerçekten düşen bir şey mi şahsen ben çok merak ediyorum. Eminim benim gibi siz değerli travesti dostlar da merak ediyorsunuzdur. Baharın müjdecisi olarak bilinen cemre önce havaya sonra suya en son olarak da toprağa düşerek havaların ısınmasını sağlıyor. Arapça’da kor durumunda ateş anlamına gelen ve baharın müjdecisi olarak bilinen cemrelerin ilki 20 Şubat’ta havaya düştü. 20 Şubat’ta ilk cemre havaya düşer ve havadaki bütün kışı yere indirir. 27 Şubat’ta ikinci cemre suya düşer ve suları ısıtır, buzları çözer. 6 Martta üçüncü cemre toprağa düşer ve toprağı ısıtır, ilk kır çiçeklerinin çıkartır. Cemrelerin düşmesi, Kasım Günlerinden Hızır Günlerine, bir başka ifadeyle kıştan bahara geçisin sembollerinden biridir. Halk takvimine göre, Kasım Günlerinin 100. günü yani miladi takvimde 15 Şubat geldiğinde artık kış hükmünü kaybetmeye başlar. Bunu halk ‘Geldik yüze, çıktık düze’ şeklinde ifade eder. Halk takvimine ve inanışına göre bu tarihten 5 gün sonra cemreler düşmeye başlar. Şubat dört yılda bir 29 çektiği ve o da bu yıla rastladığı için 2013, 2014 ve 2015 yıllarında Cemre toprağa 6 Mart’ta düşmüşken bu yıl 5 Mart’ta düşecektir. Tabiatı gözlemleyen halkın bu konuda birçok atasözü ürettiğini biliyoruz. Bunlardan en çok kullanılanını yıllar önce Adana travestilerinden bir dostumdan öğrenmiştim bende bilmeyenler için buradan yazıyorum. “Ağustos soğuya soğuya kışı getirir, Şubat ılıya ılıya yazı getirir” böyle atasözlerinin cemrelerle başlayan ısınmaya yönelik bir gözlemin sonucu olduğunu söylemek lazım gelmektedir. Üçüncü cemreden iki hafta sonra yani 134 Kasımda ve Miladi takvime göre 21 Marta denk gelen ‘Mart Dokuzu’ yani ‘Nevruz’ gelir. Geceyle gündüzün eşitlendiği bu günden sonra gündüzler uzamaya başlar ama yaz için biraz daha beklemek gerekir. Halk, ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ diyerek cemrelerin yaz için yeterli olmadığını gözleme dayalı olarak ifade eder. ‘İstersen yazı, bekle hıdırellezi’ atasözü veya ‘Mayıs ayı gelende dağlarda kar olur mu?’ türküsü halkın tabiata yönelik bu gözleminin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Nitekim bizim ‘bahar bayramı’ olarak tanıdığımız  hıdırellez, aslında halk takviminde cemrelerin düşüşünden başlayarak kışın ve eski yılın bitişinin, yazın ve yeni yılın gelişinin kutlanmasıdır. Hayat bu bizlere ne getireceği belli olmaz. Hepinize cemre sıcaklığında bir yaşam dilerim travesti İclal.