Niyazi’ye mektup

Bugün biraz edebiyata el atasım geldi sevgili takipçilerim ama sonunda yüzünüzde gülümseme görmek isterim. Özellikle sen Ankara travestilerinden Bade hani bavulu alıp gitmiştin ya eski sevgilinin evinden biraz da ona atıf yapayım istedim. Kim varsa sevgilisine kızan travesti bireyler aranızda mutlaka vardır. Bu yazıda biraz yaşananları espriye alsın istedim. Bakalım becerebilecek miyim? Olursa yazar olurum olmazsa yine eskisi gibi bilgi veren satırlara geçiş belli mi olur yakında bir de kitap yaparım. Hadi iyi okumalar. Yazmak,  yazmak ve yine yazmak bıkmadan usanmadan yapacağım tel şey sanırım. Hangisinden başlasam derken hepsini karıştırmak çorba yapmak akşama içeriz çoluk çocuk gelirsen sana da bir tabak ayırdım yani. Aklım şimdi sende kalmışken, kim bilir nerelerde söndürdün feneri, iyi misin bari, haber vermek gibi bir huyun da yok ki, dolaş dur şimdi meyhaneleri, kedilerin kapı önünde direk. Pamuk yatmış mindere ona aldığın ayıcığa sarılmış, arka bahçede unutmuşsun kasketini sekiz köşesine işlemiştim adını harf harf, sekiz numara gözlüğe bağladı beni. Dur hele Ayşe Hanımın evine hırsız girmiş, ister misin vereyim senden kalan her şeyi. Sabahı bulacaksın yine belli. Kapıya eşik yaptırdım bugün evdeki ustaya, takılır düşersin bilmezsin de şimdi. Çocuklar per perişan ardından ağlar, azık al diye bıraktığın para var ya çoktan bitti. Nerdesin be adam, sokakları süpür de gel bari, oturup yazacağım aklımı bulsam bir bir seni, eh alacağın olsun, anahtar paspasın altında ben anama gidiyorum Niyazi. Eh nasıl olmuş bari kızlar ben yazdım oldu gibi lütfen yorum atın. Beğenmeyen de söylesin derdini belki yeniden kaleme alırım istediği yeri. Yazmak güzel şeymiş insanın içini rahatlatıyor. Tavsiye ederim ama lütfen benim sayfam da paylaşın ki ben de okuyum. Biraz feyz alırım belki. Neyse yazıyı bir kenara bırakalım aşk var mı aşk diyelim. Aşkın her hali güzel Niyazi bile olsa karşınızdaki sevdikten sonra bizim ki de döner zaten bunca zaman kaldığınıza göre seviyor demek ki. Sevgiyle kalın İclal.