Etiket arşivi: İclal

Para mıknatısı

Ekonomi gittikçe kötüye mi gidiyor para sıkıntısı mı çekiyorsunuz merak etmeyin pek çoğumu aynı durumdayız. Para olmadan maalesef birçok kapı bilere kapanıyor. Bu kapıları açmak için ne yapabilirim diyenlere para mıknatısı olan durumu açıklamak istiyorum lütfen bir deneyin travesti dostlar ne kaybedersiniz hiç ama olursa para kanmak var işin içinde gelelim yapılacaklara. Eğer uzun zamandır beklediğiniz para gecikiyorsa, arka arkaya beklediğiniz işler erteleniyor ya da iptal oluyorsa, kendinizi bir anda kötü mutsuz veya gergin hissediyorsanız, paranın bolluk ve bereketin önünde bir tıkanıklık oluşmuş demektir. Para ve bereket kendine, çoğalacağı ve dolup taşacağı yer arar. Enerjisel olarak kirli mekana gelmekten kaçınır. Bu sebeple akışın tıkandığını hissettiğiniz zamanlarda evinizde, ofisinizde enerjisel mekan temizliği yapmanız gerekir. Adaçayı yakmak ve sonra ortamı havalandırmak, temizlik malzemesinin içine üzüm sirkesi ilave edip yerleri temizlemek, Himalaya tuzlu su kasesi kullanmak, Ametist, kristal kuartz kristalleri kullanmak. Himalaya tuzu lambası kullanmak, Mum yakmak mekan temizliğine yardımcı olur. Mekan yaşadığımız yerdir ve her zaman arınmış olması gerekir negatif düşünceler ve olumsuzluklar buraları kirletir ve uzun zamandır özellikle siz kötü düşünceler ve parasızlıkla yaşadığını mekanı kirlettiniz. Hatta Aydın travestilerinden Nesil evindeki her şeyi yıkamaya göndermiş ve lütfen sirkeli su ile yıkansın diye istekte bulunmuş. Kişisel arınma da önemlidir; Sirkeli su ile yıkanmak, Himalaya tuzu ile yıkanmak, Ayakları akşam 10 dk tuzlu suda tutmak, Akik, ametist veya kuartz taşı kullanmak enerjisel blokajları çözmede yardımcı olur. Mekanınızı ve kendinizi temizleyin. Hak ettiğiniz güzellikleri, aşkı sevgiyi, parayı, sağlığı bolluk ve bereketi kendinize çağırın. Günün Olumlaması: “Ben para mıknatısıyım. Para bana her türlü kaynaktan ve helal yoldan kolaylıkla ve çabuklukla, artarak gelir. Buna hazırım ve kabuldeyim. ” Kendinize bunu sürekli tekrar edin emin olun siz inandıktan sonra dilediğiniz her şey gerçek olacaktır ama ucunun başka birinin mutluluğuna dokunmaması gerekmektedir. Yani diyelim ki başkasının mutsuzluğu üzerine bir şey elde ederseniz bunun hayrını göremezsiniz. Saygılarımla İclal.

Asprin ve faydaları

Ben ilaç kullanmayı pek sevmem ama bir yerim ağrıdığında etkisine kesinlikle güvendiğim asprini mutlaka kullanırım. Üstelik asprin kanı sulandırması özelliği ile kan dolaşımını kolaylaştırır ve tansiyon yüksekliğine iyi gelir. Asprin hakkında size travesti dostlarıma çok farklı kullanım alanları yazacağım emin olun çok şaşıracaksınız. İsterseniz notlarını alın işinize yarayacak. Aspirin’in ilk versiyonunun Hipokrat tarafından söğüt ağacı kabuğu ile yapıldığı ve etkisinin 3 bin yıldan fazla zamandır bilindiği söylenir. Kimyager Hoffmann, kaynağı söğüt ağacı olan bu ilacın keşfettikten sonra bir süre sonra ise aynı şekilde diasetilmorfini sentezleyerek eroini bulmuştur. Aspirini genellikle sağlık için ilaç olarak kullanıyoruz. Oysa aspirin içindeki etken maddenin özelliği sebebiyle birçok alanda kullanabilirsiniz. Arabanızın aküsünden, saç rengine, nasırlarınızdan giysilerinize kadar birçok alanda kullanabilirsiniz. Direksiyon başına geçtiniz ama otomobiliniz çalışmıyor. Sorun aküden kaynaklanıyor ise size çok basit bir yol önereceğiz. Akü içine 2 adet aspirin atabilirsiniz. Aspirin asetilsalisilik üreterek aküdeki sülfürik asit ile birleşecektir. Böylece akünüz size en yakın servise götürecek kadar gidecektir. Beyaz gömleklerde ter lekeleri en tahammül edilmez sorunlardan biridir. Bu sorunu sevgilisi beyaz gömlek dışında bir şey giymeyen İstanbul travestilerinden Aslı için özellikle yazıyorum. Biliyorum ki o sarı lekeyi çıkarmak oldukça zordur ter lekesi en inatçı lekedir. Beyaz gömleklerinizdeki ter lekelerini çıkarmak için iki aspirini yarım bardak ılık suyun içinde eritin. Gömleğin lekeli bölümünü 2-3 saat boyunca bu çözeltinin içinde bekletin. Yüzme havuzuna gidenler bilir. Suda bulunan klor bir süre sonra saç rengini bozar. Özellikle boyalı saçların açılmasına neden olur. Bunu önlemek için ılık bir bardak suyun içine 6-8 aspirini koyun ve eritin. Bu çözeltiyi saçlarınıza sürün ve iyice ovalayın. 10-15 dakika bekledikten sonra saçınızı yıkayabilirsiniz. Artık havuza girebilirsiniz. Yüzünüzün herhangi bir yerinde sivilce çıkacağını hissederseniz, tek bir aspirini kırın biraz su ile macun haline getirin. Ve sivilcenin çıkacağı bölgenin üzerine sürün. Hem kızarıklığı hem de acıyı alacaktır. Eğer sivilce çıkmaya devam ediyorsa bu uygulamayı tekrarlayabilirsiniz. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Bana dair

Boşum ben işim gücüm pek yok öyle gelen yorumların altına beğeni koyar, keyfim yerindeyse yorum da yazarım. Mutluluğun beğenmek ile başladığını duyduğumdan beri her şeyi beğenmek huyumdur. Ego mego da vız gelir bana, mütevazi olmak diyorlar ömür uzatırmış, mütevazi olmayı seviyorum. Sonuna doğru sıfır eklenen rakamlar gibi büyüdükçe okuması zor olan şeyleri sevmem, sabit olmalı insan, sabit fikirli değil ha yanlış anlaşılmasın, hep aynı fikirde kalırsanız öğrenememişsinizdir. Fikirler geliştirmek iyi yönde değiştirmek için oluşturulmalı.   Ben buna bilinçlenme diyorum geçen sene olduğu yerde kalmışsa aklım vah ki vah yanmışım. İlla her gün güzel olmak zorunda değil yaşamak dürüstçe olmalı ama farkına vararak. Gün gelir kafanıza bir tokmak gibi çarpar gerçek, yanlış zamanda yanlış yerde olduğunuzu anlarsınız. Yanlış insanları arkanızda bırakmak için belki de en doğru kararı verip yalnızlığa yol alırsınız. Hayat işte belki de hiç anlamazsınız bir yalanı yaşadığınızı her şey olduğu gibi devam eder. Ne mutlu o halde anlamadan, düşünmeden gününü gün edebilene, ben mi hep yanlış zamanda yanlış yerde olan biri. Hayatınızda var olan olumlu olumsuz tüm her şeyde değişim ve dönüşüm sağlayacak sihirli cümle. Bunu kaç travesti dost duymak ister bilmek istiyorum aslında Adana travestilerinden Buse sen duymak istersin biliyorum. Kalpten gelen sevginin var olduğu yerde olumsuz herhangi bir durum olamaz. Sevdiğiniz insanla sevgiyi paylaştıkça sevgi daha da artar. Sizde olumsuz hisler ortaya çıkaran herhangi bir insana da sevginizi verdikçe o insan ya hayatınızdan çıkar gider ya da dönüşür. Sevgi yaşamın sihridir. Sevgi aydınlığın gücüdür. Bu cümleyi tekrarlamayı sürdürdükçe kalbinizden başlayıp etrafınıza beyaz ışık yayılmaya başlıyor. Siz çok güçlüsünüz. Bu beyaz ışık ve seni seviyorum sözü karşınızdaki kişiye kadar ulaşıyor. Sizi ve onu kaplıyor. Bulunduğunuz odayı kaplıyor, bulunduğunuz evi kaplıyor. Sevgi ve ışık genişleyerek yayılıyor sizden. Şimdi kalbinize odaklanın yoğun olarak sevgiyi kalbinizde hissetmeye başlayın. Sevgi yoğunluğu yeterli değilse “Evrensel sevgiye bağlanıyorum, tüm kalbimin ve bedenimin sevgi ile dolmasını talep ediyorum” dedikten sonra sevgi akışını hissedin ve tüm hücrelerinize sevgi dolana kadar derin derin nefes alın verin. Sizi seviyorum İclal.

 

Zihnimdeki bulmaca

İnsanları gerçekten yeterince tanıyor musun yoksa tanıdığını sandıkların seni hep yanıltıyor mu? Peki insanları nasıl tanırız nelere dikkat etmeliyiz bu konuyu biraz araştırdım ve bakın değerli travesti bireyler neler çıktı ortaya iyi okumalar dilerim. Birini gerçekten tanımanız 3-4 yıl sürer. Evlenmeden önce bu kadar süre tanışan çiftlerin boşanma ihtimali daha azdır. Uyumadan önce zihnimizin %90’ı, başımıza gelecek olan şeyleri hayal etmeye başlar. Çocuklarımızla yaptığımız konuşmalar, onların iç sesi haline gelir. Aktif olarak 7 yılı aşan bir arkadaşlık, büyük ihtimalle ömür boyu sürecektir. Benim yedi yıldan uzun süreli dostlarım var en başta Ankara travestilerinden Bade var. İyi ki var. Sizin bir türlü aklınızdan çıkaramadığınız o kişi de, muhtemelen sık sık sizi düşünüyor. Çevrenizdeki birinin başkaları hakkında konuşurkenki tavırlarına dikkat edin. Çünkü sizin hakkınızda başkalarına konuşurken de aynı tavırları geçerli olacaktır. Japonlara göre üç farklı yüzümüz var. İlk yüzümüz, dünyaya gösterdiğimiz. İkinci yüzümüz, sadece yakın dostlarımıza ve ailemize gösterdiğimiz. Üçüncü yüzümüz, kimseye göstermediğimiz. Hangisinin gerçek ve hakiki yüzümüz olduğunu, sanırım anladınız. Her şeyin sizi rahatsız ettiği o ruh hali, muhtemelen birini özlediğinizi gösterir. Gece geç saate kadar uyanık kalanlar, erkenden kalkanlara oranla psikopat olmaya daha yatkındır. Birinin sizinle konuşmak istediğini merak ediyorsanız kollarınızı kavuşturun. O da aynısını yapıyorsa, istiyordur. Araştırmalara göre birden fazla yastıkla uyuyan insanlar genellikle yalnız ve depresiftir. Günde 5 ila 10 farklı şarkı dinlemek hafızayı ve bağışıklık sistemini güçlendirir ve depresyon riskini %80 azaltır. Bir tartışmayı kazanmanın en güçlü yolu, konuyla alakalı sorular sormaktır. Böylelikle karşımızdakinin düşüncelerindeki mantık hataları daha rahat ortaya çıkar. 6-8 ay içinde beynimiz, canımızı acıtmış birini tamamen affetmiş olur. Başkalarına bağlı olmayı reddeden insanlar, en çok hayal kırıklıklarını yaşamış olanlardır. Hayatınıza dair en iyi tavsiyeleri aldığınız insanlar, genellikle hayatında en çok sorun olan insanlardır. Fazla düşünmek zihnimizin negatif senaryolar üretmesine ya da acı dolu anıları hatırlamasını sağlar. Sık sık küfreden insanlar, genellikle duygusal açıdan daha güçlü ve daha zeki olurlar. Sanırım ben de çok zekiyim laf aramızda kalsın ağzım bozuk biraz neyse sevgiyle kalın İclal.

 

En önemli organ beyin

Hiç düşündünüz mü insan beyni durursa ne olur? Kalp deli gibi çalışıyor bütün organlar yerli yerinde dört dörtlük ama tek bir organ çalışmayı bırakmış hangisi derseniz beyin ve o çalışmaktan bıktığında olacağımız yer bu dünya değildir. Artık bitkisel hayata yani komaya girmişizdir ve bu dünyada değilizdir. Kısacası beyin çalışmadığında geriye kalan bir çöp bidonundan farksız beden olacaktır. Bu nedenle sevgili travesti bireyler sizlere beyiz sağlığımızı koruyacak birkaç önemli not aktarmak istiyorum. Beynin etkin çalışması için son derece yüksek miktarlarda oksijen gerekir. Kirli havanın sürekli solunması oksijeni azaltıp, Beynin etkin olmasını engeller. Oksijen maskesi ile tüm gün boyunca ortalıkta gezemeyiz! Herkesin zamanından yoksun olduğu ve sürekli acele ettiğimiz bir dünyada yaşamaktayız, Çok sayıda insan hasta olduğu sürece dinlenmek yerine, çalışmaya devam etmeyi tercih eder. Bununla birlikte hastalık, Vücudumuzun biraz yavaşlaması gerektiğinin işaretidir. Ve beynin dinlenmesi gerektiğinin işaretidir! Bu nedenle hastalıkta çalışmak, beyni zorlamak beyinde hasara neden olabilir ve etkinliğini azaltabilir! Şaka değil gerçek. Konuşarak beyinin gelişimi ve büyümesini destekleyen, zihni geliştiren konuşmalar yapmalıyız. Müzik, sinema, fotoğraf gibi. Hayal gücümüzü geliştirmeliyiz. Bu da beynin etkinliğini arttırıyor. Düşünme beyni genişletir ve işlevini arttırır, bu yüzden bu güçlü araç beyni önemli derecede geliştirir ve akılda yeni ufuklar açar. Düşünce gücünü arttırmak için bulmaca çözmeye başlayan Diyarbakır travestilerinden Esin bu sayede genel kültürünü de oldukça fazla arttırmış. Yakın zamanda kim milyoner olmak ister programında görürseniz şaşırmayın. Beynin nevoplastikliği ya zihninizi geliştirmenizi ya da beyin küçülmenizi ve ilgi eksikliğinizin azaltılması ve azaltılmış çabalar becerilerinizi ve yeteneklerinizi düşürmenizi sağlar. Dolayısıyla beyin etkili bir araçtır, bu yüzden onu daha da nasıl geliştireceğinizi öğrenmelisiniz ve sizin için mucizeler yapabilir! Kahvaltı günün en önemli öğünü olduğunu sürekli duyuyoruz. Kan şekeri azaltmak isteyenlerde dahil olmak üzere birçok insan bunu biliyor.  Ancak, geceden yenilen yemekten sonra kahvaltıyı atlama beyin için yeterli besinlerin sağlanmasını engelliyor. Bu şekilde beyin fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir. Uzun süren uykusuzluklar hücrelerinin ölümünü hızlandırdı. Uyku stres gün boyunca uygun dinlenme ve onarım vücut sağlar. Bu nedenle, uyku her zaman öncelikleri arasında olmalıdır. Sevgiyle kalın İclal.

Beynimiz

İnsanı kontrol eden organ beyindir sinirler vasıtasıyla tırnak uçlarımıza kadar komut göndererek disiplini ve uyumu sağlar. Beyin bozulursa insan kalbi atsa bile yaşayamaz bitkisel hayat dedikleri duruma düşer. Bu nedenle kontrolü sağlayan bu organı tanımamız gerekmektedir. Beyin vücuttaki en büyük birimdir ve ana kontrol merkezidir. Vücudun en önemli parçasıdır. O kadar çok bilgiyi depolar ki sorumlulukları çok fazladır. Hassas yapısı kolay zarar görebilir ve bu nedenle ciddi sağlık sorunlarına, bazı yan etkilere neden olabilir. Beyin sağlığımızı korumak için yapmamız gereken kurallar oldukça basittir ve sağlığımız için mutlaka bunları yerine getirmeliyiz siz travesti bireyler için açıklayıcı biçimde hepsini tek tek anlatacağım. Önceliği sabah kalkar kalkmaz yapmamız gerekenlere veriyorum İstanbul travestilerinden Begüm not almak istemiş tabii bence almalıyız unuttuğumuzda çıkarıp bakmak lazım. Kahvaltı günün en önemli öğünü olduğunu sürekli duyuyoruz. Kan şekeri azaltmak isteyenlerde dahil olmak üzere birçok insan bunu biliyor.  Ancak, geceden yenilen yemekten sonra kahvaltıyı atlama beyin için yeterli besinlerin sağlanmasını engelliyor. Bu şekilde beyin fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir. Uzun süren uykusuzluklar hücrelerinin ölümünü hızlandırdı. Uyku stres gün boyunca uygun dinlenme ve onarım vücut sağlar. Bu nedenle, uyku her zaman öncelikleri arasında olmalıdır. Vücuda yüksek şeker alımı olursa,  besinlerden gelen yararlı vitamin ve mineralleri organların emmesini engelliyor. Böylelikle kötü beslenme sonucu beyin rahatsızlıklarının gelişmesin yol açacaktır. Aşırı yeme, kilo artışı, şişkinlik, düşük benlik saygısı  (Düşük benlik saygısı kişinin kendini değersiz, etkisiz, yetersiz, başarılı hissetmemesi, kendini sevmemesidir) Bu gibi etkenler beyindeki atardamarların sertleşmesine neden olur. Bu en zararlı alışkanlıklardan biridir ve diğer tüm yan etkilere rağmen Alzheimer hastalığı gibi erken bunama hastalıkların yanı sıra “çoklu beyin küçülmesine” neden olur. Uyurken kafayı örtmek bu da ne yani demeyin canım garip gelebilir ama inanın mantıklı bir açıklaması var. Bu alışkanlık gece boyunca oksijen alımını azaltır ve uyurken, baş dönmesi veya hava eksikliği hissetmeyiz. Ayrıca, fazla karbon dioksit solunması riski vardır. Sağlıklı günler dilerim İclal.

Bilinç yükseltmek

İnsan yaşadıkça hayatında gelişen olaylar sonucu değişikliğe uğrar. Bu çoğunlukla iyi yönde gelişen bir değişikliktir. Senin bilincin yükselmişse bu farkları mutlaka hissediyorsundur. Bilinci henüz senin kadar yükselmemiş olanların konuşmaları sana eski tadı vermemeye başlar. Kendin gibi olan insanları arar ve onlarla bir şekilde karşılaşmaya yeni dostluklar oluşturmaya başlarsın. Sana söylenen şeyleri olduğu gibi doğru kabul etmek yerine sorgulamaya başlarsın. Korkuların azalır. Eskiden zoraki yaptığın şeyleri artık yapmaya mecbur hissetmezsin. Bu pek çok kişinin bir türlü yaşayamadığı bir duygu durumudur siz travesti bireyler yaş aldıkça neler değişti hayata bakışınızda hiç ölçtünüz mü? Kendini çok daha rahat ifade etmeye başlarsın. İstemediğin şeylere rahatça “Hayır” diyebilirsin. Tek başına kalmaktan keyif almaya başlarsın. İnsan gençken yalnızlığa tahammül edemezken belli bir yaşı aştıktan sonra yalnızlık aranan, özlenen durum oluyor. Çok yaşarım ben akşam bir grup arkadaş davet eder aklıma evimdeki huzur gelir ve bir bahane bulup gitmem kendimi evime zor atarım. Hayatta gerçekten yaşamak istediğin gibi yaşayıp yaşamadığını sorgulamaya başlarsın. Gerçekten ne yapmak sana heyecan veriyorsa onun peşine düşersin. Olumsuzluklar seni eskisi kadar üzmez olur. Kötü giden şeylere dertlenmek yerine çözüm bulmaya odaklı olursun. Bunu en güzel belli eden kişi sanırım İstanbul travestilerinden Gizem çünkü eskiden dert edip eyvah dediği ne varsa şimdi boş ver diyor. Etrafta sıkıntı veren şeyler seni etkilemez. Gelecek için kaygılanmazsın. Başına kötü bir şey geldiğinde eskiden olduğu kadar üzülmezsin. Birisi sana hakaret ettiğinde, bağırdığında etkilenmez ve aynı şekilde tepki verme ihtiyacı duymazsın. Birisi seni haksız yere suçladığında kendini savunma ihtiyacı duymazsın. İltifatlar da seni eskisi gibi etkilemez. Onaylanma ve takdir edilme ihtiyacı hissetmezsin. Birilerine bir şeyleri ispat etme isteğin ve çaban biter. Seni rahatsız eden zihin konuşmaları gitgide azalır ve zor duyulur hale gelir. Öfke ya da üzüntü gibi duygular ara sıra gelir ama senin üzerindeki etkileri dakikalar içinde geçer üzerine yapışmaz ve seni günlerce rahatsız edemezler. Sevgiyle ve mutlu kalın İclal.

Niyazi’ye mektup

Bugün biraz edebiyata el atasım geldi sevgili takipçilerim ama sonunda yüzünüzde gülümseme görmek isterim. Özellikle sen Ankara travestilerinden Bade hani bavulu alıp gitmiştin ya eski sevgilinin evinden biraz da ona atıf yapayım istedim. Kim varsa sevgilisine kızan travesti bireyler aranızda mutlaka vardır. Bu yazıda biraz yaşananları espriye alsın istedim. Bakalım becerebilecek miyim? Olursa yazar olurum olmazsa yine eskisi gibi bilgi veren satırlara geçiş belli mi olur yakında bir de kitap yaparım. Hadi iyi okumalar. Yazmak,  yazmak ve yine yazmak bıkmadan usanmadan yapacağım tel şey sanırım. Hangisinden başlasam derken hepsini karıştırmak çorba yapmak akşama içeriz çoluk çocuk gelirsen sana da bir tabak ayırdım yani. Aklım şimdi sende kalmışken, kim bilir nerelerde söndürdün feneri, iyi misin bari, haber vermek gibi bir huyun da yok ki, dolaş dur şimdi meyhaneleri, kedilerin kapı önünde direk. Pamuk yatmış mindere ona aldığın ayıcığa sarılmış, arka bahçede unutmuşsun kasketini sekiz köşesine işlemiştim adını harf harf, sekiz numara gözlüğe bağladı beni. Dur hele Ayşe Hanımın evine hırsız girmiş, ister misin vereyim senden kalan her şeyi. Sabahı bulacaksın yine belli. Kapıya eşik yaptırdım bugün evdeki ustaya, takılır düşersin bilmezsin de şimdi. Çocuklar per perişan ardından ağlar, azık al diye bıraktığın para var ya çoktan bitti. Nerdesin be adam, sokakları süpür de gel bari, oturup yazacağım aklımı bulsam bir bir seni, eh alacağın olsun, anahtar paspasın altında ben anama gidiyorum Niyazi. Eh nasıl olmuş bari kızlar ben yazdım oldu gibi lütfen yorum atın. Beğenmeyen de söylesin derdini belki yeniden kaleme alırım istediği yeri. Yazmak güzel şeymiş insanın içini rahatlatıyor. Tavsiye ederim ama lütfen benim sayfam da paylaşın ki ben de okuyum. Biraz feyz alırım belki. Neyse yazıyı bir kenara bırakalım aşk var mı aşk diyelim. Aşkın her hali güzel Niyazi bile olsa karşınızdaki sevdikten sonra bizim ki de döner zaten bunca zaman kaldığınıza göre seviyor demek ki. Sevgiyle kalın İclal.

Kıyas

Kıyas insanın neşesinin de içine der yani neşeyi öldürür. Kendinizi bir başkasıyla asla kıyaslamayın. Kendin olmaya odaklanıp başkalarıyla yarışmadığında ve kendini kıyaslamadığında, herkes sana saygı duyacak. Saygı görmek kendin kalmakla yakından ilgilidir. Kendin ol sen başkası gibi değilsin sen sensin. En yaygın ve en yıkıcı günlük alışkanlıklardan biri, sürekli olarak kendini ve hayatını başkalarıyla ve onların hayatlarıyla kıyaslamaktır. Arabaları, evleri, işleri, ayakkabıları, parayı, ilişkileri, popülariteyi, kısacası her şeyi kıyaslarsınız. Günün sonunda özgüveniniz dibe vurur ve olumsuz duygular sizi sarar. Peki ne yapabilirsiniz? Bu alışkanlıktan nasıl kurtulabilirsiniz? Bugün bu alışkanlıkla başa çıkmanıza yardımcı olacak 3 basit adımı paylaşmak istiyorum ancak bunları gerçekleştirmek zaman aldığından kendinize biraz süre tanıyın ve sabırlı olun. Sabır denilince bu konuda gayet olduğunuzu bilirim travesti dostlar bakalım neler yazmışım. Ne yaparsanız yapın, muhtemelen yeryüzünde o işi sizden daha iyi yapan biri vardır. Komşunuzun arabasından daha güzel bir araba aldığınızda iyi hissedebilirsiniz tabi, ancak birkaç hafta sonra bir başka komşunuz sizinkinden daha güzel bir araba alabilir. Ne kadar geliştiğinizi, neleri başardığınızı ve hedeflerinize ne kadar yaklaştığınızı görün. Bu alışkanlığın olumlu etkileri şükran duygusu, takdir ve nezaket olacaktır. Ne kadar ilerlediğinizi gördüğünüzde diğerleriyle kıyaslama yapmadan da iyi hissedeceksiniz. Bu alışkanlığı günde veya haftada birkaç dakikanızı ayırarak günlüğünüze neleri başardığınızı yazmak suretiyle yerleştirebilirsiniz. Böylece zamanla kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakacak ve kendinize odaklanacaksınız. Bunu yapabilen kaç İstanbul travestisi var eminim oldukça fazladır. Diğer insanlara karşı tavrımızın ve davranışlarımızın, kendimize karşı olan tavır ve davranışlarımıza tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük bir etkisi var. Diğer insanları ne kadar çok yargılar ve eleştirirsek, kendimizi de o kadar yargılayıp eleştiriyoruz. Diğer insanlara karşı ne kadar nazik ve yardımsever olursak, kendimize karşı da o kadar nazik ve yardımsever oluyoruz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlara karşı nazik olun ve onların olumlu yönlerine odaklanın. Böylece kendinizle daha çok barışacaksınız. Saygılarımla kendinize iyi bakın İclal.

Affetmek nedir?

Affetmek nedir sorusu size biraz garip gelmiş olabilir böyle soru mu olur diyorsunuz aslında haklısınız belki de değilsiniz affedin kafam karışık bugünlerde af ve hoşgörünüze sığınmayı seçiyorum. Mesela konu aşk olsa affetmek büyüklük müdür yoksa hoşgörü müdür hadi çıkın sorunun içinden tamam anladım aşk olunca affetmek zor geldi hele ki aldatılmışsanız. İşte hayatımızdaki birçok durumdan farklı olarak aşkta affetmek “başka birine” yönlendirebileceğimiz bir eylem değildir. Nasıl diyeceksiniz? Yani aşkta affetme eylemi, samimiyetle ve bilinçle dediğimiz affediş, aslında “kendimizi affetmemiz” demektir. Ben de ilk zamanlarda o kadar çok sorguladım, neden, nasıllarına gömüldüm ve cevaplar aradım ki… Evet şu an yazımı okuyan siz travesti bireyler gibi, bulamadıkça daha da derin bir döngünün içine girdim, daha çok sordum ve sonunda öyle bir an geldi ki şunu çok açık bir şekilde gördüm; hayatımda tezahür eden “aldatılma” yine ben kaynaklıydı; kendimi sevmiyordum, kendime güvenmiyordum, kendimi sevilmeye layık görmüyordum, kendim bir adamın sadakatini hak etmiyordum, kendim bir adamın aşkını da hak etmiyordum… Bunu idrak ettiğim noktada kalbimde birikmiş “istenmeme” duygusu, “başkasına tercih edilme” kırgınlığı ve “saygı duyulmama” durumu ortada kayboldu. Affetmek veya affetmemek arasında bir seçim noktasında duruyoruz diyelim, şöyle hayal edebiliriz birlikte tam önümüzde kocaman bir uçurum var, eğer affedersek sırtımızı dönüp yolculuğumuza devam edeceğiz fakat affetmediğimiz noktada uçurumdan atlıyor olacağız, yani sonunu bilemediğimiz bir bitiş deneyimleyeceğiz. Hangisini seçeceğiniz sizin elinizde sen İstanbul travestilerinden Sade hangisi daha yakın duruyor sana hadi düşün ve bir cevap ver. Affetmek gereklidir, aşkta affetme yine “kendimizi affetmektir”, bunu gerçekleştirdiğimizde samimiyetle şunu kendimize itiraf edebilmişizdir, her ne yaşandıysa benim isteğimin tezahürüdür, almam gereken dersleri alıyorum, bu dersler için teşekkür ediyorum. Buna aracı olan her şeyi ve herkesi teşekkürler anıyorum. Öncelikle kendimi affediyorum. Bu duruma düşmeyi asla istemem ama seçmek de affetmek de benim elimde ise biraz düşünmek iyi gelir sanıyorum nelerden vazgeçebilirim artı ve eksileri bir kefeye koyup tartmalıyım ve en önemlisi ben böyle bir ihaneti affetsem bile unutabilir miyim? İşte can alıcı soru budur sevgiyle kalın İclal.