Etiket arşivi: Konya travestileri

Günün modasi beyaz çay

Çayin iyisini içmek ve saglikli bir hayat sürmek için saraylarda yasamaniz gerekmiyor. Fiyati biraz pahali olsa da beyaz çay simdilerde tam bir saglik deposu, güzellik iksiri olarak market raflarinda yerini aldi. Çay yapraklarinin henüz olgunlasmamis yeni büyümeye baslamis yapraklari bahar aylarinda sadece bes gün boyunca toplanir, özel bir yöntemle islenir. Bildiginiz yesil çaydan farkli bir renk alir ve bu haliyle bin bir derde deva olur. Beyaz çayin adi yapraklarin üzerindeki beyaz tüylerden gelmektedir. Ayni bitkiden elde edilmesine ragmen siyah çay, esil çay ve beyaz çay tat bakimindan birbirlerinden tamamen farklidir. Siyah çayin sert tadi, yesil çayda hafif ve bitkisel bir tada dönüsür. Beyaz çay ise bu iki çaydan daha hafif bir aromaya sahiptir ve yumusak içimlidir.

En kaliteli beyaz çay Çin’de yetismektedir. Hiç açilmamis çay yapraklari toplanir ve kurutularak paketlenir. Ben Çin’den gelen beyaz çayi denemedim ama geçenlerde Konya travestilerinden Ayma, Rize gezisinden hepimize beyaz çay hediyesi ile gelince beyaz çayi deneme firsati buldum. Içimi hafif olan bu çayi çok begendim. Faydalarini ögrendikten sonra siyah çay içmeyi birakarak beyaz çay içmeye basladim.

Sizlere de benim yani travesti Iclal’in çok begendigi bu çayin faydalarindan bahsetmek isterim; Beyaz çay öncelikle cildi tazeliyor ve içinde bulunan E vitamini sayesinde hücrelerin kendini yenilemesine yardimci oluyor.  Metobolizmayi hizlandirdigi için yag yakimi sagliyor ki bu özelligi ile kis aylarinda biraz kilo alan Bodrum travestilerinden Ayda’dan tam not almayi basardi. Ayda beyaz çay sayesinde bir ayda tam olarak bes kilo verdi ve yeniden bomba gibi oldu. Beyaz çay kanserli hücrelerin küçülmesini sagladigi için yüksek fiyatina ragmen kanser hastalarinin da ilk tercihi olmayi basardi. Zaten illa bu çayi siyah çay gibi kilo ile almaya gerek yok çünkü günde sadece üç bardak beyaz çay içmeniz sagliginiz için yeterli olacaktir.

Piyasada gramla satilan beyaz çayin bu kadar pahali olmasinin en önemli nedeni ise bahar aylarinda yetisen ilk yapraklarin toplanmasi. Ayrica bu yapraklardan sadece üç gün ürün alinabiliyor. Az olan her seyin fiyatinin yüksek olmasi da gayet normal bir durum. Piyasada buna arz talep iliskisi deniliyor. Bir sey çok isteniyor fakat az bulunuyorsa fiyat ona ters bir oranti ile artiyor. Bana soracak olursaniz maddi gücünüz elveriyorsa bu çayi mutlak deneyin. Saglik için her seye deger. Saglikla kalin.

Manik depresif korkusu

Zaman geçtikçe degisen teknoloji, yedigimiz gidalar ve soludugumuz hava degisime ugruyor. Insanlar bu durumdan her zaman olumlu olarak etkilenmiyorlar tabi, kimimizi mutlu eden bu degisimler kimimizde geri dönüsü olmayan yaralar açiyor.

En basitinden söylemek gerekirse zamana ayak uyduramayan bir kisim insan yasadigimiz dünyada hastalaniyor ve ruhsal dengesini yitirtiyor. Siz de sahit olmussunuzdur yasadigi agir bir durumu atlatamayip, bunalima sürüklenen insanlarin bir kismi intihara yönelir. Intihar egiliminde olan kisilerin mutlaka bir duygusal çöküs yasamalari yani Bipolar bozukluk göstermeleri gerekir. Hiçbir hastalik kanser bile öyle durup dururken ortaya çikmaz. Bazen ben bile aci bir olay karsisinda kendimden korkmaya basliyorum caba bunu nasil iyilestiririm diye çareler ariyorum. Konya travestilerinden Aysa, yasadigi bir aci tecrübe sonrasinda manik depresif bir atak geçirmis ve nihayetinde zor da olsa üstesinden gelmeyi basarmistir. Maalesef yasadigimiz dünya bizlere kolayliklar ve gül bahçeleri ile gelmiyor. Attigimiz her adim, aldigimiz her nefesin arkasinda yarin ne olur korkusu ve endisesi yasiyoruz.

Sadece travestiler yasamiyor tabi bu durumu, dünya üzerinde yasayan insanlarin yarisi nerdeyse bu hastaligin pençesinde çirpiniyor. Yapilan arastirmalar Bipolar bozukluk yasayan pek çok insanin ne yasadiginin, hastaliginin farkinda olmadan basit bir depresyon diyerek hastaligi geçistirdigi, oysa gerçekte bu hastalik azimsanmayacak kadar kisiyi intiharin esigine getirecek kadar tehklikeli bir durum. . Bipolar bozuklugu olanlarin aileleri için de durum esdeger bir zorluk yaratir. Bu, aileler tarafindan kabul edilmesi en zor olan ruhsal hastaliktir. Örnegin, aileler sizofreniyi daha kolay kabul eder, bunun bir hastalik oldugunu anlarlar. Fakat kisi çok üretkenken, birdenbire mantiksiz ve saçma sapan davranmaya basladiginda, bu durum ailede daha büyük bir hasara yol açar.

Tedavisi olan hiçbir hastaliktan korkmamak ve korkularimizin üzerine gitmemiz gerekir.  Ne manik ne de depresif olma lüksümüz yoktur su hayatta, madem dünyaya geldik ve bir sinav veriyoruz, her zaman dim dik ayakta durmak ve tüm zorluklara gögüs germek bizim tek amacimiz olmali.

Hayat çok kisa zaman bize ragmen akip gidiyor. Sokaga çikmak ve bu dünyada ben de varim demek lazim. Saglikla kalin.