Etiket arşivi: Mugla travestileri

Havalar nasıl biz öyle

Hava durumuna göre ruh durumuna giren bir nesiliz bakıyoruz hava güneşli bizim de yüzümüz güneşleniyor. Yok eğer yağmurlu kapalı bir güne uyanmışsak nemrut, aksi insanlar oluveriyoruz. Bunun nedeni çok basit aslında her insan yaşadığı iklime göre kişilik geliştirir. Bakın Akdeniz Ülkesi insanlarına hepsi sıcakkanlı, güler yüzlü oysa gidin Kuzey ülkelerine aksi, yüzü gülmeyen sert insanlar göreceksiniz. Serotonin eksiliğinde, yorgun ve sıkılgan ruh hali, kaygıların artması, mutsuzluk, uykuya dalmakta veya uykuya geçişlerde güçlük çekme gibi durumlar ortaya çıkabilir. Yapılan araştırmalarda hava sıcaklığının ve gün ışığının insan psikolojisine etkileri olduğu bilinmektedir. Peki hava durumuyla, insan psikoloji arasında nasıl bir ilişki vardır? Havalar güneşli ise insan vücudunda serotinin hormonu birden yükselir ve bu hormon bizim neşeli olmamızı sağlar. Muğla travestilerine bakıyorum mesela biz İstanbul travestilerine göre daha mutlular. Dünyanın en büyük enerji kaynağı olan güneş bizlerin de biyolojik ve ruhsal durumlarını etkilemektedir. Bu yüzden serotonin seviyesinin dengede olması psikolojik ve fizyolojik sağlık açısından önem taşımaktadır. Bu seviyeyi dengede tutabilmek için: egzersiz yapmak, gün ışığında zaman geçirmek, stres yaşadığınız durum ve olaylardan olabildiğince uzak kalmak, triptofan, B6, B9, B12 vitaminleri açısından zengin yiyecekler tüketmek, alkol ve kafein tüketimini minimum miktara indirmek seretonin düzeyinin korunmasına yardımcı olacaktır. Yaz geldi takvimler epeydir yaz aylarını gösteriyor ama biz bir türlü yazı yaşayamadık neredeyse her gün yağmurlu kapalı bir havaya uyanıyoruz. Bu da ruhsal olarak sinirli ve gergin bir yapıya bürünmemize neden oluyor. Havadaki ani değişimler sonucunda: depresyon, aşırı duygusallık, hassaslık veya çatışmaya meyilli olma durumu, yorgunluk hali, eklem ve baş ağrıları, uykuya dalmada problemler veya aşırı uyuma, yeme değişimleri gibi kişiden kişiye göre farklılık gösteren durumlar ortaya çıkabiliyor. Genelde yağmurlu, kapalı havalarda insanların enerjisinin azalmış, daha içe dönük ve karamsar bir ruh hali içerisinde olduklarını, aşırı sıcak havalarda da çatışma içerisine daha çabuk giren, sabırsız, halsiz ve yorgun bir ruh hali içerisinde olduklarını bilinmektedir. Mutlu, huzurlu, sağlıklı, serotoninizin bol olduğu bir yaz geçirmeniz dileğiyle. Havalar nasıl olursa olsun bizim havamız iyi olsun sevgilerimle İclal.

Yaza hazırlanalım

Havalar her geçen gün biraz daha ısınıyor benim de içimi bir mutluluk kaplıyor bu sene de yazı görebilme mutluluğu. Her mevsim insan bünyesi üzerinde farklı etkiler yatır ama sanırım en çok da yaz bizi kıpırdatacak güce sahiptir. Bahar diyenler de vardır aranızda değil mi sevgili travesti dostlarım haklısınız bahar da insana aşık olmayı özlettiriyor.

Her bir mevsim geçişi bünyemizde farklı etkiler yaratıyor, bilirsiniz. Bahar geçişlerinde yaşanan tuhaf yorgunluk, uykusuzluk hali baharın verdiği enerjiyle bir araya geldiğinde iyice tepe sersemi ediyor insanı. Baharı tam anlamıyla yaşayamadan gelen yaz ruhsal olarak mutlu etse de bedenen hazır değilsek keyfi çıkarılamaz bir hal alıyor. Bu yüzden sizin için bir yaza hazırlık dosyası hazırladım. Bakalım yaz mevsimine keyifli girmenin ve mutlu geçirmenin yolları nelermiş. Güzel bir bedene sahibiz doğru ama daha ışıltılı olmak için yapmamız gerekenler var. Bedeni yazın ışıltısına hazırlamanın yolları basit, beslenmenize ve egzersizlerinize dikkat ederek bunu kolayca başarabilirsiniz. Kıştan kalma tembel beslenme şeklinize devam ederseniz de yaz boyunca vitrinlerden, aynalardan ve kumsaldan uzak kalmak isteyebilirsiniz. Geçen gün Ankara travestilerinden Bade bir karikatür atmıştı kadın spor yapıyor yazın denize gitmek için sonra üçüncü karede aman boş ver en iyisi yayla tatili diyerek vazgeçiyor spordan biz öyle olmayalım. Bakın Antalya, Bodrum, Muğla travestileri forma girmiş bile yakında deniz mevsimini de açarlar biz öyle bakıp kalmayalım. Azar azar ve sık öğünler halinde beslenin. Uzmanların söylediğine göre yemek yedikten yaklaşık 3 saat sonra kan şekeri düşmeye başlar. Kan şekerinin düşmesi vücutta yorgunluğa sebep olur ve yemekleriniz arasındaki periyotlar uzadıkça bu yorgunluk daha hissedilir bir hal alır. Bu yüzden yemeklerinizi ana ve ara öğünler halinde dengeleyerek yorgunluk hissini ortadan kaldırabilirsiniz. Az yeseniz dahi sık beslendiğiniz için açlık hissinin giderek kaybolduğunu göreceksiniz. Günde en az 2 litre su için. Su vücuttaki asit seviyesini düşürür. Ayrıca düzenli su tükettiğinizde ter kokunuzun da azaldığını göreceksiniz. Hadi bakalım işe koyulma zamanı yaza merhaba demeye hazırlanalım. Sevgilerimle travesti iclal.

Yaşam kalitesi

Kabul edelim ki, artık yaşantımızı teknoloji ve teknolojik ürünler yönetiyor.

Geçmiş yüzyıllara benzemeyen bambaşka bir çağda yaşıyoruz. Yaşam kalitemizi yine bizlerin yarattığı teknoloji, tasarım ve hız belirliyor, yönlendiriyor. Bu kullandığımız bilgisayarlardan telefonlara iş yaşantımızda da böyle temizlikten bakıma, spordan güzelliğe özel yaşantımızda da. Spor yaparken hatta diş fırçalarken bile yaşamın temposunu yakalamak için hızlı olmak, her bir detayı kontrol etmek zorundayız. Teknolojinin ve hızın içine doğan genç kuşak biraz da bu yüzden yaşamını çok daha iyi yönetiyor. Oysa çoğumuz akıllı telefon kullanmakta, bilgisayar kullanmakta zorlanıyor ya da yanlış kullanıyoruz. Gerçi bu konuda travesti bireyler oldukça uzmanlar. Teknoloji bazen yaşam kalitemizi artırmak yerine başımızı belaya sokmaya yarıyor. İnternette duyduğumuz her şeyi gerçek sanmak yaptığımız en büyük yanlışlardan birisidir. İnsanlar “daha iyi” yaşamak için o kadar çok çalışıyorlar ve o kadar meşguller ki, yaşamaya zamanları kalmıyor. Bu çaba ve hırs belki de hiçbir çağda yaşadığımız çağdaki kadar kendi amacını aşmadı. Stanford Üniversitesinde psikoloji dersleri veren Amerika Psikoloji Derneği Başkanı Dr. Philip Zimbardo kendi toplumunun bu kıskaç içindeki durumunu bakın nasıl anlatıyor:”Amerikalılar, zaman dengesinden yoksun bir ulus; sürekli bir ‘zaman sıkışıklığı’ içine hapsolmuş durumdalar. Amerikalılar, giderek daha meşgul olduklarından telaşlı hayatlarında gereken her şeyi yapmak için yeterli zamanları olmamasından yakınıyorlar. Evlerimizde bize zaman kazandıran bütün o araçlara ve hizmetlere karşın, eskisine göre çok daha fazla ve çok daha uzun süre, durup dinlenmek nedir bilmeden çalışıyoruz. Böylece bir şeyi beklemek zorunda kaldığımızda sinirleniyor, bizi bekletenlere sinir oluyoruz. Upuzun yapılacak işler listemizdeki maddeleri tamamlamak için ibadethanelere gitmek, aile toplantılarına katılmak ve arkadaşlarla bir araya gelip gevşemek gibi ‘gerekli olmayan’ etkinliklerden kesinti yapıyoruz. İşi artık eve değil, yola bile taşıyoruz, çünkü hedeflerimize ulaşmak, başarılı olmak için verimli olmak zorundayız…” Gerçekten teknoloji bu kadar çok lazım mı bizlere yoksa biz mi abartıyoruz yaşamak denilen bu basit olayı. Şahsen ben olayın içinde çıkamadım. Birkaç travesti bireye konuyu açtığımda aldığım cevaplar benzerdi. Teknoloji şart dediler. Peki ama ya değilse yani eski yöntemler yaşam kalitemizi artırmaya yeterli ise o zaman biraz denemek ve karar vermek gerekiyor. Mesela Muğla travestilerinde bir grup İstanbul beylikdüzü travestileri bir grup ile birlikte yanlarına sadece çadırlarını alarak teknolojiden uzak bir alana kamp kurdular. Kısa bir süre her şey yolunda gitti. Ama sonrasında gelişen olaylardan haberdar olma eğilimi ağır bastı ve tatili yarıda kesip şehrin kalabalık gürültüsüne geri döndüler. Demek ki alışkanlıklarımızdan kurtulmak konusunda başarılı olamıyoruz. Sevgilerimle travesti İclal.

Aç oradan bir ask kanali

Inkar etmek çare degil. Herkes asik olmak için yanip tutusurken, siz elinizin tersiyle itmeye kalkmazsiniz ama nerede o deli gibi asik olunacak karakterdeki adam diye söyleniyorsunuz. Artik arkadaslarinizin yakinmalarinizdan size uygun adamlari önünüze dizmekten de biktilar. Hafta sonlari en güzel mekanlara takilip size uygun es aramaktan siz de yoruldunuz. Yok mu bunu hazir da olani diye yakiniyorsunuz. Varmis ben de yeni ögrendim, Ingilizcesi çok iyi düzeyde olan Mugla travestilerinden bir arkadasim cep telefonuma bir uygulama atmis. Vay anasini demekten kendimi alamiyorum. Çesit çesit istege bagli sevgililer adeta siraya girmis sadece benim seçmemi bekliyorlar. O kadar söylüyorum gökte ararken yerde bulmak deyimi tam da bu olsa gerek diye.

Cep telefonlariniza simdiye kadar eften püften bir sürü uygulama indirmissinizdir ama size anlatacagim bu uygulama hayatinizi degistirecek. Belki de dünyaniz bile degisir bakarsiniz elin Avrupalisiyla anlasir oralara tasinmaya karar verirsiniz. Uygulamanin adi “Tinder” yani Türkçesi Çira.

Amerika ve Ingiltere’de milyonlarca kisi uygulamaya kayit olmus sizi yani yeni sevgilisini bekliyor. Peki uygulama nasil çalisiyor. Bizzat kendim deneyerek anlatiyorum. Öncelikle kendinize bir hesap açiyorsunuz ya da facebook hesabinizi kullanabilirsiniz ama ben yeni hesap açmanizi tavsiye ederim. Henüz uygulamanin ne kadar güvenilir oldugu belli degil çünkü. Hesap hazirsa, aradiginiz erkek için kriterlerinizi belirliyorsunuz ben söyle sarisin mavi gözlü uzun boylu Bradd Pitt gibi olsun dedim. Son olarak hangi yas araliginda arkadas aradiginizi de yaziyorsunuz. Iste binlerce sarisin mavi gözlü adat karsimda simdi is içlerinden begendiklerimi sag tarafa, begenmediklerimi sol tarafa atmakta kaliyor. Eger sizin sag tarafa attiginiz kisi de sizi begenmisse önünüzde bir mesajlasma kismi açiliyor. Yapmaniz gereken çok basit artik bundan sonrasini siz bilirsiniz. Hesabinizda paylastiginiz resimler, yazilar seçtiginiz insanlara anlik olarak iletiliyor. Son bir ricam adres bilgilerinizi her önünüze gelene vermeyin, bulusmak için bildiginiz yerleri seçin ve ne olursa olsun bir kere bile yakindan görmediginiz bu insanlara tam olarak güvenmeyin. Siz temkinli olduktan sonra basiniza kötü bir isin gelmesi mümkün olmayacaktir. Saygilarimla.